Başında yan olan 6 harfli 11 kelime var. Yan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yan olan kelimeler listesine ya da sonu yan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A N Y
3 Harfli Kelimeler
AYN, YAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YANCIK
-
-
[isim]
Genellikle çobanların kullandığı azık torbası
- "İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi."
-
[isim]
Genellikle çobanların kullandığı azık torbası
- YANŞAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Yersiz ve çok konuşan
-
[sıfat, ağızlardan]
Yersiz ve çok konuşan
- YANGIN
-
-
[isim]
Zarara yol açan büyük ateş
- "Yangın yaklaştığı için yaverleri ve dostları telaşta idi."
-
Hastalıkta ateş
-
[mecaz]
Tutkunun verdiği coşkunluk
-
[sıfat, mecaz]
Düşkün, âşık olan
- "Haydi ben kumar yangınıyım fakat senin vaziyetin benimkinden daha vahim."
-
[isim]
Zarara yol açan büyük ateş
- YANLIK
-
-
[isim]
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
-
[isim]
Kahvaltıda ve diğer öğünlerde ana yiyeceğin yanında verilen çerez türü veya domates, salatalık vb. yiyecekler
- YANLIŞ
-
-
[isim]
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu; hata
- "Sen hayatımdaki bir yanlışmışsın, keşke seni hiç tanımasaydım."
-
[sıfat]
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan
- "Yanlış ve mantıksız hareketim bu suretle cezalanmalı."
-
[zarf]
Hatalı bir biçimde
- "Evime gitmek için, yanlış söyledim, gitmemek için vapurun kaçmasını bekliyordum."
-
[sıfat, felsefe]
Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan
-
[isim]
Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu; hata
- YANSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız tarafsız
-
[kimya]
Turnusol gibi bir ayıraç karşısında, asit ve alkali tepkisi göstermeyen; nötr
-
[fizik]
Elektriğe karşı hiçbir tepkisi olmayan; nötr
-
[dil bilgisi]
Cinsiyet kategorisinin söz konusu olduğu dillerde erkek veya dişi cinsten sayılmayan (kelime)
-
[sıfat]
Bakınız tarafsız
- YANICI
-
-
[sıfat]
Yanma özelliği olan
-
[sıfat]
Yanma özelliği olan
- YANDIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki (Alhagi maurorum)
-
[isim, bitki bilimi]
Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki (Alhagi maurorum)
- YANDAŞ
-
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse; yanlı, tarafçı, taraflı, taraftar
- "En hararetli İngiliz yandaşları, üzgün ve umutsuz."
-
[dil bilgisi]
Bir kelimede yan yana bulunan (ses)
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse; yanlı, tarafçı, taraflı, taraftar
- YANMAZ
-
-
[sıfat]
Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
-
[sıfat]
Isıya karşı dayanıklı olan, yanmayan
- YANMAK
-
-
[nesnesiz]
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
- "Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz."
-
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak; harıldamak
- "Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı."
-
Isı, ışık veren bir konuma geçmek
- "Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi."
-
Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
- "Yemek yandı. Ekmek yandı."
-
Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak
- "Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı."
-
Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
- "Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar."
- "Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur."
-
Parlamak, parıldamak
- "Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor."
-
Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
- "Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış."
-
Yanık acısına benzer bir acı duymak
- "Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı."
-
Çok istemek, çabalamak
- "Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar."
-
[mecaz]
Çok üzülmek
- "Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum."
-
[mecaz]
Çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
-
[mecaz]
Hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
- "Vaktinde değiştirilmeyen kâğıt paralar yandı."
-
[mecaz]
Zarara, kötülüğe uğramak
- "Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü."
-
[mecaz]
Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
-
[mecaz]
Bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
- "Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum."
-
[nesnesiz]
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak