Sonunda çıkarmak olan 1 kelime var. ÇIKARMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çıkarmak olan kelimeler listesine ya da başında çıkarmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

ÇIKARMAK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çıkarmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A I K K M R Ç

8 Harfli Kelimeler

ÇIKARMAK, KAÇIRMAK

7 Harfli Kelimeler

ÇIKARMA, ÇIRAKMA, KAÇIRMA, KARIKMA, KARIMAK

6 Harfli Kelimeler

ARAKÇI, ÇAKMAK, ÇIKMAK, IRAKÇA, IRAMAK, KAÇMAK, KAKIMA, KARIMA, KARMAÇ, KARMAK, KARMIK, KIRKMA, KIRMAK, MARKKA

5 Harfli Kelimeler

AÇMAK, AKMAK, ARKAÇ, ÇAKAR, ÇAKIM, ÇAKIR, ÇAKMA, ÇAKRA, ÇARIK, ÇARKA, ÇIKAK, ÇIKAR, ÇIKMA, ÇIKRA, ÇIRAK, IRAMA, IRMAK, KAÇAK, KAÇAR, KAÇIK, KAÇMA, KAKAÇ, KAKIÇ, KAKIM, KAKMA, KAMÇI, KARIK, KARMA, KIRAÇ, KIRMA, KRAÇA, MAÇKA, MAKAK, MARKA, RAKAM, RAKIM, RAMAK

4 Harfli Kelimeler

AÇAR, AÇIK, AÇIM, AÇKI, AÇMA, AKAÇ, AKAK, AKAR, AKÇA, AKIM, AKMA, AKRA, AMAÇ, ARAÇ, ARAK, ARIK, ARKA, ARMA, ÇAKI, ÇARK, ÇIMA, ÇIRA, IRAK, KAÇA, KAÇI, KAKA, KAMA, KARA, KARI, KIRÇ, KIRK, MAÇA, MARK, RAKI

3 Harfli Kelimeler

AÇI, AKA, AKI, AMA, ARA, ARI, ARK, ÇAK, ÇAM, ÇAR, IRA, IRK, KAÇ, KAK, KAM, KAR, KIÇ, KIR, MAÇ, RAM

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AK, AM, AR, IR, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIKARMAK

  1. [-den] Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
  2. [-i] Sonunu getirmek
    • "Hacı Bey, ayazın tükürük dondurduğu bir gün, yakacak sıkıntısından konuşulurken, ‘Eee Ali Emmi, biz bu kışı zor çıkarırız' demişti de..." (Tarık Buğra)
  3. [-i] Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek
    • "Nereden geliyordu, akşam olunca hangi yöne gidiyordu, bir türlü çıkaramadım." (Yaşar Kemal)
  4. [-i] Bulmak, ortaya koymak
    • "Sultanahmet Camisi'nde vaaz veren hocanın bile yanlışını çıkarmış..." (Aziz Nesin)
  5. [-i] Bakınız anımsamak
    • "Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım." (Necati Cumalı)
  6. [-i, -den] Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek
    • "Şimdilik bana karşı çok efendice davranıyor, beni rahat bırakıyor ama yarın ve daha sonra bu sabrının acısını benden çıkarmak istemeyecek mi?" (Muazzez Tahsin Berkand)
  7. [-i, -den] Sağlamak, elde etmek
    • "Allah adama kuvvet verirse rızkını taştan çıkarır." (Ahmet Kutsi Tecer)
  8. [-i, nesnesiz] Gibi göstermek, bir davranış yüklemek
    • "İçine kapanık, uysal, karşılaştığı sevindirici olayları başkalarının iyiliğiyle açıklayıp ters giden her işte kendini suçlu çıkaran bir insandı." (Necati Cumalı)
  9. [-i] Bakınız kusmak
    • "Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı." (İhsan Oktay Anar)
  10. İlgisini keserek uzaklaştırmak
  11. [-i] Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak
    • "İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  12. [-i] Bakınız yayımlamak
    • "Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı." (Orhan Seyfi Orhon)
  13. [-i] Bir şeyi temizlemek
    • "Üstünde kahverengi bir sandık lekesi vardı. ‘Bu leke çıkar mı?’ diye sordum gömleği satan ihtiyar kadına." (Mina Urgan)
  14. [nesnesiz] Ortaya koymak
    • "İşin aslı, bu hikâyenin çok daha ötesinde iyi bir iş çıkardım." (Adem Dönmez)
  15. [-e, nesnesiz] İkram etmek
    • "Konuklara çerez çıkardı."
  16. [-e, -i] Bakınız göstermek
    • "Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın." (Memduh Şevket Esendal)
  17. [-i, -le] Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak
    • "Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami..." (Haldun Taner)
  18. [nesnesiz] Bakınız boşaltmak
    • "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik." (Refik Halit Karay)
  19. [nesnesiz] Resim yapmak
  20. [nesnesiz] Fotoğraf çektirmek
  21. [-i, mecaz] Bir şeyi açık etmek
    • "Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır." (Osman Cemal Kaygılı)
  22. [-i, -den, matematik] Bir sayıyı başka bir sayı kadar eksiltmek; tarh etmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü