Başında şar olan 8 harfli 13 kelime var. Şar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şar olan kelimeler listesine ya da sonu şar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında şar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R Ş

3 Harfli Kelimeler

ARŞ

2 Harfli Kelimeler

AR, AŞ, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞARKIŞLA

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
ŞARTNAME

Kelime Kökeni: Arapça şarṭ + Farsça nāme

  1. [isim, ticaret] Satın alma, satma, yaptırma, kiralama vb. işleri gerçekleştirmek isteyen tarafın düzenlediği, her iki tarafın da uymayı üstlendikleri şartların tespit edildiği resmî belge
ŞARTINCA

  1. [zarf] Gereği gibi
ŞARLAMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız şarıldamak
  2. Bağırıp çağırmak, hakaret etmek
    • "Haznedar çiftliğinin oraya yaklaşınca ela gözlüm birden şarladı." (Osman Cemal Kaygılı)
ŞARKIMSI

  1. [sıfat] Şarkıyı andıran, şarkıya benzeyen, şarkı gibi
ŞARJÖRLÜ

  1. [sıfat] Şarjörü olan
ŞARKKARİ

Kelime Kökeni: Arapça şarḳ + Farsça kār + Arapça -i

  1. [sıfat] Doğu örneklerine benzer
    • "Şarkkâri tasvirler devrine göre başarılıdır." (Vasfi Mahir Kocatürk)
  2. Doğuya özgü
    • "Milletimin yaratmış olduğu şarkkâri medeniyeti tahlil ederken ‘noksan noksan!’ diye tenkit ettiğim gibi bugünün Garp medeniyetini seyrederken de bağırıyorum: Büsbütün noksan!" (Safiye Erol)
ŞARTLAMA

  1. [isim] Şartlamak işi
ŞARNİYER

Kelime Kökeni: Fransızca charnière

  1. [isim] Pul defterlerine veya istenilen herhangi bir yere pulun tutturulması için çift taraflı kullanılan tutkallı kâğıt parçası
ŞARLATAN

Kelime Kökeni: Fransızca charlatan

  1. [isim] Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse
    • "Kim namuslu, kim dalavereci, kim şarlatan, laf ebesi ve dalkavuk, biliyordu." (Tarık Buğra)
  2. Bilir geçinen kimse
    • "Ben şarlatan değilim, oğlum. Bu illetin devası bendedir." (Peyami Safa)
ŞARAPNEL

Kelime Kökeni: Fransızca shrapnel

  1. [isim, askerlik] Patladığında etrafa küçük parçalar saçan bir tür top mermisi
    • "Yere uzanınca tepesinde bir şarapnel patlamıştı." (Ömer Seyfettin)
ŞARKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça şarḳiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız Doğu bilimi
ŞARAMPOL

Kelime Kökeni: Macarca sorompó

  1. [isim] Kara yollarının kenarında yol düzeyinden aşağıda kalan bölüm
    • "Şarampole yuvarlandım." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü