Başında yo olan 8 harfli 44 kelime var. Yo ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yo olan kelimeler listesine ya da sonu yo ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yo bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yo Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
O Y
2 Harfli Kelimeler
OY, YO
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOĞUŞMAK
-
-
[nesnesiz, fizik]
Gaz hâlindeki bir madde ısı kaybederek sıvı hâle gelmek
-
[nesnesiz, fizik]
Gaz hâlindeki bir madde ısı kaybederek sıvı hâle gelmek
- YOKLAYIŞ
-
-
[isim]
Yoklamak işi
-
[isim]
Yoklamak işi
- YOLDURMA
-
-
[isim]
Yoldurmak işi
-
[isim]
Yoldurmak işi
- YORDAMLI
-
-
[sıfat]
Yakışıklı olan
-
[ağızlardan]
Elinden iş gelen
-
[sıfat]
Yakışıklı olan
- YOĞURTMA
-
-
[isim]
Yoğurtmak işi
-
[isim]
Yoğurtmak işi
- YOĞURTÇU
-
-
[isim]
Yoğurt yapan veya satan kimse
- "Eski yıllarda yoğurtçu esnafı bu bölgede iş görürdü."
-
[isim]
Yoğurt yapan veya satan kimse
- YOĞURMAK
-
-
[-i]
Katı veya toz durumundaki bir maddeyi herhangi bir sıvı ile karıştırarak hamur durumuna getirmek
-
[mecaz]
Bir kişiye istenilen nitelikleri kazandırmak, yeteneklerini geliştirmek
- "Taşı yoğuran mimarın yanında bir de hayali yoğuran şair bulunuyordu."
-
[-i]
Katı veya toz durumundaki bir maddeyi herhangi bir sıvı ile karıştırarak hamur durumuna getirmek
- YOKLUKLU
-
-
[sıfat]
Bakınız yoksul
- "Ama kimseye kimseye eşit durmaz; birinin boyu kısadır, diğerinin uzun, biri varlıklıdır, diğeri yokluklu."
-
Eksik olan
-
[sıfat]
Bakınız yoksul
- YOLKESEN
-
-
[sıfat, mecaz]
Issız yollarda engelleme yapıp soygun düzenleyen; kıray
-
[sıfat, mecaz]
Issız yollarda engelleme yapıp soygun düzenleyen; kıray
- YOLLAYIŞ
-
-
[isim]
Yollamak işi
-
[isim]
Yollamak işi
- YOKLATMA
-
-
[isim]
Yoklatmak işi
-
[isim]
Yoklatmak işi
- YOKLAMAK
-
-
[-i]
Dokunarak incelemek; yordamlamak
- "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım."
-
Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek
-
Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak
- "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım."
-
Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek
- "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu."
-
Ara sıra etkisini göstermek
- "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."
-
Aramak, araştırmak
- "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar."
-
[mecaz]
Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek
-
[-i]
Dokunarak incelemek; yordamlamak
- YORUMSUZ
-
-
[sıfat]
Yorum içermeyen
- "Üstelik o gece yorumsuz, anlamsız bir temsilde çok sıkılmıştım."
-
"Her şey ortada, yorum yapmaya gerek yok" anlamında kullanılan bir söz, yorum yok
-
[zarf, mecaz]
Farklı bir düşünce öne sürülmeden
-
[sıfat]
Yorum içermeyen
- YOLLANIŞ
-
-
[isim]
Yollanmak işi
-
[isim]
Yollanmak işi
- YOSUNCUL
-
-
[sıfat]
Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan
-
[sıfat]
Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan
- YOĞUNLUK
-
-
[isim]
Yoğun olma durumu; sel
-
Yoğun bir maddenin özelliği; kesafet
- "Sisin yoğunluğu."
-
[fizik]
Bir cismin birim hacminin kütlesi; gravite
- "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
-
[sinema]
Bir görüntünün herhangi bir noktasına ışığı durdurma derecesini gösteren sayı
-
Bakınız kalabalık
-
[isim]
Yoğun olma durumu; sel
- YOBAZLIK
-
-
[isim]
Yobaz olma durumu, yobazca davranış
- "Halit'in bu sövüşlerini yobazlığına, kaba sofuluğuna verdiler."
-
[isim]
Yobaz olma durumu, yobazca davranış
- YOLLANMA
-
-
[isim]
Yollanmak işi
-
[isim]
Yollanmak işi
- YOĞURTLU
-
-
[sıfat]
İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
-
[sıfat]
İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
- YOLLAMAK
-
-
[-e, -i]
Bakınız göndermek
- "Hekim hademeleri aşağıya yolladı."
-
Birini yolcu etmek
-
Biri aracılığı ile bir şeyin başka birinin eline geçmesini sağlamak
-
Aracılık ederek birini bir yerde hizmet etmesini sağlamak amacı ile ilgili yere tavsiye ile göndermek
-
İstenmediği, ihtiyaç kalmadığı gerekçesi ile birini işten çıkarmak, yol vermek
-
[-e, -i]
Bakınız göndermek