Başında ön olan 5 harfli 8 kelime var. Ön ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ön olan kelimeler listesine ya da sonu ön ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ön bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖNSEL

  1. [sıfat, felsefe] Hiçbir denemeye dayanmayan ve akıl yordamıyla bulunup ortaya konan; apriori
ÖNLEM

  1. [isim] Kötü veya yanlış bir şeyi önleyecek yol; tedbir
    • "Fakat anladığına göre, bu önlemlerin hepsi de yetersiz kalmıştı." (Adalet Ağaoğlu)
ÖNLÜK

  1. [isim] Herhangi bir iş genellikle de yemek yaparken giysi kirlenmesin diye giyilen, boyundan askılı ve bele bağlanan örtü; iş önlüğü, prostela
    • "Önünde önlük bağlı, kırk yaşlarında kadar bir kadın geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Laboratuvar, tezgâh vb. yerlerde çalışırken giysinin kirlenmemesi için giyilen, gömlek tarzında olup etek boyu uzun olan, genellikle beyaz renkte giysi
  3. İlköğretim öğrencilerinin giydiği bir örnek giysi
  4. Küçük çocuklara yemek yedirirken üstlerini korumak için boyunlarına bağlanan örtü
ÖNERİ

  1. [isim] Bir sorunu çözmek üzere öne sürülen görüş, düşünce; teklif
  2. İncelenmek için ileri sürülen şey; teklif
ÖNDER

  1. [isim] Gücü, ünü ve toplumsal yeri dolayısıyla, belli zaman ve durumlar içinde, ilişkili bulunduğu küme veya toplumun tutum, davranış ve etkinliklerini değiştirip yönetme yeteneğini gösteren kimse; öncel, lider, şef, alemdar
ÖNEZE

  1. [isim, ağızlardan] Avcıların av beklerken hayvanlardan gizlenmek için taş yığınlarından yaptıkları yer; evsin
  2. Sürek avında pusuda av bekleyen avcı
ÖNCÜL

  1. [sıfat] Önde giden, önde olan, kendisinden sonra gelenlere temel olan, artçıl karşıtı
  2. [isim] Bir bilimsel çalışmaya başlarken araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme
  3. [isim, mantık] Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri; mukaddem
  4. [isim, mantık] Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri; mukaddem
  5. [isim, ağızlardan] Kılavuz, öncü
  6. Bir zamirden önce gelen ve o zamire anlam bakımından bağlı olan öge
    • ""Kitabı bana verdim dedim, onu masaya bıraktı.” cümlesinde “kitap” sözü “o” zamirinin öncülüdür."
ÖNCEL

  1. [sıfat] Bakınız ilk
    • "Öncel masallar üzre bir eğri masal / Mamutların sevgisinden kıpkırmızı" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
  2. Öncelikli olan
    • "Fen ve edebiyat dallarında bilim üretmek kuşkusuz üniversitenin öncel görevidir." (M. Tahir Hatiboğlu)
  3. Ayrıcalıklı olan
    • "Bu olay II. Murad devrinde başkent müftüsü olan Molla Fenari’ye hiyerarşide öncelik verilmesi ile başlamıştı. Anadolu Selçuklularında hiçbir müftünün böyle bir öncel durumu yoktu." (İlber Ortaylı)
  4. [isim] Bakınız önder
    • "Kendi geçmişimizden önceller, başlatıcılar arayan Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu Ahmet Midhat Efendi ile Halit Ziya’yı hümanizmin Türkiye’deki kurucuları olarak belirler." (Tansu Açık)
  5. [isim] Bakınız selef, ardıl karşıtı
    • "Bütün bu çabalarımızda, Cumhuriyet Dönemi’nde yayımlanmış olan eserleri tarayacağız ve sonuç olarak Yesevi’den önce Türk dünyasında gönül erlerinin öncellerini ortaya koymuş olacağız." (Mübahat Türker Küyel)
  6. [isim, mantık] Sonucun çıkarıldığı önerme veya önermeler
  7. [matematik] Bir sıra bağıntısında bir başkasından hemen önce gelen
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü