Sonunda aşık olan 20 kelime var. AŞIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde aşık olan kelimeler listesine ya da başında aşık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

BAĞLILAŞIK

9 Harfli Kelimeler

ÇALAKAŞIK

8 Harfli Kelimeler

BAĞDAŞIK, BAĞLAŞIK, ÇAPRAŞIK, KARMAŞIK, KAYNAŞIK, SARMAŞIK, SIRNAŞIK, TOPLAŞIK, YAKLAŞIK

7 Harfli Kelimeler

ALMAŞIK, ANLAŞIK, BULAŞIK, DOLAŞIK, GÜNAŞIK, YANAŞIK, YARAŞIK

5 Harfli Kelimeler

KAŞIK

4 Harfli Kelimeler

AŞIK


Kelime bulma makinesi

A I K Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AKIŞ, AŞIK

3 Harfli Kelimeler

AKI, AŞI, AŞK, KAŞ, KIŞ, ŞAK, ŞIK

2 Harfli Kelimeler

AK, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞLILAŞIK

  1. [isim] Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu

ÇALAKAŞIK

  1. [zarf] Soluk almadan yiyerek

BAĞDAŞIK

  1. [sıfat] Her yeri aynı özelliği gösteren, mütecanis, homojen

SARMAŞIK

  1. [isim] Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix)
    • "Rüzgârın balkon sarmaşıklarında ıslıklar çaldığı bir akşamdı." (Atilla İlhan)

YAKLAŞIK

  1. [sıfat] Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî
    • "Yaklaşık bir hesap. Yaklaşık bir sayı."

KARMAŞIK

  1. [sıfat] İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil
    • "Karmaşık bir sorun. Karmaşık bir düşünce."
  2. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks
  3. Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike

ÇAPRAŞIK

  1. [sıfat] Karışık, dolaşık, girift
    • "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak
    • "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu." (Etem İzzet Benice)

TOPLAŞIK

  1. [sıfat] Bir araya getirilmiş, toplu hâle getirilmiş

SIRNAŞIK

  1. [sıfat] Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan bir kimseden sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen (kimse)

BAĞLAŞIK

  1. [sıfat] Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik
  2. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)

KAYNAŞIK

  1. Birbirine kaynamış, kaynaşmış
  2. Kıpırdak, oynak (kadın)

YANAŞIK

  1. [sıfat] Yanaşmış bir durumda olan

YARAŞIK

  1. [isim] Yaraşma, uyma, uygunluk

BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Tava indirilir, tepsilere dökülür, tepsiler güneşe konur, yıkanacak bulaşıklar kuyu başına götürülür." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İz, etki, kalıntı
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Düzensiz, karışık
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat] Yapışkan, sulu
    • "Bulaşık adam."

DOLAŞIK

  1. [sıfat] Karışık (saç, ip vb.)
    • "Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var." (Karacaoğlan)
  2. Dolaşarak giden (yol)
    • "Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş." (Ahmet Haşim)
  3. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
    • "Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren
    • "Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı." (Peyami Safa)

ANLAŞIK

  1. [isim] Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri

GÜNAŞIK
...
ALMAŞIK

  1. [sıfat] İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan
  2. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif

KAŞIK

  1. [isim] Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı
    • "Hastalanınca yüzü kaşık kadar kaldı."
    • "Gençler tarhana aşına kaşık salladılar." (Nezihe Araz)
  2. Ucu iğneli kaşık biçimindeki olta

AŞIK

  1. [isim] Aşık kemiği
    • "Yonca, bu iki erkek çocuktan ayrı bir yaratık olduğunu, onlarla aşık atamayacağını bilir ..." (Oktay Rifat)
  2. Aşırma

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü