Başında yo olan 5 harfli 22 kelime var. Yo ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yo olan kelimeler listesine ya da sonu yo ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yo bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

O Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

OY, YO

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YOLMA

  1. [isim] Yolmak işi
  2. Sapı orakla biçilmeyecek kadar kısa kalmış ekin

YOLAK

  1. [isim] Patika
    • "Evlerinin önü yoldur yolaktır / Başımızda dönen derttir dolaptır." (Halk türküsü)

YORMA

  1. [isim] Yormak işi

YORGA

  1. [isim] Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri

YOLUK

  1. [sıfat] Yolunmuş olan
    • "Nuran, yoluk kaşlarını parmaklarıyla düzeltiyordu." (Mahmut Yesari)

YONMA

  1. [isim] Yonmak işi veya durumu

YOMRA
...
YORTU

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Hristiyan bayramı
    • "Bilmem hangi düşmanın bilmem hangi yortusu varmış." (Aka Gündüz)

YOSMA

  1. [sıfat] Şen, güzel, fettan (genç kadın)
    • "Bir yosma geçiyor kaldırımdan / Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar" (Orhan Veli Kanık)
  2. Çok süslü giyinen ve modaya düşkün (kadın), koket

YOLLU

  1. [sıfat] Yolu herhangi bir nitelikte olan
    • "Bozuk yollu bir mahalle."
  2. Çizgili
    • "Sandığın altında, mor yollu beyaz bir iplik çul seriliydi." (Orhan Kemal)
  3. Hızlı giden (taşıt)
    • "Yollu gemi."
  4. Kuralına uygun
    • "Bu hiç de yollu bir iş değildi."
  5. [zarf] Herhangi bir nitelikte, biçimde
    • "İlk teklifimde direnir yollu konuşmaya başladım." (Falih Rıfkı Atay)
  6. [isim] Kolayca elde edilen kadın

YOĞUN

  1. [sıfat] Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif
  2. Koyu, kalın
    • "Yoğun bir sis."
  3. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.)
  4. Artmış, çoğalmış bir durumda olan
    • "O bölgede nüfus yoğundur."
  5. Dolu, sıkı, sıkışık, çok
  6. Şişman, iri, tombul
    • "İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar..." (Atilla İlhan)
  7. Kaba, kalın, iri (elek, iğne)

YOKUM

  1. ben yokum
    • "Yok canım, ben belediye taraflısı değilim. Sizden yanayım." (Memduh Şevket Esendal)
    • "İki saatte ağaç yetiştireceklermiş. -Yok, devenin başı!"
    • "Kurtulmak için ya yok olmalı ya yok etmeli." (Atilla İlhan)
    • "İttihat ve Terakki'nin yok olduğu bir günde ben İttihatçı'yım diyen bu adam, onun var olduğu günlerde, kötülüklerine bütün gücü ile karşı koyan adamdı." (Yusuf Ziya Ortaç)

YOBAZ

  1. Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
    • "Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız." (Aka Gündüz)
  2. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse)
  3. Kaba saba, inceliksiz (kimse)

YOKUŞ

  1. [isim] Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı
    • "Arkadaşımla beraber ... kısa bir yokuşu tırmandık." (Falih Rıfkı Atay)

YOSUN

  1. [isim] Tallı bitkilerin, çoğu sularda, ağaç veya taşların üzerinde yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad

YONGA

  1. [isim] Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga
    • "Ağaç yongası. Demir yongası."
  2. Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken bir malzemeden yapılmış ince bir dilim, çip

YOKSA

  1. [bağlaç] "Aksi takdirde" anlamında kullanılan bir söz
    • "Ver diyorum sana yoksa yersin dayağı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Sayıları, ihtimallerin dışında bir ihtimali bildirmek için kullanılan bir söz
    • "Yıllardan ya 41 ya 42 yoksa savaşın biteceğine yakın mı? İstanbul'a yeni gelmişim." (Atilla İlhan)

YORUM

  1. [isim] Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir
  2. Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme
    • "Böyle bir yorum hiçbir şey öğretmez." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma
  4. Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama

YONCA

  1. [isim] Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerinin genel adı (Trifolium)

YOLCU

  1. [isim] Yolculuğa çıkmış kimse
    • "Onu Bursa'ya yolcu ederken rıhtımda gittikçe küçülerek mendil sallayışı..." (Atilla İlhan)
  2. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse
    • "Gişelerin önünde işsiz güçsüzler, erken gelen yolcular dolanıyordu." (Necati Cumalı)
  3. Doğması beklenen çocuk
  4. İyileşmesi umutsuz hasta
  5. İşten çıkarılması beklenen kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü