Başında yaka olan 25 kelime var. Yaka ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yaka olan kelimeler listesine ya da sonu yaka ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yaka bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

YAKAMOZLANMAK

12 Harfli Kelimeler

YAKAMOZLANMA

10 Harfli Kelimeler

YAKALANMAK, YAKALATMAK, YAKALIKSIZ

9 Harfli Kelimeler

YAKALAMAK, YAKALANIŞ, YAKALANMA, YAKALATMA, YAKALIKLI, YAKAMOZLU

8 Harfli Kelimeler

YAKAKENT, YAKALAMA, YAKARMAK

7 Harfli Kelimeler

YAKACAK, YAKALIK, YAKAMOZ, YAKARCA, YAKARIŞ, YAKARMA, YAKASIZ

6 Harfli Kelimeler

YAKALI, YAKARI, YAKAZA

4 Harfli Kelimeler

YAKA


Kelime bulma makinesi

A A K Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AYAK, KAYA, YAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, AYA, KAY, YAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAKAMOZLANMAK

  1. [nsz] Denizde yakamozlar oluşmak

YAKAMOZLANMA

  1. [isim] Yakamozlanmak işi

YAKALATMAK

  1. [-i] Yakalanmasını sağlamak

YAKALANMAK

  1. [nsz] Yakalama işi yapılmak, ele geçirilmek
  2. Birinin kendisini zor duruma düşürecek bir şeyi, bir suçu ortaya çıkmak
  3. Bir hastalığa, karşılaşmak istenilmeyen birine veya kötü bir duruma tutulmak
    • "Nezleye yakalandı. Evden çıkarken o adama yakalandı. Yağmura yakalandı."

YAKALIKSIZ

  1. [sıfat] Yakalığı olmayan
    • "Yakalıksız gömleğinin bir düğmesi kopmuş, gerdanı yarıya kadar açılmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YAKALANMA

  1. [isim] Yakalanmak işi

YAKALAMAK

  1. [-i] Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak
    • "Üç ince dalı birleştirerek sıkıca yakaladım." (Refik Halit Karay)
  2. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek
  3. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak
    • "Bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar." (Halide Edip Adıvar)
  4. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak
    • "Kocasını bir kadınla yakalamış."
  5. Bir kimsenin suçluluğunu gösteren söz, bakış veya işareti fark etmek
  6. Birdenbire etkisi altına almak
    • "Yağmur bizi yolda yakaladı."
  7. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak
    • "Zehra, Yorgaki'nin müziğini herhangi bir yerinden yakalıyor." (Atilla İlhan)
  8. Belirlemek, anlamak
    • "Kız onun zayıf damarını yakalamıştı." (Tarık Buğra)

YAKALIKLI

  1. [sıfat] Yakalığı olan
    • "Bu büyük salonda toplananların çoğu redingotlu, kolalı yüksek yakalıklı, fesli beylerdi." (Memduh Şevket Esendal)

YAKAMOZLU

  1. [sıfat] Yakamozu olan
    • "Yakamozlu lacivert göl perde perde açıldı, aydınlandı" (Reşat Enis)

YAKALANIŞ

  1. [isim] Yakalanma işi veya biçimi

YAKALATMA

  1. [isim] Yakalatmak işi

YAKALAMA

  1. [isim] Yakalamak işi
  2. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi
    • "Yakalama veya tutuklama sebepleri ... hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir." (Anayasa)

YAKAKENT
...
YAKARMAK

  1. [-e] Israrla istemek, yalvarmak
    • "Yalvarmak, yakarmak nafile bugün / Gözünün yaşına bakmadan gider." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. Tanrı'ya içten yalvararak dua etmek, niyaz etmek

YAKARIŞ

  1. [isim] Yakarma işi veya biçimi, yakarı
  2. Tanrı'dan bir şey dilemek amacıyla söylenen söz, dua, münacat

YAKAMOZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
    • "Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim / Çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı

YAKARMA

  1. [isim] Yakarmak işi

YAKACAK

  1. [isim] Yakıt

YAKARCA

  1. [isim] Tatarcık

YAKASIZ

  1. [sıfat] Yakası olmayan
    • "Adamın sırtında yakasız bir mintan, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü