Başında şe olan 5 harfli 26 kelime var. Şe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EŞ, ŞE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞEKER
-
Kelime Kökeni: Farsça şeker
-
[isim]
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
-
Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
- "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu."
-
[tıp]
Bakınız şeker hastalığı
- "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti."
-
[sıfat, mecaz]
Sevimli, cana yakın ve güzel
- "Hele bak, ne şeker şey!"
-
[isim]
Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
- ŞERAN
-
Kelime Kökeni: Arapça şerʿan
-
[zarf]
İslam hukuku açısından
-
[zarf]
İslam hukuku açısından
- ŞEKEL
-
Kelime Kökeni: İngilizce shekel
-
[isim]
İsrail'in para birimi
-
[isim]
İsrail'in para birimi
- ŞERHA
-
Kelime Kökeni: Arapça şerḥa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız parça
-
Bıçak yarası
-
[isim, eskimiş]
Bakınız parça
- ŞEKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şekl
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
-
Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim
- "Bu kitapta birçok şekil var."
-
Davranış biçimi
- "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
-
Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
- "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık."
-
Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi
- "Yönetim şekli."
-
Anlatım biçimi
- "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu."
-
[matematik]
Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim
- "Geometrik şekil."
-
[isim]
Bakınız biçim (II)
- ŞEKVA
-
Kelime Kökeni: Arapça şekvā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız şikâyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız şikâyet
- ŞERİR
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kötülükçü
- "Ben de bu şerirleri aynı cezaya çarptıracağım."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kötülükçü
- ŞERİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīṭ
-
[isim]
Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
- "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim."
-
Dar, uzun kıyı parçası
- "Deniz şeridi. Kara şeridi."
-
Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası
-
Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri
- "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."
-
[hayvan bilimi]
Bakınız tenya
-
[isim]
Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
- ŞERİF
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīf
-
[sıfat, eskimiş]
Kutsal, şerefli
-
Soylu, temiz
-
Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen kimse
-
Mekke emiri
-
[sıfat, eskimiş]
Kutsal, şerefli
- ŞERİK
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīk
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ortak
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ortak
- ŞEPİT
-
-
[isim, ağızlardan]
Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek
-
[isim, ağızlardan]
Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek
- ŞEDDE
-
Kelime Kökeni: Arapça şedde
-
[isim]
Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan işaret
-
[isim]
Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan işaret
- ŞEBEK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
-
[sıfat, mecaz]
Çirkin ve arsız (kimse)
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız maskara
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
- ŞELEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Sırtta taşınan yük
-
Boynuzunun biri kırık hayvan
-
[isim, ağızlardan]
Sırtta taşınan yük
- ŞEHİR
-
Kelime Kökeni: Farsça şehr
-
[isim]
Yirmi binden çok nüfusu olan, bu nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı; kent, site
-
[isim]
Yirmi binden çok nüfusu olan, bu nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı; kent, site
- ŞETİM
-
Kelime Kökeni: Arapça şetm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sövme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sövme
- ŞEHİT
-
Kelime Kökeni: Arapça şehīd
-
[isim]
Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse
- "Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü. Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü."
-
[isim]
Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse
- ŞEMSİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şemsī
-
[sıfat, eskimiş]
Güneşle ilgili
-
[sıfat, eskimiş]
Güneşle ilgili
- ŞELPE
-
Kelime Kökeni: Farsça şelpe
-
[isim, müzik]
Mızrap kullanmadan parmak uçlarıyla perdelere vurarak bağlama çalma tekniği
- "Bu yörelerde, yukarıda sözü edilen şelpe denilen çalma tekniği yaygın olduğundan küçük boy sazlar tercih edilir."
-
[isim, müzik]
Mızrap kullanmadan parmak uçlarıyla perdelere vurarak bağlama çalma tekniği
- ŞEMSE
-
Kelime Kökeni: Arapça şemse
-
[isim, eskimiş]
Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs
-
[isim, eskimiş]
Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs