Başında çe olan 7 harfli 62 kelime var. Çe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çe olan kelimeler listesine ya da sonu çe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇELİŞKİ

  1. [isim] Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması; tenakuz, paradoks
    • "Çelişkileri salt geleneklerin, törenin, eğitimin bir sonucu saymışızdır." (Adalet Ağaoğlu)
ÇENEBAZ

Kelime Kökeni: Farsça çānebāz

  1. [sıfat] Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
    • "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu." (Reşat Nuri Güntekin)
ÇENETLİ

  1. [sıfat, biyoloji] İki veya daha çok çenedi bulunan
ÇEVİRGİ

  1. [isim] Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
ÇEKİŞTE

  1. [isim, ağızlardan] Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
ÇEMENLİ

  1. [sıfat] Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
ÇEÇENCE

  1. [isim] Çeçenlerin kullandığı dil
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
ÇEMBALO

Kelime Kökeni: İtalyanca cembalo

  1. [isim, müzik] Bakınız klavsen
ÇEPERLİ

  1. [sıfat] Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
ÇENEKLİ

  1. [sıfat] Çeneği olan
ÇEKİRGE

  1. [isim, hayvan bilimi] Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium)
ÇEŞNİCİ

  1. [isim, eskimiş] Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
  2. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse
  3. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse
ÇEŞİTLİ

  1. [sıfat] Çeşidi çok olan; muhtelif, mütenevvi
    • "Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı." (Ayla Kutlu)
ÇEKBERİ

  1. [isim] Bakınız gelberi
ÇEVİRGE

  1. [isim, bilişim] Sayısal sinyalleri telefon hatları üzerinden göndermek üzere dönüştüren ve bu hatlardan gelen sinyalleri sayısal biçime çeviren, iki yönlü çalışabilen aygıt; modem
ÇEVİRME

  1. [isim] Çevirmek işi; tedvir
    • "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi
    • "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular." (Refik Halit Karay)
  3. [sıfat] Çevrilmiş, tercüme edilmiş
    • "Birincisi Avrupalıların yaptıkları çevirmeler; ikincisi doğrudan doğruya, yabancı dili ana dilden çevirme yapacak kadar iyi bilen genç sanatçılarımızın çevirmeleri." (Behçet Necatigil)
  4. [ağızlardan] Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar
    • "Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma" (Halk türküsü)
  5. [askerlik] Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma; sarma, muhasara
    • "Akşam olunca bizim beşinci bölüğe, sol taraftan düşmanı çevirme harekâtına başlamak üzere hareket emri verildi." (Hidayet Özkök)
  6. [müzik] Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi
ÇEKİMLİ

  1. [sıfat] Çekimi olan, alımlı olan; cazibeli
    • "Görüntüsü çok daha çekimli." (Çetin Altan)
  2. [dil bilgisi] Çekim ekleri alabilen
ÇELLİST

Kelime Kökeni: İngilizce cellist

  1. [isim, müzik] Bakınız viyolonselci
ÇEKİNTİ

  1. [isim] Duraksama, kararsızlık, tereddüt
    • "Korkuya, hiç değilse çekintiye benzeyen bir şey de getiriyordu." (Tarık Buğra)
ÇERGECİ

  1. [isim, tarih] Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü