Başında ön olan 6 harfli 12 kelime var. Ön ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ön olan kelimeler listesine ya da sonu ön ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ön bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖNERTİ
-
-
[isim, mantık]
Şartlı bir önermenin şartı anlatan ön bölümü: "Duman çıkıyorsa ateş vardır" sözünde "duman çıkıyorsa" şartı bir önertidir
-
[isim, mantık]
Şartlı bir önermenin şartı anlatan ön bölümü: "Duman çıkıyorsa ateş vardır" sözünde "duman çıkıyorsa" şartı bir önertidir
- ÖNERME
-
-
[isim]
Önermek işi
-
Bakınız teklif
-
[mantık]
Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle, belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim; cümlecik, kaziye
- "Herhangi bir söz veya sembol dizisinin önerme olabilmesi için her şeyden önce belirli bir anlamının olması gerekir."
-
[isim]
Önermek işi
- ÖNGÖRÜ
-
-
[isim]
Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma
-
[isim]
Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma
- ÖNERİŞ
-
-
[isim]
Önermek işi
-
[isim]
Önermek işi
- ÖNOLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca oénologie
-
[isim]
Şarapla ve şarap yapımıyla ilgilenen kimse
-
[isim]
Şarapla ve şarap yapımıyla ilgilenen kimse
- ÖNLEME
-
-
[isim]
Önlemek işi
- "Ahlak sadece kötülük etmekten çekinmek değildir, başkalarının edecekleri kötülükleri de önlemeye çalışmayı buyurur."
-
[isim]
Önlemek işi
- ÖNERGE
-
-
[isim, hukuk]
Meclis, kongre vb. resmî bir toplantıda, herhangi bir konu veya sorunla ilgili olarak bir öneride bulunmak için üyelerden biri veya birkaçı tarafından başkanlığa verilen, oya sunularak karar verilmesi istenen yazılı kâğıt; takrir
- "Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir."
-
[isim, hukuk]
Meclis, kongre vb. resmî bir toplantıda, herhangi bir konu veya sorunla ilgili olarak bir öneride bulunmak için üyelerden biri veya birkaçı tarafından başkanlığa verilen, oya sunularak karar verilmesi istenen yazılı kâğıt; takrir
- ÖNSEZİ
-
-
[isim]
Hiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma; hissikablelvuku, altıncı duyu, altıncı his
- "Bir önsezi, benliğini derinden derine yokluyor kuruntusuna kapılmıştı."
-
[felsefe]
Temellendirilmeyen duygu, verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması
-
[isim]
Hiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma; hissikablelvuku, altıncı duyu, altıncı his
- ÖNCEKİ
-
-
[sıfat]
Önce olan; evvelki, evveli
- "İzmir’e gitmeden önceki düşünceleri bugünkünden farklıydı."
-
İki önceki (gün, hafta, ay, yıl)
- "Bana bunu önceki gün söylemişti."
-
Bir yerde, bir görevde daha önce çalışmış olan; eski, mukaddem, sabık
- "Önceki başkan."
-
[sıfat]
Önce olan; evvelki, evveli
- ÖNEMLİ
-
-
[sıfat]
Önemi olan; mühim, ehemmiyetli, mihver
- "Benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz."
-
Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan; stratejik
-
[sıfat]
Önemi olan; mühim, ehemmiyetli, mihver
- ÖNCECİ
-
-
[isim]
Bir şeyi ilk olarak ve başkalarından önce yapma veya ortaya atma; inisiyatif
- "Öğrencinin okuldan aldığı kültürün ileride edineceği meslek kişiliğinin başlıca göstergesi olacağı düşüncesine göre düzenlenmesi ve bu konuda öğrencilere geniş öncecilik tanınması."
-
Önde gelen kimse
-
[isim]
Bir şeyi ilk olarak ve başkalarından önce yapma veya ortaya atma; inisiyatif
- ÖNAYAK
-
-
[isim, mecaz]
"Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer
- "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş."
-
[isim, mecaz]
"Diğerlerine örnek olmak üzere bir işe ilk önce başlamak" anlamındaki önayak olmak deyiminde geçer