Başında yo olan 8 harfli 44 kelime var. Yo ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yo olan kelimeler listesine ya da sonu yo ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yo bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yo Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

O Y

2 Harfli Kelimeler

OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YOĞUŞMAK

  1. [nesnesiz, fizik] Gaz hâlindeki bir madde ısı kaybederek sıvı hâle gelmek
YOKLAYIŞ

  1. [isim] Yoklamak işi
YOLDURMA

  1. [isim] Yoldurmak işi
YORDAMLI

  1. [sıfat] Yakışıklı olan
  2. [ağızlardan] Elinden iş gelen
YOĞURTMA

  1. [isim] Yoğurtmak işi
YOĞURTÇU

  1. [isim] Yoğurt yapan veya satan kimse
    • "Eski yıllarda yoğurtçu esnafı bu bölgede iş görürdü." (Haldun Hürel)
YOĞURMAK

  1. [-i] Katı veya toz durumundaki bir maddeyi herhangi bir sıvı ile karıştırarak hamur durumuna getirmek
  2. [mecaz] Bir kişiye istenilen nitelikleri kazandırmak, yeteneklerini geliştirmek
    • "Taşı yoğuran mimarın yanında bir de hayali yoğuran şair bulunuyordu." (Asaf Halet Çelebi)
YOKLUKLU

  1. [sıfat] Bakınız yoksul
    • "Ama kimseye kimseye eşit durmaz; birinin boyu kısadır, diğerinin uzun, biri varlıklıdır, diğeri yokluklu." (Sevinç Çokum)
  2. Eksik olan
YOLKESEN

  1. [sıfat, mecaz] Issız yollarda engelleme yapıp soygun düzenleyen; kıray
YOLLAYIŞ

  1. [isim] Yollamak işi
YOKLATMA

  1. [isim] Yoklatmak işi
YOKLAMAK

  1. [-i] Dokunarak incelemek; yordamlamak
    • "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım." (Refik Halit Karay)
  2. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek
  3. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak
    • "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım." (Sermet Muhtar Alus)
  4. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek
    • "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Ara sıra etkisini göstermek
    • "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."
  6. Aramak, araştırmak
    • "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [mecaz] Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek
YORUMSUZ

  1. [sıfat] Yorum içermeyen
    • "Üstelik o gece yorumsuz, anlamsız bir temsilde çok sıkılmıştım." (Metin And)
  2. "Her şey ortada, yorum yapmaya gerek yok" anlamında kullanılan bir söz, yorum yok
  3. [zarf, mecaz] Farklı bir düşünce öne sürülmeden
YOLLANIŞ

  1. [isim] Yollanmak işi
YOSUNCUL

  1. [sıfat] Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan
YOĞUNLUK

  1. [isim] Yoğun olma durumu; sel
  2. Yoğun bir maddenin özelliği; kesafet
    • "Sisin yoğunluğu."
  3. [fizik] Bir cismin birim hacminin kütlesi; gravite
    • "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."
  4. [sinema] Bir görüntünün herhangi bir noktasına ışığı durdurma derecesini gösteren sayı
  5. Bakınız kalabalık
YOBAZLIK

  1. [isim] Yobaz olma durumu, yobazca davranış
    • "Halit'in bu sövüşlerini yobazlığına, kaba sofuluğuna verdiler." (Memduh Şevket Esendal)
YOLLANMA

  1. [isim] Yollanmak işi
YOĞURTLU

  1. [sıfat] İçine yoğurt katılmış, içinde yoğurt bulunan
YOLLAMAK

  1. [-e, -i] Bakınız göndermek
    • "Hekim hademeleri aşağıya yolladı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Birini yolcu etmek
  3. Biri aracılığı ile bir şeyin başka birinin eline geçmesini sağlamak
  4. Aracılık ederek birini bir yerde hizmet etmesini sağlamak amacı ile ilgili yere tavsiye ile göndermek
  5. İstenmediği, ihtiyaç kalmadığı gerekçesi ile birini işten çıkarmak, yol vermek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü