Başında zayıf olan 11 kelime var. Zayıf ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde zayıf olan kelimeler listesine ya da sonu zayıf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında zayıf bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ZAYIFLATABİLMEK, ZAYIFLAYABİLMEK
ZAYIFLATABİLME, ZAYIFLAYABİLME
ZAYIFLATMAK
ZAYIFLAMAK, ZAYIFLATMA, ZAYIFLAYIŞ
ZAYIFLAMA
ZAYIFLIK
ZAYIF
Zayıf Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ZAYIF
4 Harfli Kelimeler
YAZI
3 Harfli Kelimeler
AYI, AZI, FAY, FAZ, YAZ
2 Harfli Kelimeler
AF, AY, AZ, FA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZAYIFLAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Zayıflama ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Zayıflama ihtimali veya imkânı bulunmak
- ZAYIFLATABİLMEK
-
-
[-i]
Zayıflatma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Zayıflatmayı becermek
-
[-i]
Zayıflatma ihtimali veya imkânı bulunmak
- ZAYIFLATABİLME
-
-
[isim]
Zayıflatabilmek işi
-
[isim]
Zayıflatabilmek işi
- ZAYIFLAYABİLME
-
-
[isim]
Zayıflayabilmek işi
-
[isim]
Zayıflayabilmek işi
- ZAYIFLATMAK
-
-
[-i]
Zayıf olmasına yol açmak; eritmek
- "Zayıflamaktan değil, onu zayıflatmaktan çekinmiyordum."
-
[-i]
Zayıf olmasına yol açmak; eritmek
- ZAYIFLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Zayıf duruma gelmek; incelmek, telesimek
- "Biraz zayıflamış, kolalı beyaz yakalığı bollaşmıştı."
-
[nesnesiz]
Zayıf duruma gelmek; incelmek, telesimek
- ZAYIFLATMA
-
-
[isim]
Zayıflatmak işi
-
[isim]
Zayıflatmak işi
- ZAYIFLAYIŞ
-
-
[isim]
Zayıflamak işi
-
[isim]
Zayıflamak işi
- ZAYIFLAMA
-
-
[isim]
Zayıflamak işi
- "Sanki pek şişman bir şeymiş gibi zayıflama hastalığına tutulmuştu."
-
[isim]
Zayıflamak işi
- ZAYIFLIK
-
-
[isim]
Zayıf olma durumu; arıklık, çirozluk, nahiflik, zafiyet
- "Kavrama hızının zayıflığıyla zekâsının çalımsızlığından ötürü, okulda kendisine kozalak adını takmışlardı."
-
[isim]
Zayıf olma durumu; arıklık, çirozluk, nahiflik, zafiyet
- ZAYIF
-
Kelime Kökeni: Arapça żaʿīf
-
[sıfat]
Eti, yağı az olan, şişman olmayan (insan veya hayvan); arık (II), ince, kavruk, nahif
- "Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım."
-
Görevini yapacak yeterli gücü olmayan
- "Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf."
-
[mecaz]
Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan
- "Zayıf bir yapı."
-
[mecaz]
Önemli, güvenilir olmayan
- "Zayıf bir bilgi."
-
[mecaz]
Çok az
- "Zayıf bir ihtimal."
-
Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
- "Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık."
-
[isim]
Ortanın altında olan not
-
[mecaz]
Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz
- "Zayıf bir öğretmen."
-
[mecaz]
İradesi gereği kadar güçlü olmayan
- "Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu."
-
[sıfat]
Eti, yağı az olan, şişman olmayan (insan veya hayvan); arık (II), ince, kavruk, nahif