Başında yapış olan 24 kelime var. Yapış ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yapış olan kelimeler listesine ya da sonu yapış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yapış bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
YAPIŞTIRABİLMEK, YAPIŞTIRIVERMEK
YAPIŞTIRABİLME, YAPIŞTIRICILIK, YAPIŞTIRIVERME
YAPIŞTIRILMAK
YAPIŞABİLMEK, YAPIŞIVERMEK, YAPIŞTIRILMA, YAPIŞTIRTMAK
YAPIŞABİLME, YAPIŞIVERME, YAPIŞKANLIK, YAPIŞTIRICI, YAPIŞTIRMAK, YAPIŞTIRTMA
YAPIŞIKLIK, YAPIŞTIRMA
YAPIŞKAN, YAPIŞMAK
YAPIŞAK, YAPIŞIK, YAPIŞMA
YAPIŞ
Yapış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
YAPIŞ
4 Harfli Kelimeler
APIŞ, AYIP, YAPI
3 Harfli Kelimeler
AŞI, AYI, PAY, ŞAP, ŞIP, YAŞ
2 Harfli Kelimeler
AŞ, AY, PA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAPIŞTIRIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Çabucak yapıştırmak
- "Sihirbaz ise gözleri bağlı olduğu hâlde sorulara tek tek doğru cevabı yapıştırıveriyordu."
-
[-e, -i]
Çabucak yapıştırmak
- YAPIŞTIRABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Yapıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Yapıştırmaya gücü yetmek
-
[-e, -i]
Yapıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- YAPIŞTIRIVERME
-
-
[isim]
Yapıştırıvermek işi
-
[isim]
Yapıştırıvermek işi
- YAPIŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Yapıştırabilmek işi
-
[isim]
Yapıştırabilmek işi
- YAPIŞTIRICILIK
-
-
[isim]
Yapıştırıcı olma durumu
-
[isim]
Yapıştırıcı olma durumu
- YAPIŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yapıştırma işi yapılmak
- "Cebinde, yapıştırılacak iki kâğıt daha var."
-
[nesnesiz]
Yapıştırma işi yapılmak
- YAPIŞIVERMEK
-
-
[-e]
Çabucak yapışmak
- "O hızla gitmiş, surların üstüne yapışıvermiş."
-
Yapışıp kalmak
-
[-e]
Çabucak yapışmak
- YAPIŞABİLMEK
-
-
[-e]
Yapışma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e]
Yapışma ihtimali veya imkânı bulunmak
- YAPIŞTIRILMA
-
-
[isim]
Yapıştırılmak işi
-
[isim]
Yapıştırılmak işi
- YAPIŞTIRTMAK
-
-
[-i]
Yapıştırma işini yaptırmak
- "Ben bu dileğin altına bilmem kaç kuruşluk pul yapıştırtıp, binlerce yurttaşa parmak bastırtıp yirmi metre uzunluğunda bir dilek kâğıdı olarak size sunabilirdim."
-
[-i]
Yapıştırma işini yaptırmak
- YAPIŞTIRTMA
-
-
[isim]
Yapıştırtmak işi
-
[isim]
Yapıştırtmak işi
- YAPIŞIVERME
-
-
[isim]
Yapışıvermek işi
-
[isim]
Yapışıvermek işi
- YAPIŞKANLIK
-
-
[isim]
Yapışkan olma durumu; lüzucet
- "Her vakit ıslak duran ellerinde öyle tiksindirici bir yapışkanlık vardı ki..."
-
[fizik]
Bir sıvı veya gaz kütlesinin, içinde bulunan cismin hareketini engelleme özelliği
-
[isim]
Yapışkan olma durumu; lüzucet
- YAPIŞTIRICI
-
-
[isim]
Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne; yapışkan
-
[sinema]
Filmlerin yapıştırılması işinde kullanılan cihaz
-
[isim]
Yapıştırma özelliği olan, yapıştırmaya yarayan nesne; yapışkan
- YAPIŞTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Yapışmasını sağlamak
- "Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi."
-
Yaklaştırmak, birbirine dayamak
- "Yüzümü âdeta cama yapıştırarak her hareketini ilgiyle izliyorum."
-
[mecaz]
Birine tokat atmak
- "Şeytan diyor, suratının ortasına bir tane yapıştır."
-
[mecaz]
Hızlı bir biçimde yazmak
- "O, masanın üzerinden kaptığı cetvele üç tane sıfırı yapıştırmıştı."
-
[-i, mecaz]
Gecikmeden karşılık vermek veya gerekeni yapmak
- "Miralay Bey, realist bir asker görüşü ile teşhisi yapıştırır."
-
[-e, -i]
Yapışmasını sağlamak
- YAPIŞABİLME
-
-
[isim]
Yapışabilmek işi
-
[isim]
Yapışabilmek işi
- YAPIŞTIRMA
-
-
[isim]
Yapıştırmak işi
- "Yırtık yeri birleştiriyor, yapıştırmaya çalışıyor, yapamıyor, yatağın üstüne kapanıp hıçkıra hıçkıra ağlıyordum."
-
[sıfat]
Yapıştırarak yapılan
- "Yapıştırma terlik."
-
[eskimiş]
Gelinlerin yüzüne yapıştırılarak yapılan süs
-
[isim]
Yapıştırmak işi
- YAPIŞIKLIK
-
-
[isim]
Yapışık olma durumu
-
[isim]
Yapışık olma durumu
- YAPIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
- "Zarfın iyice yapışıp yapışmadığına o kadar dikkat etti ki..."
-
[-e]
İyice yaklaşmak, sokulup değmek
- "Geri geri giderek duvara yapıştı."
-
[-e]
Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak
- "Islanan tül gömleği pembe vücuduna yapıştı."
-
[-e]
Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak
- "Dişlerine oltayı almış, tekrar küreklere yapışmıştı."
-
[-e]
Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak
- "Niçin yalan söylüyor, bu zavallıya iftira ediyorsun diye kulağıma yapıştı."
-
[spor]
Başı çekeni çok yakından izlemek
-
[mecaz]
Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak
-
[nesnesiz]
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
- YAPIŞKAN
-
-
[sıfat]
Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci
- "Tütün yaprakları sıcakta yapışkan bir su salar."
-
[isim]
Bakınız yapıştırıcı
- "Zamk bir yapışkandır."
-
[mecaz]
Gitmek bilmeyen; bulaşık
- "Aynı arabaya binecek kadar pişkin ve yapışkan bir gölge."
-
[sıfat]
Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci