Başında şat olan 11 kelime var. Şat ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şat olan kelimeler listesine ya da sonu şat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şat bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ŞATAFATSIZLIK
ŞATAFATLILIK
ŞATAFATSIZ
ŞATAFATLI
ŞATHİYAT
ŞATAFAT, ŞATHİYE, ŞATRANÇ
ŞATIR
ŞATO
ŞAT
Şat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ŞAT, TAŞ
2 Harfli Kelimeler
AŞ, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞATAFATSIZLIK
-
-
[isim]
Bakınız görkemsizlik
-
[isim]
Bakınız görkemsizlik
- ŞATAFATLILIK
-
-
[isim]
Bakınız görkemlilik
-
[isim]
Bakınız görkemlilik
- ŞATAFATSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız görkemsiz
- "Şatafatsız bir muamele sayesinde Ali Bey zenginlenmiş."
-
[sıfat]
Bakınız görkemsiz
- ŞATAFATLI
-
-
[sıfat]
Bakınız görkemli
- "Maksat, debdebeli ve şatafatlı bir ömür sürmek değildir."
-
[sıfat]
Bakınız görkemli
- ŞATHİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şaṭḥiyyāt
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler
- ŞATAFAT
-
-
[isim]
Bakınız görkem
- "Hamam alayı da yine şatafat ve masraf cihetinden bundan aşağı kalmazmış."
-
[isim]
Bakınız görkem
- ŞATHİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça şaṭḥiyye
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
-
Tasavvuf konularını mizahlı bir biçimde işleyen, coşku hâlinde söylenen bir şiir türü
-
[isim, eskimiş, edebiyat]
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
- ŞATRANÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça saṭrenc
-
[isim]
Bakınız satranç
- "Lütfen yemekten sonra teşrif buyrulsa da bir şatranç partisi yapsak!"
-
[isim]
Bakınız satranç
- ŞATIR
-
Kelime Kökeni: Arapça şāṭir
-
[sıfat, eskimiş]
Neşeli, keyifli, şen olan
-
[isim, tarih]
Tören ve alaylarda padişahın, vezirin yanında yürüyen görevliler
-
[sıfat, eskimiş]
Neşeli, keyifli, şen olan
- ŞATO
-
Kelime Kökeni: Fransızca château
-
[isim]
Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak
- "Lacivert gecenin üstüne kara bir gölge gibi abanan koca yapı bu ormanın en derinliklerinde bir Orta Çağ şatosudur."
-
Geniş toprağı olan büyük konut
- "Bu şato sahibi elbette şatonun her şeyiyle uğraşmak zorundadır."
-
[isim]
Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak
- ŞAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca chatte
-
[isim, denizcilik]
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne
- "Bordadan aşağı şatlara inip torbaları şata bırakarak eli boş geri dönüyor."
-
[isim, denizcilik]
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne