Başında şe olan 7 harfli 38 kelime var. Şe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEKERİM
-
-
genellikle kadınların kullandığı sevgi bildiren bir seslenme sözü
- "O bacakları biraz kalınca ama yüzü şeker gibi tatlı, kolejli kızı gözetlemeye başlar." (Haldun Taner)
-
genellikle kadınların kullandığı sevgi bildiren bir seslenme sözü
- ŞEZLONG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
- "Uzun parmakları ile kumral saçının saçak köklerindeki beyazları örterek şezlongu üstünde bir daha doğruldu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
- ŞENDERE
-
-
[isim]
Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta
-
Fıçı kaburgası
-
Tekir cinsinden bir balık
-
[isim]
Kaplamacılıkta kullanılan ince tahta
- ŞEYHLİK
-
-
[isim]
Şeyh olma durumu
-
[isim]
Şeyh olma durumu
- ŞEHİRLİ
-
-
[sıfat]
Şehir halkından olan, kentli
- "Şuraya buraya konmuş sıralara bilhassa yaşlı şehirliler oturur." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Şehir halkından olan, kentli
- ŞEDDELİ
-
-
[sıfat]
Üzerinde şedde işareti bulunan veya yan yana iki tane imiş gibi okunan (harf)
-
[sıfat]
Üzerinde şedde işareti bulunan veya yan yana iki tane imiş gibi okunan (harf)
- ŞEKİLCİ
-
-
[sıfat]
Alışılmış kural, tutum veya davranış dışına çıkamayan, biçimci, formaliteci, formalist
- "Şiir diline dayanan bir edebiyat, konuşma dilinden ayrıldığı ölçüde hayattan kopmak, şekilci olmak zorundadır." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Alışılmış kural, tutum veya davranış dışına çıkamayan, biçimci, formaliteci, formalist
- ŞEYTANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şeytanca
- "Bir millete yapılabilecek sinsi ve şeytani hücum onun vicdanından mazisini almak, hafızasında mazisini yok etmektir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Şeytanla ilgili
-
[sıfat]
Şeytanca
- ŞEHİRCİ
-
-
[isim]
Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse
-
[isim]
Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse
- ŞERİTÇİ
-
-
[isim]
Süs şeridi yapan veya satan kimse
-
[isim]
Süs şeridi yapan veya satan kimse
- ŞETARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevinç, şenlik, neşe
- "Bu bedbinlik yerini çocukça bir şetarete bırakıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Sevinç, şenlik, neşe
- ŞENELME
-
-
[isim]
Şenelmek işi
-
[isim]
Şenelmek işi
- ŞEKVACI
-
-
[sıfat]
Şikâyet eden, yakınan
- "Vali ve vezirlerin bundan resmen şekvacı olduklarını tarih kitaplarımız yazar." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Şikâyet eden, yakınan
- ŞEHRİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru
-
[isim]
Çorba ve pilavda kullanılan, türlü biçimlerde kesilerek kurutulmuş buğday unu hamuru
- ŞEREFLİ
-
-
[sıfat]
Onurlu
-
Onur veren, şeref veren
- "O kadar tatlı ve şerefli hatıralarla dolu olan Çankaya..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bayındır, şenlikli
- "Şerefli yer."
-
[sıfat]
Onurlu
- ŞEKERLİ
-
-
[sıfat]
İçinde şeker bulunan
- "Elmalar, ferik elmaları gibi kokulu, şekerli, tatlıdır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
İçinde şeker bulunan
- ŞEKAVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haydutluk, soygunculuk
- "Herkesin ortasında yapılan bu şekavete neden kimse karışmıyor?" (Haldun Taner)
-
[isim]
Haydutluk, soygunculuk
- ŞEDDADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok büyük ve sağlam (yapı)
- "İşte dedi, şeddadi bir bina örneği." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Çok büyük ve sağlam (yapı)
- ŞEMSİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya
- "Camın dışından şemsiyeleriyle geçen insanları seyre daldı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik
- "Plaj şemsiyesi. Bahçe şemsiyesi."
-
Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu
-
[isim]
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya
- ŞEKERSİ
- ...