Başında ö olan 9 harfli 123 kelime var. Ö harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ö bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖNEMSENME

  1. [isim] Önemsenmek işi
    • "Bu hadise para meselelerinin aşırı bir şekilde önemsenmesine sebep oldu." (Tarık Buğra)
ÖĞRETİLİŞ

  1. [isim] Öğretilmek işi
ÖNCELLEME

  1. [isim] Öncellemek işi
ÖLDÜRTMEK

  1. [-e, -i] Öldürme işini yaptırmak
    • "Beyhude kendini öldürteceksin." (Reşat Nuri Güntekin)
ÖNEMSEYİŞ

  1. [isim] Önemsemek işi
ÖZVERİSİZ

  1. [sıfat] Özveri ile davranmayan, özverisi olmayan
ÖMRÜHAYAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿumr + ḥayāt

  1. [isim] Geçirilen, yaşanılan bütün süre
    • "Ben ömrühayatımda bir gün bile şekvacı olmadım." (Attilâ İlhan)
ÖDÜNSÜZCE

  1. [zarf] Ödünsüz bir biçimde; ivazsızca
ÖĞÜTÇÜLÜK

  1. [isim] Öğütçü olma durumu
    • "Öğütçülük, metafizik düşüncenin kaçınılmaz sonucudur." (Orhan Hançerlioğlu)
ÖZGECİLİK

  1. [isim] Özgeci olma durumu; diğerkâmlık
ÖZELLİKLE

  1. [zarf] Özel olarak, her şeyden önce; başta, hele, bilhassa, hassaten, hususen, hususuyla, alelhusus, bahusus, mahsus, mahsusen, münhasıran, tahsisen
    • "Evde, özellikle yaz ve güz aylarında çeşit çeşit kadınlar çalışırdı." (Adalet Ağaoğlu)
ÖBEKLEŞME

  1. [isim] Öbekleşmek durumu
ÖFKELENİŞ

  1. [isim] Öfkelenmek işi; hiddetleniş
    • "Bütün öfkelenişlerimde olduğu gibi mırıldanıyordu." (Tarık Buğra)
ÖRSELENME

  1. [isim] Örselenmek işi
  2. [tıp] Bakınız travma
ÖDÜNÇLEME

  1. [isim] Ödünçlemek işi; ariyet; istiare
  2. [dil bilimi] Bir dilin başka bir dilden ödünç olarak kelime, ek veya ses alması
ÖRÜMCEKLİ

  1. [sıfat] Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış
  2. [mecaz] Eskimiş, modası geçmiş, köhne, çağ dışı olan
    • "Bu genç öğretmen, annemin asri dediği birçok şeylerine köhne, örümcekli dedi." (Halide Edip Adıvar)
ÖZLENTİLİ

  1. [sıfat] Özlem taşıyan, özlem dolu
    • "Özlentili kalbinde bütün çizgileriyle..." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÖRNEKLEME

  1. [isim] Örneklemek işi
ÖYKÜLEMEK

  1. [-i] Bir olay dizisini anlatmak
    • "Otobüsle gelirken yol boyu dedemin yeni yeni kahramanlıklarını öyküledim." (Muzaffer İzgü)
ÖZELLİKLİ

  1. [sıfat] Bir türün, bir olayın karakteristik yönünü veren; spesifik
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü