Başında çivi olan 26 kelime var. Çivi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çivi olan kelimeler listesine ya da sonu çivi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çivi bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

ÇİVİLENEBİLMEK, ÇİVİLEYEBİLMEK, ÇİVİLEYİVERMEK

13 Harfli Kelimeler

ÇİVİLENEBİLME, ÇİVİLEYEBİLME, ÇİVİLEYİVERME

11 Harfli Kelimeler

ÇİVİTLENMEK

10 Harfli Kelimeler

ÇİVİLENMEK, ÇİVİLETMEK, ÇİVİTLEMEK, ÇİVİTLENME, ÇİVİYUKARI

9 Harfli Kelimeler

ÇİVİCİLİK, ÇİVİLEMEK, ÇİVİLENME, ÇİVİLETME, ÇİVİTLEME

8 Harfli Kelimeler

ÇİVİLEME, ÇİVİTSİZ

7 Harfli Kelimeler

ÇİVİSİZ, ÇİVİTLİ

6 Harfli Kelimeler

ÇİVİCİ, ÇİVİDİ, ÇİVİLİ

5 Harfli Kelimeler

ÇİVİT

4 Harfli Kelimeler

ÇİVİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çivi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

V Ç İ İ

4 Harfli Kelimeler

ÇİVİ

2 Harfli Kelimeler

İÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİVİLENEBİLMEK

  1. [nesnesiz] Çivilenme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Elektrik ve başka tesisler için üzerine kolaylıkla oluk ve delik açılabilir, çivilenebilir, vidalanabilir." (Reşat İzbırak)
ÇİVİLEYEBİLMEK

  1. [-e, -i] Çivileme ihtimali veya imkânı bulunmak; mıhlayabilmek
  2. Çivilemeye gücü yetmek; mıhlayabilmek
ÇİVİLEYİVERMEK

  1. [-e, -i] Ansızın veya çabucak çivilemek; mıhlayıvermek
    • "Erica bir ara beni o yıllara çivileyiverdi." (Nevzat Yalçın)
ÇİVİLEYEBİLME

  1. [isim] Çivileyebilmek işi; mıhlayabilme
ÇİVİLEYİVERME

  1. [isim] Çivileyivermek işi; mıhlayıverme
ÇİVİLENEBİLME

  1. [isim] Çivilenebilmek işi
ÇİVİTLENMEK

  1. [nesnesiz] Çivitleme işine konu olmak
ÇİVİTLENME

  1. [isim] Çivitlenmek işi
ÇİVİLETMEK

  1. [-i] Çivi çaktırmak
    • "Üç sandığı varmış onu da çiviletmişler, götürmüşler." (Uluğ İğdemir)
ÇİVİLENMEK

  1. [nesnesiz] Çivi ile tutturulmak; mıhlanmak
    • "Yere çivilenmiş koca masayı sarsarken oda bir salıncak gibi sallanıyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [-e, mecaz] Bir yerde hareketsiz kalmak
    • "Bir çiftlikte mi çalışmak istersiniz, yoksa bir makine başına çivilenmek mi?" (Bekir Yıldız)
ÇİVİTLEMEK

  1. [-i] Çamaşırı çivitli suya sokup sarılığını gidermek
ÇİVİYUKARI

  1. [isim, spor] Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi
    • "Beni sırtüstü çiviyukarı yenecek değildin ya? Ben yenilsem yenilsem ancak böyle yenilirim." (Murat Sertoğlu)
ÇİVİLENME

  1. [isim] Çivilenmek işi; mıhlanma
ÇİVİLETME

  1. [isim] Çiviletmek işi
ÇİVİLEMEK

  1. [-e, -i] Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak
  2. [mecaz] Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
    • "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." (Abbas Sayar)
  3. [-i, mecaz] Bir kişiyi öldürmek
  4. [-e, mecaz] Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
    • "Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor." (Attilâ İlhan)
  5. [mecaz] Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
ÇİVİTLEME

  1. [isim] Çivitlemek işi
    • "Eskiden çivitleme bu amaçla yapılmaktaydı." (Meryem Akoğlan Kozak)
ÇİVİCİLİK

  1. [isim] Çivicinin yaptığı iş; mıhçılık
    • "Adam şimdi demircilik, çivicilik, manifaturacılık yapıyor." (Tarık Buğra)
ÇİVİTSİZ

  1. [sıfat] İçinde çivit bulunmayan
  2. Çivitli sudan geçirilmemiş olan (çamaşır)
ÇİVİLEME

  1. [isim] Çivilemek işi; mıhlama
  2. [spor] Voleybolda topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş
  3. [zarf] Deniz vb.ne dimdik ve ayaküstü bir biçimde
    • "Onur kararlılıkla kayanın denize uzanan ucuna yürüdü ve birden çivileme suya atladı." (Zeliha Akçagüner)
ÇİVİTLİ

  1. [sıfat] İçinde çivit bulunan
    • "Ne kadar gün boyu çivitli sudan çıkmamış olsa da pis." (Pınar Kür)
  2. Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır)
    • "Çünkü çivitli, mis gibi sabun kokan çarşaflarda yatmaya bayılırdım." (Meral Çelen)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü