Başında ışıl olan 14 kelime var. Işıl ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ışıl olan kelimeler listesine ya da sonu ışıl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ışıl bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

IŞILDATMAK

9 Harfli Kelimeler

IŞILATMAK, IŞILDAMAK, IŞILDATMA, IŞILDAYIŞ

8 Harfli Kelimeler

IŞILAMAK, IŞILATMA, IŞILDAMA, IŞILTILI

7 Harfli Kelimeler

IŞILAMA, IŞILDAK

6 Harfli Kelimeler

IŞILAK, IŞILTI

4 Harfli Kelimeler

IŞIL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

IŞILDATMAK

  1. [-i] Işıldamasını sağlamak, ışıl ışıl parlatmak; ışılatmak
IŞILDAMAK

  1. [nesnesiz] Titrek, parlak bir ışık saçmak; ışılamak
    • "Kızın yolunu beklerken karardıklarını, gölgelendiklerini, sonra kız gelince sevinçle ışıldadıklarını görmüştü." (Necati Cumalı)
IŞILDATMA

  1. [isim] Işıldatmak işi; ışılatma
IŞILDAYIŞ

  1. [isim] Işıldamak işi
    • "Su damlacıklarının pırıl pırıl ışıldayışı büyüleyici ama kitaplar da ıslanmakta." (Adalet Ağaoğlu)
IŞILATMAK

  1. [-i] Bakınız ışıldatmak
IŞILATMA

  1. [isim] Bakınız ışıldatma
IŞILAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız ışıldamak
IŞILTILI

  1. [sıfat] Işıltısı olan, ışıltı yapan; ışıl ışıl
    • "Bulutun ardından yine ışıltılı bir gece yarısı çıkıp gelmişti." (Burhan Günel)
IŞILDAMA

  1. [isim] Işıldamak işi; ışılama
    • "Eğer karşısında bir ayna olsaydı, deniz mavisi gözlerinin içinde iki güneş damlasının ışıldamaya başladığını görecekti." (Nâzım Hikmet)
IŞILAMA

  1. [isim] Bakınız ışıldama
IŞILDAK

  1. [isim] Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı; projektör
    • "Çamlıca sırtlarında iki uçaksavar ışıldağı karanlık gökyüzünü tarıyorlardı." (Haldun Taner)
  2. [sıfat, ağızlardan] Parlayan
IŞILTI

  1. [isim] Hafif ışık
    • "Bu kâğıtlara gözleri tuhaf bir ışıltı ile parlayarak baktığına dikkat etti." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bir şeyin ışıldarken saçtığı ışık
    • "Hâlâ yeni bir sır aramakta / Yıldızlar ışıltıyla uzakta" (Orhan Seyfi Orhon)
IŞILAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız parıltı
  2. Bakınız parlak
IŞIL

  1. [sıfat] Bakınız ışıklı
  2. Işıldayan, parlayan
    • "Şu lokanta camekânında kuyruklarını dikmiş, ışıl gözlü, alev menevişli barbunyalar." (Yusuf Ziya Ortaç)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü