Başında çe olan 7 harfli 62 kelime var. Çe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çe olan kelimeler listesine ya da sonu çe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇELİŞKİ
-
-
[isim]
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması; tenakuz, paradoks
- "Çelişkileri salt geleneklerin, törenin, eğitimin bir sonucu saymışızdır."
-
[isim]
Sözlerin veya davranışların birbirini tutmaması; tenakuz, paradoks
- ÇENEBAZ
-
Kelime Kökeni: Farsça çānebāz
-
[sıfat]
Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
- "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu."
-
[sıfat]
Çok konuşan; çenesi kuvvetli, çeneli
- ÇENETLİ
-
-
[sıfat, biyoloji]
İki veya daha çok çenedi bulunan
-
[sıfat, biyoloji]
İki veya daha çok çenedi bulunan
- ÇEVİRGİ
-
-
[isim]
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
-
[isim]
Anahtar, tokmak vb. çevrilebilen araç
- ÇEKİŞTE
-
-
[isim, ağızlardan]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
-
[isim, ağızlardan]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
- ÇEMENLİ
-
-
[sıfat]
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
-
[sıfat]
Çemeni olan veya çemen sürülmüş olan
- ÇEÇENCE
-
-
[isim]
Çeçenlerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Çeçenlerin kullandığı dil
- ÇEMBALO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cembalo
-
[isim, müzik]
Bakınız klavsen
-
[isim, müzik]
Bakınız klavsen
- ÇEPERLİ
-
-
[sıfat]
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
-
[sıfat]
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan
- ÇENEKLİ
-
-
[sıfat]
Çeneği olan
-
[sıfat]
Çeneği olan
- ÇEKİRGE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium)
-
[isim, hayvan bilimi]
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium)
- ÇEŞNİCİ
-
-
[isim, eskimiş]
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
-
Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse
-
Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse
-
[isim, eskimiş]
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse
- ÇEŞİTLİ
-
-
[sıfat]
Çeşidi çok olan; muhtelif, mütenevvi
- "Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı."
-
[sıfat]
Çeşidi çok olan; muhtelif, mütenevvi
- ÇEKBERİ
-
-
[isim]
Bakınız gelberi
-
[isim]
Bakınız gelberi
- ÇEVİRGE
-
-
[isim, bilişim]
Sayısal sinyalleri telefon hatları üzerinden göndermek üzere dönüştüren ve bu hatlardan gelen sinyalleri sayısal biçime çeviren, iki yönlü çalışabilen aygıt; modem
-
[isim, bilişim]
Sayısal sinyalleri telefon hatları üzerinden göndermek üzere dönüştüren ve bu hatlardan gelen sinyalleri sayısal biçime çeviren, iki yönlü çalışabilen aygıt; modem
- ÇEVİRME
-
-
[isim]
Çevirmek işi; tedvir
- "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar."
-
Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi
- "Değirmende, daha sabahtan gönderilip hazırlanan yağlı bir oğlak çevirmesini tam kıvamında buldular."
-
[sıfat]
Çevrilmiş, tercüme edilmiş
- "Birincisi Avrupalıların yaptıkları çevirmeler; ikincisi doğrudan doğruya, yabancı dili ana dilden çevirme yapacak kadar iyi bilen genç sanatçılarımızın çevirmeleri."
-
[ağızlardan]
Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar
- "Evlerinin önü yüksek çevirme / Kadir Mevla'm bugünlük de ayırma"
-
[askerlik]
Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma; sarma, muhasara
- "Akşam olunca bizim beşinci bölüğe, sol taraftan düşmanı çevirme harekâtına başlamak üzere hareket emri verildi."
-
[müzik]
Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi
-
[isim]
Çevirmek işi; tedvir
- ÇEKİMLİ
-
-
[sıfat]
Çekimi olan, alımlı olan; cazibeli
- "Görüntüsü çok daha çekimli."
-
[dil bilgisi]
Çekim ekleri alabilen
-
[sıfat]
Çekimi olan, alımlı olan; cazibeli
- ÇELLİST
-
Kelime Kökeni: İngilizce cellist
-
[isim, müzik]
Bakınız viyolonselci
-
[isim, müzik]
Bakınız viyolonselci
- ÇEKİNTİ
-
-
[isim]
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
- "Korkuya, hiç değilse çekintiye benzeyen bir şey de getiriyordu."
-
[isim]
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
- ÇERGECİ
-
-
[isim, tarih]
Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri
-
[isim, tarih]
Padişah çadırını beklemekle görevli yeniçeri