Başında var olan 7 harfli 17 kelime var. Var ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde var olan kelimeler listesine ya da sonu var ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında var bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Var Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
VAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AV, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VARYANT
-
Kelime Kökeni: Fransızca variante
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
-
[edebiyat]
Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, değişke
-
[dil bilgisi]
Bakınız değişke
-
[isim]
Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol
- VARDİYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca guardia
-
[isim]
Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri; posta
- "Fabrikaların akşam vardiyaları dağıldıktan sonra işçiler fabrika kapılarında tek sıra oldular."
-
[denizcilik]
Gemilerde beklenen nöbet
-
[denizcilik]
Gemide nöbet yeri
-
[isim]
Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri; posta
- VARYETE
-
Kelime Kökeni: Fransızca variété
-
[isim]
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
- "Mini sirk, varyete tiyatrosu ve bazı atış poligonları, İsrafil’e belirli bir kira ödeyip lunapark içinde işlerini yapıyordu."
-
Bakınız varyasyon
-
Bir posta pulunun farklı baskılarındaki biçimi
-
[isim]
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
- VARESTE
-
Kelime Kökeni: Farsça vāreste
-
[sıfat, eskimiş]
Kurtulmuş
- "Endişeden vareste."
-
[sıfat, eskimiş]
Kurtulmuş
- VARSANI
-
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sanrı
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sanrı
- VARSAĞI
-
Kelime Kökeni: Türkçe varsak + Arapça -ī
-
[isim]
Güney Anadolu Bölgesi’nde yaşayan Varsak Türklerinin özel bir ezgiyle söyledikleri koşma
-
[isim]
Güney Anadolu Bölgesi’nde yaşayan Varsak Türklerinin özel bir ezgiyle söyledikleri koşma
- VARDACI
-
-
[isim]
Varda işini sesle veya araçla yapan kimse
- "Vardacı borusunu öttürdü."
-
[isim]
Varda işini sesle veya araçla yapan kimse
- VARİDAT
-
Kelime Kökeni: Arapça vāridāt
-
[isim]
Gelirler
- "Bayraktar Çiftliğinden ayda beş bin lira geçiyor eline. Han hamam varidatı ayrı."
-
[isim]
Gelirler
- VARILIŞ
-
-
[isim]
Varılmak işi
-
[isim]
Varılmak işi
- VAROLUŞ
-
-
[isim, felsefe]
Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu; mevcudiyet, öz karşıtı
- "Artık yaradılışının, varoluşunun, hayatla ödüllendirilişinin sebebini bilmektedir."
-
[isim, felsefe]
Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu; mevcudiyet, öz karşıtı
- VARILMA
-
-
[isim]
Varılmak işi
- "Bu iki ışık, varılması mümkün olmayan bir uzaklıkta duruyordu."
-
[isim]
Varılmak işi
- VARİSLİ
-
-
[sıfat]
Varis rahatsızlığı olan (kimse)
-
[sıfat]
Varis rahatsızlığı olan (kimse)
- VARŞOVA
-
-
[isim]
Polonya'nın başkenti
-
[isim]
Polonya'nın başkenti
- VARİYET
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız zenginlik
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız zenginlik
- VARDELA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
-
[isim]
Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
- VARAKLI
-
-
[sıfat]
Varağı olan, varaklanmış
-
[sıfat]
Varağı olan, varaklanmış
- VARAKÇI
-
-
[isim]
Varakla süs yapan zanaatkâr
-
[isim]
Varakla süs yapan zanaatkâr