Başında şe olan 5 harfli 26 kelime var. Şe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şe olan kelimeler listesine ya da sonu şe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında şe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şe Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Ş

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞEKER

Kelime Kökeni: Farsça şeker

  1. [isim] Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı
  2. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı
    • "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu." (Lâtife Tekin)
  3. [tıp] Bakınız şeker hastalığı
    • "Yirmi gün evvel ameliyat edildiği hâlde biraz şekeri görüldüğü için henüz taburcu edilememişti." (Haldun Taner)
  4. [sıfat, mecaz] Sevimli, cana yakın ve güzel
    • "Hele bak, ne şeker şey!"
ŞERAN

Kelime Kökeni: Arapça şerʿan

  1. [zarf] İslam hukuku açısından
ŞEKEL

Kelime Kökeni: İngilizce shekel

  1. [isim] İsrail'in para birimi
ŞERHA

Kelime Kökeni: Arapça şerḥa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız parça
  2. Bıçak yarası
ŞEKİL

Kelime Kökeni: Arapça şekl

  1. [isim] Bakınız biçim (II)
  2. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim
    • "Bu kitapta birçok şekil var."
  3. Davranış biçimi
    • "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
  4. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi
    • "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi
    • "Yönetim şekli."
  6. Anlatım biçimi
    • "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. [matematik] Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim
    • "Geometrik şekil."
ŞEKVA

Kelime Kökeni: Arapça şekvā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız şikâyet
ŞERİR

Kelime Kökeni: Arapça şerīr

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kötülükçü
    • "Ben de bu şerirleri aynı cezaya çarptıracağım." (Refik Halit Karay)
ŞERİT

Kelime Kökeni: Arapça şerīṭ

  1. [isim] Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası
    • "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Dar, uzun kıyı parçası
    • "Deniz şeridi. Kara şeridi."
  3. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası
  4. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri
    • "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."
  5. [hayvan bilimi] Bakınız tenya
ŞERİF

Kelime Kökeni: Arapça şerīf

  1. [sıfat, eskimiş] Kutsal, şerefli
  2. Soylu, temiz
  3. Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen kimse
  4. Mekke emiri
ŞERİK

Kelime Kökeni: Arapça şerīk

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ortak
ŞEPİT

  1. [isim, ağızlardan] Hamurdan çok ince açılarak sacda pişirilen ekmek
ŞEDDE

Kelime Kökeni: Arapça şedde

  1. [isim] Arap yazısında, iki kez okunması gereken ünsüzün üstüne konulan işaret
ŞEBEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Genellikle Afrika'nın dağlık bölgelerinde sürüler hâlinde yaşayan, değişik renklerde olan, uzun veya kısa kuyruklu türleri bulunan maymun
  2. [sıfat, mecaz] Çirkin ve arsız (kimse)
  3. [sıfat, mecaz] Bakınız maskara
ŞELEK

  1. [isim, ağızlardan] Sırtta taşınan yük
  2. Boynuzunun biri kırık hayvan
ŞEHİR

Kelime Kökeni: Farsça şehr

  1. [isim] Yirmi binden çok nüfusu olan, bu nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı; kent, site
ŞETİM

Kelime Kökeni: Arapça şetm

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sövme
ŞEHİT

Kelime Kökeni: Arapça şehīd

  1. [isim] Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse
    • "Ey mavi göklerin kızıl ve beyaz süsü. Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü." (Arif Nihat Asya)
ŞEMSİ

Kelime Kökeni: Arapça şemsī

  1. [sıfat, eskimiş] Güneşle ilgili
ŞELPE

Kelime Kökeni: Farsça şelpe

  1. [isim, müzik] Mızrap kullanmadan parmak uçlarıyla perdelere vurarak bağlama çalma tekniği
    • "Bu yörelerde, yukarıda sözü edilen şelpe denilen çalma tekniği yaygın olduğundan küçük boy sazlar tercih edilir." (Metin Özarslan)
ŞEMSE

Kelime Kökeni: Arapça şemse

  1. [isim, eskimiş] Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü