Başında yol olan 28 kelime var. Yol ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yol olan kelimeler listesine ya da sonu yol ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yol bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

YOLDURTMAK

9 Harfli Kelimeler

YOLDAŞLIK, YOLDURMAK, YOLDURTMA, YOLDÜZLER, YOLLANMAK, YOLLATMAK, YOLSUZLUK

8 Harfli Kelimeler

YOLCULUK, YOLDURMA, YOLKESEN, YOLLAMAK, YOLLANMA, YOLLATMA, YOLUNMAK

7 Harfli Kelimeler

YOLLAMA, YOLUNMA, YOLUYLA

6 Harfli Kelimeler

YOLDAŞ, YOLLUK, YOLMAK, YOLSUZ



5 Harfli Kelimeler

YOLAK, YOLCU, YOLLU, YOLMA, YOLUK

3 Harfli Kelimeler

YOL


Kelime bulma makinesi

L O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

YOL

2 Harfli Kelimeler

OL, OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YOLDURTMAK

  1. [-i] Yoldurma işini yaptırmak

YOLDURTMA

  1. [isim] Yoldurtmak işi

YOLLANMAK

  1. [nsz] Yollama işi yapılmak, gönderilmek
  2. Bir yere gitmeye başlamak, yürümek
    • "Arkadaşlarıyla buluştuğu pastaneye yollandı." (Sait Faik Abasıyanık)

YOLDURMAK

  1. [-i] Yolma işini yaptırmak

YOLSUZLUK

  1. [isim] Yolsuz olma durumu
    • "Köy yolsuzluktan kurtuldu."
  2. Bir görevi, bir yetkiyi kötüye kullanma
    • "Bir hafta içinde adamlarının on beşten fazla hırsızlığını, yolsuzluğunu tuttu." (Sait Faik Abasıyanık)

YOLDAŞLIK

  1. [isim] Yoldaş olma durumu
    • "Babamın tatlı yoldaşlığı sayesinde ben ne yorgunluğunu duymuş ne azabını çekmiştim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YOLDÜZLER

  1. [isim] Buldozer

YOLLATMAK

  1. [-i] Yollama işini yaptırmak

YOLKESEN

  1. [sıfat] Yolda engelleme yapıp soygun düzenleyen

YOLDURMA

  1. [isim] Yoldurmak işi

YOLUNMAK

  1. [nsz] Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak
    • "Kaşları tıraş edilmiş yahut yolunmuş, yerine hilal kaşlar kalemle çekilmiş." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Çok kederlenerek çırpınmak

YOLLANMA

  1. [isim] Yollanmak işi

YOLCULUK

  1. [isim] Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer
    • "Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Bu gidiş gelişte geçen süre
  3. Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme
    • "Yolculukla ilgili işlemleri tamamlarken, koltuğuna oturtmuştuk onu." (Necati Cumalı)

YOLLAMAK

  1. [-i] Göndermek
    • "Hekim hademeleri aşağıya yolladı." (Memduh Şevket Esendal)

YOLLATMA

  1. [isim] Yollatmak işi

YOLLAMA

  1. [isim] Yollamak işi

YOLUYLA

  1. [zarf] Aracılığıyla, vasıtasıyla
    • "Dilekçesini kaymakamlık yoluyla göndermiş."
  2. Yöntemiyle, usulüne uygun olarak
    • "Her işi yoluyla yapar."

YOLUNMA

  1. [isim] Yolunmak işi

YOLSUZ

  1. [sıfat] Yolu olmayan
    • "Bu dik, sarp ve yolsuz dağları arabalar, katırlar ve otomobillerle aşacaksınız." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Yavaş giden (taşıt)
    • "Bu gemi yolsuzdur."
  3. Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız
    • "Kaymakamın yolsuz icraatı, hususi hayatı hep burada konuşulur, kasabanın olup biten işleri hep burada öğrenilirdi." (Refik Halit Karay)
  4. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan
    • "Babam böyle yolsuz bir adam olsaydı anam ne yapardı." (Memduh Şevket Esendal)

YOLDAŞ

  1. [isim] Yol arkadaşı
  2. Arkadaş, dost
    • "Bizim kadın kimsesizdir, bir can yoldaşı yok." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü