Sonunda aşık olan 7 harfli 8 kelime var. AŞIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aşık olan kelimeler listesine ya da başında aşık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aşık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I K Ş

4 Harfli Kelimeler

AKIŞ, AŞIK

3 Harfli Kelimeler

AKI, AŞI, AŞK, KAŞ, KIŞ, ŞAK, ŞIK

2 Harfli Kelimeler

AK, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YANAŞIK

  1. [sıfat] Yanaşmış durumda olan
  2. [zarf] Yanaşmış bir biçimde
    • "Arabalar kapı önündeki kaldırıma yanaşık park etmişler." (İnci Aral)
ANLAŞIK

  1. [isim] Aralarında anlaşma bulunan taraflardan, kimselerden biri
    • "Yoksa anlaşık mısın onlarla? Anlaşık olmadığını nereden bileyim? Nasıl güveneyim zatına?" (Fakir Baykurt)
YARAŞIK

  1. [isim] Bakınız yaraşma
DOLAŞIK

  1. [sıfat] Karışık olan (saç, ip vb.)
    • "Bir buğday benizli zülfü dolaşık / Gitme diye beni yolda eğler var" (Karacaoğlan)
  2. Dolaşarak giden (yol)
    • "Tozlu ve dolaşık yollar üzerinde saatlerce taban tepmiş." (Ahmet Haşim)
  3. [mecaz] Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık
    • "Birtakım dolaşık işleri yüzünden istifasını verip çekildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. [mecaz] Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren
    • "Dolaşık ve tutuk bir dille, yarı anlaşılır yarı anlaşılmaz cümleler mırıldanmaya başladı." (Peyami Safa)
SIVAŞIK

  1. [sıfat] Sıvaşmış, bulaşmış olan
    • "Girdim; donuk, küflü ışıkta ayakkabılarımın yanlarındaki sıvaşık çamurları gördüm." (Erdal Öz)
BULAŞIK

  1. [isim] Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak
    • "Gemide bulaşık yıkamak kolay iş değildi." (Azra Erhat)
  2. [mecaz] Yaşanmış bir şeyden geriye kalan belirti etki
    • "Daha balayının bulaşığı geçmedi." (Burhan Felek)
  3. [sıfat] Bakınız kirli
    • "Bulaşık kap."
  4. [sıfat] Her şeyin birbirine karıştığı (yer, olay vb.)
    • "Bu karmakarışık ve bulaşık âlemi kendi hâline bırakırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. [sıfat, mecaz] Bakınız yapışkan
    • "Böyle bir sivri akıllı, bulaşık biri çıkar ortaya, dirliği düzeni berbat eder." (Kerim Korcan)
ALMAŞIK

  1. [sıfat] İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan
  2. Almaşlı olarak işleyen; mütenavip, alternatif
    • "Önümüzdeki almaşıklardan en istenmeyeni veya en az isteneni irademizin dışında veya irademize rağmen gerçekleşmişse bunda da bizi pişman edecek bir etmen bulmakta zorlanabiliriz." (Rasim Özdenören)
GÜNAŞIK

Kelime Kökeni: Türkçe gün + Arapça ʿāşiḳ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız ayçiçeği
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü