Başında vurgu olan 20 kelime var. Vurgu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde vurgu olan kelimeler listesine ya da sonu vurgu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında vurgu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

VURGULANABİLMEK, VURGULAYABİLMEK

14 Harfli Kelimeler

VURGULANABİLME, VURGULAYABİLME

11 Harfli Kelimeler

VURGULANMAK, VURGULATMAK, VURGUNCULUK, VURGUSUZLUK

10 Harfli Kelimeler

VURGULAMAK, VURGULANIŞ, VURGULANMA, VURGULATMA, VURGULAYIŞ

9 Harfli Kelimeler

VURGULAMA, VURGUNLUK

8 Harfli Kelimeler

VURGUNCU, VURGUSUZ

7 Harfli Kelimeler

VURGULU

6 Harfli Kelimeler

VURGUN

5 Harfli Kelimeler

VURGU

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Vurgu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

G R U U V

5 Harfli Kelimeler

VURGU

4 Harfli Kelimeler

GURU, VURU

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VURGULAYABİLMEK

  1. [-i] Vurgulama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Vurgulama becerisi bulunmak
VURGULANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Vurgulanma ihtimali veya imkânı bulunmak
VURGULANABİLME

  1. [isim] Vurgulanabilmek işi
VURGULAYABİLME

  1. [isim] Vurgulayabilmek işi
VURGULANMAK

  1. [nesnesiz] Vurgulama işi yapılmak
    • "Ahırlarda her iki hayvandan birine suluk yapılması gerektiği de vurgulanmış." (Tarık Dursun K)
VURGUSUZLUK

  1. [isim] Vurgusuz olma durumu
VURGUNCULUK

  1. [isim, ticaret] İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak haksız kazanç sağlama; ihtikâr, ihtikârcılık, spekülasyon, spekülatörlük
    • "İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
VURGULATMAK

  1. [-i] Vurgulama işini yaptırmak
VURGULATMA

  1. [isim] Vurgulatmak işi
VURGULAMAK

  1. [-i] Vurgu ile söylemek
  2. Bir yazı veya konuşmada sürekli olarak öne sürülen, önemle belirtilmek istenen düşünceye dikkati çekmek, belli bir noktayı altını çizerek belirtmek
  3. Bir işe, olaya damgasını vurmak
VURGULANIŞ

  1. [isim] Vurgulanmak işi
VURGULANMA

  1. [isim] Vurgulanmak işi
VURGULAYIŞ

  1. [isim] Vurgulamak işi
VURGULAMA

  1. [isim] Vurgulamak işi
    • "Herkes susar, yalnızca kadınlardan biri, bir romanı, vurgulamalara özel önem göstererek okur, ötekiler dinlerdi." (Adalet Ağaoğlu)
VURGUNLUK

  1. [isim] Vurgun olma, gönül kaptırma durumu
VURGUSUZ

  1. [sıfat] Vurgu ile söylenmeyen
    • "Vurgusuz kelime."
VURGUNCU

  1. [sıfat, ticaret] Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden; muhtekir, ihtikârcı, spekülatör
    • "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden
    • "Halkın vurguncuya, karaborsacıya hıncı vardır." (Orhan Veli Kanık)
VURGULU

  1. [sıfat] Vurgu ile söylenen
    • "Vurgulu kelime. Vurgulu hece."
  2. [zarf, mecaz] Üstünde önemle durularak, dikkat çekilerek
    • "Vurgulu konuştu."
VURGUN

  1. [isim] Hile ile veya fırsatçılıkla haksız yere aşırı kazanç elde etme; voli
  2. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar
    • "Dolu vurgunu elma."
  3. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm
  4. [sıfat] Silahla yaralanmış olan
  5. [sıfat, mecaz] Bir kimseye veya bir şeye bağlanmış, sevmiş olan; meftun
    • "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır." (Tarık Buğra)
VURGU

  1. [isim, dil bilgisi] Bir hece veya kelimenin diğer hece veya kelimelerden daha baskılı söylenişi; aksan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü