Sonunda y olan 5 harfli 55 kelime var. Y harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde y harfi olan kelimeler listesine ya da başında y harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MALAY
-
-
[isim]
Malezya, Doğu Sumatra ve Brunei kıyılarında yaşayan bir halk veya bu halktan olan kimse
-
[isim]
Malezya, Doğu Sumatra ve Brunei kıyılarında yaşayan bir halk veya bu halktan olan kimse
- DETAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca détail
-
[isim]
Bakınız ayrıntı
-
[isim]
Bakınız ayrıntı
- HATAY
-
-
[isim]
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- YAHEY
-
-
[ünlem]
Sevinç ve coşma anlatan bir söz
-
[ünlem]
Sevinç ve coşma anlatan bir söz
- DİKEY
-
-
[sıfat, matematik]
Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi); amudi
- "a, b doğrusuna c noktasından dikey bir doğru indirilince 90 derecelik açı oluşur."
-
[zarf]
Dik olarak
-
[sıfat, matematik]
Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi); amudi
- NOGAY
-
-
[isim]
Türkiye ile Rusya Federasyonu’na bağlı Karaçay-Çerkes, Çeçen-İnguş ve Dağıstan Özerk Cumhuriyetlerinde dağınık olarak yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Türkiye ile Rusya Federasyonu’na bağlı Karaçay-Çerkes, Çeçen-İnguş ve Dağıstan Özerk Cumhuriyetlerinde dağınık olarak yaşayan bir Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- DADAY
-
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri
- DÜZEY
-
-
[isim]
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır; seviye
- "Su düzeyi."
-
Bir kursun basamaklarından her biri; kur (I)
-
[mecaz]
Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi; düzem, seviye
- "Eğitim düzeyi. Kültür düzeyi."
-
[isim]
Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır; seviye
- NEFİY
-
Kelime Kökeni: Arapça nefy
-
[isim, eskimiş]
Sürme, sürgüne gönderme; sürgün
- "Bu nefiy hadisesinin dehşeti konakta için için hissolunurdu."
-
Bakınız olumsuzluk
-
[dil bilgisi]
Olumsuz kılma
-
[mantık]
Bakınız yadsıma
-
[isim, eskimiş]
Sürme, sürgüne gönderme; sürgün
- OLCAY
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim]
Baht, talih, şans
-
[sıfat]
Bahtlı, talihli
-
[isim]
Baht, talih, şans
- HANAY
-
- GÜNEY
-
-
[isim]
Bulunulan yerde sola doğu, sağa batı alındığında yüzün dönük olduğu yön; lodosluk, cenup, kuzey karşıtı
- "Hafta sonu olduğu için yoğun bir kalabalık kuzeyden güneye geçmeye çalışırken diğer bir kalabalık da güneyden kuzeye geçmeye çalışıyordu."
-
[sıfat]
Bu yönde bulunan; cenubi
- "Güney Anadolu."
-
Güneş gören yer
-
[isim]
Bulunulan yerde sola doğu, sağa batı alındığında yüzün dönük olduğu yön; lodosluk, cenup, kuzey karşıtı
- DİZEY
-
-
[isim, matematik, fizik]
Bakınız matris
-
[isim, matematik, fizik]
Bakınız matris
- SPREY
-
Kelime Kökeni: İngilizce spray
-
[isim]
Çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı
-
Bakınız püskürtücü
-
Püskürtüldüğünde saçın üzerinde koruyucu bir tabaka meydana getiren ve ana maddesi reçine olan ürün
-
[isim]
Çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı
- NANAY
-
-
[isim, argo]
Bakınız yok
- "Gözü çıksın kasabanın, sabahın onunda su nanay, depo nanay."
-
[isim, argo]
Bakınız yok
- ALTAY
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu'na bağlı Altay Özerk Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- "Turan’ın her tarafından onu selamlamak için heyetler gelmişti. Kâşgar’dan, Buhara’dan, Fergana’dan, Hive’den, Altay şehirlerinden, her yerden, her yerden!"
-
[isim]
Rusya Federasyonu'na bağlı Altay Özerk Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- YATAY
-
-
[sıfat, matematik]
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan; ufki
- "Sıvıların yüzü hep yatay olur."
-
[sıfat, matematik]
Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan; ufki
- SUBAY
-
-
[isim, askerlik]
Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker
- "Seni gelin edeceğiz, kılıçlı bir subayın koluna gireceksin."
-
[isim, askerlik]
Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker
- KALAY
-
-
[isim, kimya]
Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
-
Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası
- "Pencereye, elinde yeni kalaydan çıkmış bir bakır sahanla orta yaşlı kadın geldi."
-
[mecaz]
Aldatıcı görünüş
-
[argo]
Bakınız küfür
- "Senin canın bugün nişadırı bol kalay istemekte ya, benim sıram o sıra değil!"
-
[isim, kimya]
Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
- KOLAY
-