Başında za olan 8 harfli 29 kelime var. Za ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde za olan kelimeler listesine ya da sonu za ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında za bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZALİMANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Acımasızca
-
[zarf]
Acımasızca
- ZANAATÇI
-
-
[isim]
Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi, zanaatkâr
-
[isim]
Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi, zanaatkâr
- ZAMLANMA
-
-
[isim]
Zamlanmak işi veya durumu
-
[isim]
Zamlanmak işi veya durumu
- ZAMMETME
-
-
[isim]
Zammetmek işi
-
[isim]
Zammetmek işi
- ZALİMLİK
-
-
[isim]
Zalim olma durumu veya zalimce davranış
- "Dünyada hiçbir şeyden zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Zalim olma durumu veya zalimce davranış
- ZAĞARLIK
-
-
[isim]
Av köpeği gibi izleme
- "Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam." (Mehmet Akif Ersoy)
-
[isim]
Av köpeği gibi izleme
- ZANNETME
-
-
[isim]
Zannetmek durumu
-
[isim]
Zannetmek durumu
- ZARFINDA
-
-
[zarf]
Belli bir sürede, belli bir süre içinde
- "Aynı yorganı bir ay zarfında üç beş defadan fazla kullanmazdı." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Belli bir sürede, belli bir süre içinde
- ZAVİYEVİ
-
-
[sıfat]
Açısal
-
[sıfat]
Açısal
- ZAMANSIZ
-
-
[sıfat]
Uygun olmayan bir zamanda yapılan, vakitsiz
-
[zarf]
Uygun olmayan bir zamanda
-
[sıfat]
Uygun olmayan bir zamanda yapılan, vakitsiz
- ZARARSIZ
-
-
[sıfat]
Zarar vermeyen, zararı dokunmayan
-
Oldukça iyi
- "Bakkaldan turşu, portakal aldırdım. Az sonra zararsız bir masa düzülüverdi." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Zarar vermeyen, zararı dokunmayan
- ZAMKİNOS
-
-
[isim]
Zımbırtı
- "Saatin şuradaki zamkinosu kırılmış."
-
Dost, metres
-
Kaçma
-
[isim]
Zımbırtı
- ZAYIFLIK
-
-
[isim]
Zayıf olma durumu
-
[isim]
Zayıf olma durumu
- ZABİTLİK
-
-
[isim]
Zabit olma durumu
- "Bir demir yolu istasyonunda jandarma zabitliği ediyormuş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Zabit olma durumu
- ZAKKUMLU
-
-
[sıfat]
Zakkumu olan, zakkuma bulaşmış
-
Acı veya üzüntü veren
- "Bir anda zakkumlu bir yumruk tıkandı boğazıma." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Zakkumu olan, zakkuma bulaşmış
- ZAĞLAMAK
-
-
[-i]
Bileylemek
-
[-i]
Bileylemek
- ZAMKLAMA
-
-
[isim]
Zamklamak işi veya durumu
-
[isim]
Zamklamak işi veya durumu
- ZARFLAMA
-
-
[isim]
Zarflamak işi
-
[isim]
Zarflamak işi
- ZANLILIK
- ...
- ZANNEDİŞ
- ...