Başında şe olan 7 harfli 38 kelime var. Şe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEMSİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya
- "Camın dışından şemsiyeleriyle geçen insanları seyre daldı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik
- "Plaj şemsiyesi. Bahçe şemsiyesi."
-
Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu
-
[isim]
Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya
- ŞEBABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gençlik
-
Gençlik yılları
-
[isim]
Gençlik
- ŞEKERSİ
- ...
- ŞEVAHİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Şahitler, tanıklar
-
[isim]
Şahitler, tanıklar
- ŞEBEKÇİ
-
-
[isim]
Şebek oynatan kimse
- "Burgaz önlerinde birtakım ayıcılar, şebekçiler, kuklacılar..." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Şebek oynatan kimse
- ŞETARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevinç, şenlik, neşe
- "Bu bedbinlik yerini çocukça bir şetarete bırakıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Sevinç, şenlik, neşe
- ŞEŞTARİ
- ...
- ŞEREFLİ
-
-
[sıfat]
Onurlu
-
Onur veren, şeref veren
- "O kadar tatlı ve şerefli hatıralarla dolu olan Çankaya..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bayındır, şenlikli
- "Şerefli yer."
-
[sıfat]
Onurlu
- ŞEZLONG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
- "Uzun parmakları ile kumral saçının saçak köklerindeki beyazları örterek şezlongu üstünde bir daha doğruldu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk
- ŞEDDADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Çok büyük ve sağlam (yapı)
- "İşte dedi, şeddadi bir bina örneği." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Çok büyük ve sağlam (yapı)
- ŞEHNAME
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume
-
Manzum olarak yazılmış tarih
-
[isim]
Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume
- ŞENİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gerçeklik
-
[isim]
Gerçeklik
- ŞEHVANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şehvetle ilgili, kösnül, erotik, şehevi
-
Şehvete aşırı derecede düşkün olan (kimse), şehvetli
-
[sıfat]
Şehvetle ilgili, kösnül, erotik, şehevi
- ŞENKAYA
- ...
- ŞEHİRCİ
-
-
[isim]
Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse
-
[isim]
Şehircilik uzmanı, şehircilikle uğraşan kimse
- ŞEMSELİ
- ...
- ŞEKERLİ
-
-
[sıfat]
İçinde şeker bulunan
- "Elmalar, ferik elmaları gibi kokulu, şekerli, tatlıdır." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
İçinde şeker bulunan
- ŞEHADET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanıklık, şahitlik
- "Dünya karşısında Türk'ün kendi kendisi için yapacağı şehadet daha adamakıllı yapılmamıştır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
-
[isim]
Tanıklık, şahitlik
- ŞERİTLİ
-
-
[sıfat]
Şeridi olan
- "Beyaz eteği, lacivert ceketi ve altın şeritli kaptan kasketiyle güvertede dolaşıyor." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Şeridi olan
- ŞEYTANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Şeytanca
- "Bir millete yapılabilecek sinsi ve şeytani hücum onun vicdanından mazisini almak, hafızasında mazisini yok etmektir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Şeytanla ilgili
-
[sıfat]
Şeytanca