Başında çek olan 6 harfli 6 kelime var. Çek ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çek olan kelimeler listesine ya da sonu çek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çek bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇEK

2 Harfli Kelimeler

ÇE, EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇEKMEK

  1. [-e, -i] Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
    • "Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak
  3. Bakınız germek
    • "İpi çekmek."
  4. İçine almak, emmek
  5. Bir yerden başka bir yere taşımak
    • "Ekini tarladan çekmek."
  6. Bir amaçla ortadan kaldırmak
    • "Piyasadaki parayı çekmek."
  7. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
    • "Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi." (Tarık Buğra)
  8. Atmak, vurmak
    • "Dayak çekmek. Şut çekmek."
  9. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak
  10. Güç durumlara dayanmak, katlanmak
    • "Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşından beri çekiyordum." (Peyami Safa)
  11. Tartıda ağırlığı olmak
    • "Tartsaydınız kırk, kırk beş kilodan fazla çekmezdi." (Peyami Safa)
  12. Bakınız döşemek
    • "Kablo çekmek."
  13. Herhangi bir engel kurmak
    • "Derenin kış yaz kurumayan suları böğürtlen fidanlarını yükseltmiş, iki tarafa yemiş dolu bir koyu çit çekmiş." (Refik Halit Karay)
  14. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak
    • "Birisi niyet çeksin de biz de bir lokma bir şey yiyelim diye bekleşiyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)
  15. İmbik yardımı ile elde etmek
    • "İspirto çekmek. Gül yağı çekmek."
  16. Çizgi durumunda uzatmak
  17. Aynısını yazmak veya çizmek
    • "Yazıyı temize çekmek. Kopya çekmek."
  18. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak
    • "Bardak çekmek."
  19. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak
  20. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek
    • "Fotoğraf çekmek. Film çekmek."
  21. Taşıma gücü olmak
    • "Bu araba 500 kilodan çok yük çekmez."
  22. Bir şeyi öğütmek
    • "Kahve çekmek."
  23. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak
  24. Hoşa gitmek, sarmak
  25. Kaçan ilmeği örmek
    • "Çorap çekmek."
  26. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak
    • "Beni Konya Lezzet Lokantasına götürdü, âlâ bir öğle yemeği çekti." (Halide Edip Adıvar)
  27. Bir duyguyu içinde yaşatmak
    • "Ona yanıyorum, onun hasretini çekiyorum." (Refik Halit Karay)
  28. Yürütmek, sürmek
    • "Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın." (Yahya Kemal Beyatlı)
  29. [-e] Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek
    • "Yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur." (Tarık Buğra)
  30. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak
    • "Sorguya çekmek."
  31. [-e, -i] Herhangi bir anlama almak
    • "Bak, sözümü nereye çekti!"
  32. [-e, -i] Örtmek, giymek
    • "Yorganınızı başınıza çeker ve uykunuza devam edersiniz." (Refik Halit Karay)
  33. [-e, -i] Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek
  34. Yol, ay sürmek
    • "Sevmediğim ayların çoğu otuz bir çeker, uzundur." (Burhan Felek)
  35. [nesnesiz] Daralıp kısalmak
    • "Kumaşı yıkayınca çekti."
  36. Bir şeyi asmak
    • "Açıkta durduk. Demir attık. Kayığa tehlike bayrakları çektik." (Halikarnas Balıkçısı)
  37. Boya, badana vb. sürmek
  38. Bir şey yollamak
    • "Çektikleri telgrafı babasıyla annesi, bakalım, alabilecekler mi?" (Attilâ İlhan)
  39. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak
    • "Tulumba, suyu iyi çekiyor. Baca iyi çekiyor."
  40. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek
  41. [fizik] Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı
  42. [teknik] Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak
  43. [argo] İçki içmek
    • "Çok kimse rakısını bağında çekiyordu." (Falih Rıfkı Atay)
ÇEKÇEK

  1. [isim] Kişileri taşımak için kullanılan, insan gücüyle işleyen iki tekerlekli araç
    • "Hem özür dilerim, sonra bir çekçeğe binerim." (Aka Gündüz)
  2. Cam silmekte kullanılan, bir sap ve ucunda lastik, plastik, sünger vb. malzeme olan temizlik aracı
  3. Bakınız çekpas
ÇEKPAS

  1. [isim] Zemin suyunu almak için kullanılan, bir sopa ve onun ucuna geçirilmiş lastik, plastik, sünger vb. malzemeden oluşan temizlik aracı; çekçek
ÇEKYAT

  1. [isim] Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk veya kanepe
    • "Ben holde çekyatın üzerinde yatmaya başladım." (Ayşe Kulin)
ÇEKİCİ

  1. [isim] Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt
  2. [sıfat, mecaz] İlgi ve eğilim uyandıran, beğenilen; alımlı, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri
    • "Necdet için bu, öbüründen daha çekici değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇEKMEN

  1. [isim] Bakınız vantuz
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü