Sonunda ır olan 6 harfli 30 kelime var. IR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ır olan kelimeler listesine ya da başında ır olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MIRMIR

  1. [isim, hayvan bilimi] Sularımızda yaşayan bir tür yılan balığı (Echelus myrus)
BALKIR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız parıltı
  2. Bakınız şimşek
ÇAVDIR

  1. [isim] Burdur iline bağlı ilçelerden biri
TANDIR

Kelime Kökeni: Arapça tennūr

  1. [isim] Yere çukur kazılarak yapılan bir fırın türü
    • "Kepekler, ahıra hayvanlara gidecek yerde, tandıra girip ekmek oldu çıktı." (Recep Bilginer)
  2. Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzen
    • "Hatta bu çeşit ısınma için, ‘Önümüz tandırda kavrulur, sırtımız dağlarda savrulur.’ derler." (Ümit Kaftancıoğlu)
HINZIR

Kelime Kökeni: Arapça ḫinzīr

  1. [sıfat] Yaramaz, haylaz
  2. [mecaz] Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar
    • "Hortlasın mezarında öyleyse, hınzır herif, dedi." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
  3. [mecaz] Kurnaz, içten pazarlıklı olan
  4. [mecaz] Genellikle hoşa giden bir davranış veya durum için şaka yollu söylenen bir söz
    • "Dilber'de bir kurum, bir eda. Bir de güzelleşti hınzır." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [isim, eskimiş] Bakınız domuz
FIRFIR

  1. [isim] Giysi, perde vb.nin kenarlarına dikilen kırmalı veya büzgülü süs; farba, farbala
MUASIR

Kelime Kökeni: Arapça muʿāṣir

  1. [sıfat] Bakınız çağdaş
    • "Hatta çok kere muasırlarından Namık Kemal ve Ziya Paşa bu hususta daha muvaffak olmuşlardır." (Nâzım Hikmet)
TIRTIR

  1. [isim, hayvan bilimi] Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek (Ichneumon)
ÇAVŞIR

Kelime Kökeni: Arapça cāvṣīr

  1. [isim, bitki bilimi] Maydanozgillerden bir bitki (Opopanax chironium)
  2. Bu bitkinin eczacılıkta kullanılan reçinesi
DIRDIR

  1. [isim] Bezdirici bir biçimde söylenme; dırıltı
    • "Karı dırdırından başının şiştiğini ikide bir yana yakıla anlatıyordu." (Azra Erhat)
ZAMBIR

  1. [isim] Bakınız çalım
MUHZIR

Kelime Kökeni: Arapça muḥżir

  1. [isim, tarih] İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
    • "Kadı ola davacı ve muhzır dahi şahit / Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet" (Ziya Paşa)
FILDIR

  1. [sıfat] Hızlı hareket eden
    • "Kara yağız, az tombul, fıldır göz, son derece kanı sıcak biridir." (Salâh Birsel)
ÇILDIR

  1. [isim] Ardahan iline bağlı ilçelerden biri
MANGIR

  1. [isim] Bakırdan yapılmış, iki buçuk para değerinde sikke
    • "Şu güzelim zeytinin batmanını on sekiz mangıra bile almıyorlar." (Nabizade Nâzım)
  2. Nargile lülesine konulmak için kömür tozundan yapılan, çabuk tutuşur, tavla pulu biçiminde bir tür yakacak
  3. [argo] Bakınız para
    • "Bundan sonra para peşin, kırmızı meşin; mangırınız yoksa semtime uğramayın." (Muzaffer Uyguner)
ANASIR

Kelime Kökeni: Arapça ʿanāṣir

  1. [isim, eskimiş] Ögeler, unsurlar
CIRCIR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çırçır (I)
    • "Eğer çocuk, kızsa evi süpürür, pamuk eğirmeye ve cırcır çekmeye yardım eder." (İsmail Hakkı Tonguç)
  2. Bakınız cırcır böceği
  3. Bakınız fermuar
    • "Cırcırı açık, yamalı bir keten pantolonu, yırtık süveteri ve eskimiş terlikleri olan on yaşlarındaki çorapsız bir velet cebindeki bozuklukların tamamını verince duygulandım."
DALGIR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız hare
GIRGIR

  1. [isim] Mekanik olarak çalışan süpürge
  2. [denizcilik] Açık denizlerde balık avlamakta kullanılan büyük ağ
BOZKIR

  1. [isim, coğrafya] Genellikle orta kuşakta yer alan, baharda yeşerip yazın kuruyan ot topluluklarıyla kaplı alanların genel adı; step (I)
    • "Köyün etrafı çıplak, ümitsizlik verici tepelerle ve bozkırla çevrilidir." (Mehmet Kaplan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü