Başında yan olan 8 harfli 25 kelime var. Yan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yan olan kelimeler listesine ya da sonu yan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AYN, YAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YANAŞLIK
-
-
[isim]
Deniz veya ırmakta iskele
-
[isim]
Deniz veya ırmakta iskele
- YANARDAĞ
-
-
[isim]
Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genellikle koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ, volkan
- "Vezüv ve Etna birer yanardağdır."
-
[isim]
Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genellikle koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ, volkan
- YANSINIM
- ...
- YANILTMA
-
-
[isim]
Yanıltmak işi
-
[isim]
Yanıltmak işi
- YANIKLIK
-
-
[isim]
Yanmış olma durumu
-
Acılı, kaygılı, bıkkın, dertli olma durumu
-
[isim]
Yanmış olma durumu
- YANCILIK
-
-
[isim]
Yancı olma durumu
-
[isim]
Yancı olma durumu
- YANAZLIK
- ...
- YANAŞMAK
-
-
[-e]
Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
- "Usulca avluya indim, rafa doğru yanaştım." (Falih Rıfkı Atay)
-
Vapur, kayık vb. kıyıya varmak
- "Günün birinde kocaman bir motor Santa Maria'ya yanaştı, içinden çıkan bir subay muhafızlarla uzun uzun görüştü." (Refik Halit Karay)
-
Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek
- "Ali Mehmet Bey, cihetlere yanaşacak kimselerden değildir." (Sermet Muhtar Alus)
-
[nsz]
İlişki kurmak
- "Vahşi ve utangaç olduğu için pek yanaşmaz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-e]
Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
- YANKISIZ
-
-
[sıfat]
Yankısı olmayan
- "Binlerce insana değil, sinir bozucu yankısız bir boşluğa konuşuyordu." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Yankısı olmayan
- YANGINCI
-
-
[isim]
İtfaiyeci
-
[isim]
İtfaiyeci
- YANSITIŞ
- ...
- YANSIYIŞ
- ...
- YANDIRMA
-
-
[isim]
Yandırmak işi veya durumu
-
[isim]
Yandırmak işi veya durumu
- YANSITMA
-
-
[isim]
Yansıtmak işi
-
İletme, duyurma
-
[isim]
Yansıtmak işi
- YANLILIK
-
-
[isim]
Yanlı olma durumu
- "Gençlik onun yanlılığını, bencillik gibi görünen iç inzivasını hiç tutmazdı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Yanlı olma durumu
- YANSIMAK
-
-
[nsz]
Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek, aksetmek
- "Düz ve parlak yüzeylere çarpan ışık yansır."
-
Yer almak
- "Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Anlaşılmak, belli olmak
-
Ulaşmak, duyulmak, yayılmak, aksetmek
-
[nsz]
Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek, aksetmek
- YANGISIZ
-
-
[sıfat]
Yangısı olmayan, iltihapsız
-
[sıfat]
Yangısı olmayan, iltihapsız
- YANŞAMAK
-
-
[nsz]
Gevezelik etmek, tatsızlık etmek
-
[nsz]
Gevezelik etmek, tatsızlık etmek
- YANLAMAK
-
-
[nsz]
Yana yatmak, yana dönmek
-
[-i]
Yanından geçmek
-
[-e]
Çalışıp yorulmadan başka birisinden geçinmek
- "Validenin yanına yanlamaktan başka çarem yok!" (Ercüment Ekrem Talu)
-
[nsz]
Yana yatmak, yana dönmek
- YANITSIZ
-
-
[sıfat]
Cevabı olmayan, cevabı verilmeyen, cevapsız
-
[sıfat]
Cevabı olmayan, cevabı verilmeyen, cevapsız