Başında öd olan 70 kelime var. Öd ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde öd olan kelimeler listesine ya da sonu öd ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında öd bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÖDEVLENDİRİLMEK, ÖDÜLLENDİRİLMEK
ÖDEVLENDİRİLME, ÖDÜLLENDİRİLİŞ, ÖDÜLLENDİRİLME
ÖDEVLENDİRMEK, ÖDÜLLENDİRİCİ, ÖDÜLLENDİRMEK
ÖDENEKSİZLİK, ÖDEVLENDİRME, ÖDÜLLENDİRİŞ, ÖDÜLLENDİRME
ÖDETEBİLMEK, ÖDEYEBİLMEK, ÖDEYİVERMEK, ÖDÜNÇLENMEK, ÖDÜNÇLEŞMEK
ÖDEŞTİRMEK, ÖDETEBİLME, ÖDETTİRMEK, ÖDEYEBİLME, ÖDEYİVERME, ÖDÜNÇLEMEK, ÖDÜNÇLENME, ÖDÜNÇLEŞME, ÖDÜNSÜZLÜK
ÖDENEKSİZ, ÖDEŞTİRME, ÖDETİLMEK, ÖDETTİRME, ÖDÜNÇLEME, ÖDÜNCÜLÜK, ÖDÜNLEMEK, ÖDÜNLÜLÜK, ÖDÜNSÜZCE, ÖDYOMETRE
ÖDENEKLİ, ÖDETİLME, ÖDLEKLİK, ÖDÜNLEME
ÖDEMELİ, ÖDENMEK, ÖDEŞMEK, ÖDETMEK, ÖDEVCİL, ÖDLEKÇE, ÖDÜNSÜZ
ÖDEGEÇ, ÖDEMEK, ÖDEMİŞ, ÖDEMLİ, ÖDENCE, ÖDENEK, ÖDENİŞ, ÖDENME, ÖDENTİ, ÖDEŞME, ÖDETME, ÖDEVLİ, ÖDEYİŞ, ÖDÜNCÜ, ÖDÜNLÜ
ÖDEME, ÖDLEK, ÖDÜNÇ
ÖDEM, ÖDEV, ÖDÜL, ÖDÜN
ÖD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖDEVLENDİRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödevlendirme işine konu olmak; vazifelendirilmek
- "Hikâyenin muharriri Fransızca bildiğinden derhâl idareye celp edilerek markanın altındaki Frenkçe yazıyı tercüme etmek vazifesiyle ödevlendirildi."
-
[nesnesiz]
Ödevlendirme işine konu olmak; vazifelendirilmek
- ÖDÜLLENDİRİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödüllendirme işi yapılmak
- "Bir kitabım için üst üste ödüllendirildiğim zamanlarım oldu."
-
[nesnesiz]
Ödüllendirme işi yapılmak
- ÖDÜLLENDİRİLME
-
-
[isim]
Ödüllendirilmek işi
-
[isim]
Ödüllendirilmek işi
- ÖDÜLLENDİRİLİŞ
-
-
[isim]
Ödüllendirilmek işi
- "Artık yaradılışının, varoluşunun, hayatla ödüllendirilişinin sebebini bilmektedir."
-
[isim]
Ödüllendirilmek işi
- ÖDEVLENDİRİLME
-
-
[isim]
Ödevlendirilmek işi
-
[isim]
Ödevlendirilmek işi
- ÖDEVLENDİRMEK
-
-
[-i]
Birine ödev vermek; vazifelendirmek
- "Beyler toplandılar, Milan Beyi'nin oğlunu ödevlendirip Şemdinan’a gönderdiler."
-
[-i]
Birine ödev vermek; vazifelendirmek
- ÖDÜLLENDİRİCİ
-
-
[sıfat]
Ödüllendiren (kimse, şey, yaklaşım); mükâfatlandırıcı
- "Birey belli bir tutum konusu ile ilişkili olarak ödüllendirici bir deneyim geçirirse, o konuya karşı tutumu genellikle olumludur."
-
[sıfat]
Ödüllendiren (kimse, şey, yaklaşım); mükâfatlandırıcı
- ÖDÜLLENDİRMEK
-
-
[-i]
Bir başarıyı veya bir iyiliği ödülle değerlendirmek; mükâfatlandırmak
- "O yüzden, seni ödüllendirmek için sorunu cevapsız bırakmayacağım."
-
[-i]
Bir başarıyı veya bir iyiliği ödülle değerlendirmek; mükâfatlandırmak
- ÖDENEKSİZLİK
-
-
[isim]
Ödeneksiz olma durumu
-
[isim]
Ödeneksiz olma durumu
- ÖDÜLLENDİRME
-
-
[isim]
Ödüllendirmek işi; mükâfatlandırma
-
[isim]
Ödüllendirmek işi; mükâfatlandırma
- ÖDÜLLENDİRİŞ
-
-
[isim]
Ödüllendirme işi
-
[isim]
Ödüllendirme işi
- ÖDEVLENDİRME
-
-
[isim]
Ödevlendirmek işi
-
[isim]
Ödevlendirmek işi
- ÖDÜNÇLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödünç alıp vermek
-
[nesnesiz]
Ödünç alıp vermek
- ÖDEYİVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak veya kısa sürede ödemek
- "Kaşla göz arasında taksinin parasını da ödeyiverdi."
-
[-i]
Çabucak veya kısa sürede ödemek
- ÖDÜNÇLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Karşılıklı ödünç alıp vermek
-
[nesnesiz]
Karşılıklı ödünç alıp vermek
- ÖDETEBİLMEK
-
-
[-e, -i]
Ödetme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e, -i]
Ödetme ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÖDEYEBİLMEK
-
-
[-i]
Ödeme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Kendi canıyla bile ödeyebilir bu tutumunu."
-
[-i]
Ödeme ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÖDETEBİLME
-
-
[isim]
Ödetebilmek işi
-
[isim]
Ödetebilmek işi
- ÖDEYEBİLME
-
-
[isim]
Ödeyebilmek işi
-
[isim]
Ödeyebilmek işi
- ÖDETTİRMEK
-
-
[-i]
Ödetme işini yaptırmak
-
[-i]
Ödetme işini yaptırmak