Sonunda ır olan 6 harfli 30 kelime var. IR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ır olan kelimeler listesine ya da başında ır olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MIRMIR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sularımızda yaşayan bir tür yılan balığı (Echelus myrus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sularımızda yaşayan bir tür yılan balığı (Echelus myrus)
- BALKIR
-
- ÇAVDIR
-
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Burdur iline bağlı ilçelerden biri
- TANDIR
-
Kelime Kökeni: Arapça tennūr
-
[isim]
Yere çukur kazılarak yapılan bir fırın türü
- "Kepekler, ahıra hayvanlara gidecek yerde, tandıra girip ekmek oldu çıktı."
-
Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzen
- "Hatta bu çeşit ısınma için, ‘Önümüz tandırda kavrulur, sırtımız dağlarda savrulur.’ derler."
-
[isim]
Yere çukur kazılarak yapılan bir fırın türü
- HINZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫinzīr
-
[sıfat]
Yaramaz, haylaz
-
[mecaz]
Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar
- "Hortlasın mezarında öyleyse, hınzır herif, dedi."
-
[mecaz]
Kurnaz, içten pazarlıklı olan
-
[mecaz]
Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz
- "Dilber'de bir kurum, bir eda. Bir de güzelleşti hınzır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız domuz
-
[sıfat]
Yaramaz, haylaz
- FIRFIR
-
-
[isim]
Giysi, perde vb.nin kenarlarına dikilen kırmalı veya büzgülü süs; farba, farbala
-
[isim]
Giysi, perde vb.nin kenarlarına dikilen kırmalı veya büzgülü süs; farba, farbala
- MUASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāṣir
-
[sıfat]
Bakınız çağdaş
- "Hatta çok kere muasırlarından Namık Kemal ve Ziya Paşa bu hususta daha muvaffak olmuşlardır."
-
[sıfat]
Bakınız çağdaş
- TIRTIR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek (Ichneumon)
-
[isim, hayvan bilimi]
Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek (Ichneumon)
- ÇAVŞIR
-
Kelime Kökeni: Arapça cāvṣīr
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium)
-
Bu bitkinin eczacılıkta kullanılan reçinesi
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium)
- DIRDIR
-
-
[isim]
Bezdirici bir biçimde söylenme; dırıltı
- "Karı dırdırından başının şiştiğini ikide bir yana yakıla anlatıyordu."
-
[isim]
Bezdirici bir biçimde söylenme; dırıltı
- ZAMBIR
-
-
[isim]
Bakınız çalım
-
[isim]
Bakınız çalım
- MUHZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥżir
-
[isim, tarih]
İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
- "Kadı ola davacı ve muhzır dahi şahit / Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet"
-
[isim, tarih]
İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
- FILDIR
-
-
[sıfat]
Hızlı hareket eden
- "Kara yağız, az tombul, fıldır göz, son derece kanı sıcak biridir."
-
[sıfat]
Hızlı hareket eden
- ÇILDIR
-
-
[isim]
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
- MANGIR
-
-
[isim]
Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke
- "Şu güzelim zeytinin batmanını on sekiz mangıra bile almıyorlar."
-
Nargile lülesine konulmak için kömür tozundan yapılan, çabuk tutuşur, tavla pulu biçiminde bir tür yakacak
-
[argo]
Bakınız para
- "Bundan sonra para peşin, kırmızı meşin; mangırınız yoksa semtime uğramayın."
-
[isim]
Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke
- ANASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿanāṣir
-
[isim, eskimiş]
Ögeler, unsurlar
-
[isim, eskimiş]
Ögeler, unsurlar
- CIRCIR
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çırçır (I)
- "Eğer çocuk, kızsa evi süpürür, pamuk eğirmeye ve cırcır çekmeye yardım eder."
-
Bakınız cırcır böceği
-
Bakınız fermuar
- "Cırcırı açık, yamalı bir keten pantolonu, yırtık süveteri ve eskimiş terlikleri olan on yaşlarındaki çorapsız bir velet cebindeki bozuklukların tamamını verince duygulandım."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çırçır (I)
- DALGIR
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hare
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hare
- GIRGIR
-
-
[isim]
Mekanik olarak çalışan süpürge
-
[denizcilik]
Açık denizlerde balık avlamakta kullanılan büyük ağ
-
[isim]
Mekanik olarak çalışan süpürge
- BOZKIR
-
-
[isim, coğrafya]
Genellikle orta kuşakta yer alan, baharda yeşerip yazın kuruyan ot topluluklarıyla kaplı alanların genel adı; step (I)
- "Köyün etrafı çıplak, ümitsizlik verici tepelerle ve bozkırla çevrilidir."
-
[isim, coğrafya]
Genellikle orta kuşakta yer alan, baharda yeşerip yazın kuruyan ot topluluklarıyla kaplı alanların genel adı; step (I)