Başında yağı olan 16 kelime var. Yağı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yağı olan kelimeler listesine ya da sonu yağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yağı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

YAĞIŞSIZLIK

10 Harfli Kelimeler

YAĞILAŞMAK, YAĞIŞLILIK, YAĞIŞÖLÇER, YAĞIVERMEK

9 Harfli Kelimeler

YAĞILAŞMA, YAĞIVERME

8 Harfli Kelimeler

YAĞIŞSIZ

7 Harfli Kelimeler

YAĞILIK, YAĞILTI, YAĞIMSI, YAĞIŞLI

5 Harfli Kelimeler

YAĞIR, YAĞIŞ, YAĞIZ

4 Harfli Kelimeler

YAĞI

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I Y Ğ

4 Harfli Kelimeler

YAĞI

3 Harfli Kelimeler

AĞI, AYI, YAĞ

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAĞIŞSIZLIK

  1. [isim] Yağış olmama durumu; kuraklık
YAĞIŞÖLÇER

  1. [isim] Belirli bir zamanda, belirli bir yere düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan alet; yağmurölçer, plüviyometre
YAĞILAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Düşman olarak karşı karşıya gelmek, savaşa tutuşmak
YAĞIŞLILIK

  1. [isim] Yağışlı olma durumu
YAĞIVERMEK

  1. [nesnesiz] Ansızın veya çabucak yağmak
    • "Beklenilmeyen bir vakitte yağıverdi işte!" (Nâzım Hikmet)
YAĞIVERME

  1. [isim] Yağıvermek işi
YAĞILAŞMA

  1. [isim] Yağılaşmak işi
YAĞIŞSIZ

  1. [sıfat] Yağışı olmayan; kurak
YAĞIMSI

  1. [sıfat] Bakınız yağsı
YAĞILIK

  1. [isim] Bakınız düşmanlık
YAĞILTI

  1. [isim] Derideki yağ ve ter bezleri tarafından salgılanan, lifleri bir kılıf gibi sararak dış tesirlerden koruyan madde
YAĞIŞLI

  1. [sıfat] Yağışı olan
    • "Yağışlı havalarda boydan boya gerili iki kalın ipe serer çarşafları, çamaşırları." (Yusuf Atılgan)
  2. Yağışı çokça olan
    • "Ekvator çevresi yağışlı bölgelerdendir."
YAĞIR

  1. [isim, ağızlardan] İki kürek kemiğinin arası
  2. Atın omuzları arasındaki yer
  3. Çoğunlukla bu yerde eyer ve semerin açtığı yara
  4. Bakınız kel
YAĞIZ

  1. [sıfat] Bakınız esmer
    • "Yağız ve kuvvetli, analarının ardı sıra dokuzar onar gürbüz çocuk koşar." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bakınız doru
    • "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı / Bir dakika araba yerinde durakladı" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  3. [ağızlardan] Bakınız yiğit
    • "Bunu o ilk zamanlardaki yağız savaşçı havasıyla dedi." (Attilâ İlhan)
YAĞIŞ

  1. [isim] Yağmak işi
  2. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı
  3. Yağan yağmur veya kar miktarı
  4. Bakınız yağmur
YAĞI

  1. [isim, eskimiş] Bakınız düşman
    • "Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü