Sonunda zlü olan 12 kelime var. ZLÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde zlü olan kelimeler listesine ya da başında zlü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

SULUGÖZLÜ

8 Harfli Kelimeler

GÜNDÜZLÜ, İKİYÜZLÜ, TOKGÖZLÜ

7 Harfli Kelimeler

AÇGÖZLÜ, PÜRÜZLÜ, ÜNSÜZLÜ

6 Harfli Kelimeler

ÜÇÜZLÜ

5 Harfli Kelimeler

GÖZLÜ, SÖZLÜ, YÜZLÜ

4 Harfli Kelimeler

ÖZLÜ


Kelime bulma makinesi

L Z Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ZÜL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SULUGÖZLÜ

  1. [sıfat] Çok önemsiz olaylarda bile gözyaşlarını tutamayan, ağlayan (kimse), gözü sulu

TOKGÖZLÜ

  1. [sıfat] Gözü malda olmayan, gözü tok, açgözlü karşıtı

İKİYÜZLÜ

  1. [sıfat] Özü sözü bir olmayan, riyakâr, mürai
    • "Kocasının zayıf bir adam olduğunu bilmez miydi, bilirdi, şimdi bir de ikiyüzlü olduğunu gözleriyle görüyordu." (Atilla İlhan)

GÜNDÜZLÜ

  1. [sıfat] Okula gündüz giden, yatılı olmayan (öğrenci), yatısız, nehari
    • "Akşam etütte yoklama yapılınca o kargaşalıkta iki açıkgöz arkadaşımızın gündüzlülere karışıp mektepten kaçtıkları anlaşıldı." (Haldun Taner)

ÜNSÜZLÜ

  1. [sıfat] İçinde ünsüz harf bulunan (söz)

AÇGÖZLÜ

  1. [sıfat] Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, cam göz, tokgözlü karşıtı
    • "Bir sürü dedikodudan çekindim, eksik olmasın muhtar pek açgözlü değilmiş." (Aka Gündüz)

PÜRÜZLÜ

  1. [sıfat] Pürüzü olan
    • "Pürüzlü cilt."
  2. Boğuk ve bozuk (ses)
    • "Sesi hâlâ pürüzlü idi." (Haldun Taner)
  3. Karışık, güç (durum, iş)
    • "Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur." (Refik Halit Karay)

ÜÇÜZLÜ

  1. [sıfat] Üçüzleri olan (ana)
  2. Üçü bir arada olan
    • "Fransa ile yaptığımız üçüzlü paktın aleyhinde bulunanların..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YÜZLÜ

  1. [sıfat] Yüzü herhangi bir nitelikte olan
    • "Yanında ... kapkara yüzlü, bembeyaz dişli lakin çırılçıplak olmayan bir de zenci vardı." (Refik Halit Karay)
  2. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse)

GÖZLÜ

  1. [sıfat] Gözü olan
  2. Herhangi bir biçimde veya renkte gözü olan
    • "İri gözlü. Yeşil gözlü."
  3. Bölmesi veya gözleri olan
    • "Bu masa üç gözlüdür."
  4. Deliği olan
    • "Sık gözlü kalbur."

SÖZLÜ

  1. [sıfat] Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı
    • "Sözlü sınav."
  2. [isim] Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu

ÖZLÜ

  1. [sıfat] Özü olan, öz bölümü çokça olan
    • "Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Benliğinde, varlığında, yapısında herhangi bir nitelik bulunan
    • "Ben o kadar bedbaht, doğru özlü bir kadınım ki beni sonra anlayacaksınız." (Aka Gündüz)
  3. Yapışkan, verimli (toprak)
  4. Düşünceyi gereksiz söz kullanmadan bildiren
    • "Özlü anlatım."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü