Sonunda uçmak olan 2 kelime var. UÇMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uçmak olan kelimeler listesine ya da başında uçmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KUÇMAK
UÇMAK
Uçmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K M U Ç
5 Harfli Kelimeler
KUÇMA, UÇMAK
4 Harfli Kelimeler
ÇUKA, KAMU, KUMA, UÇAK, UÇMA
3 Harfli Kelimeler
ÇAK, ÇAM, KAÇ, KAM, KUM, MAÇ
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AK, AM, MA, UÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUÇMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız kucaklamak
- "Ne kadar cevretse şikâyet etmem / Öperim, kuçarım, ihanet etmem"
-
Cinsel ilişkide bulunmak
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız kucaklamak
- UÇMAK
-
-
[nesnesiz]
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
- "Biraz havalanıp bir başka kayaya kadar uçtu."
-
Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak
- "Uçak bir süre daha ormanların üstünde uçtuktan sonra yükselmeye başladı."
-
Sıvı gaz veya buhar durumuna geçip havaya dağılmak
-
Rengi solmak
- "Rengi birdenbire uçtu."
-
Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek
- "Bu gece tahta perde uçmuş."
-
Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak
- "Haydaaa, terliğin sol teki kaçtı, tırabzana çarpa çarpa aşağıya uçuverdi."
-
Belirmek, dolaşmak, gezinmek
- "Sakalı yeni çıkmış, yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu."
-
Patlayıcı veya yanıcı bir maddeyle parçalanmak
- "Bu baruthane yıldırım düşmesi sonucu havaya uçmuştu."
-
Uçar gibi dalgalanmak
- "Elleri trençkotunun cebinde, gözlerini karşı kıyıya dikmiş, saçları savrulurcasına geriye uçuyor."
-
Çok hızlı gitmek
- "Hele bir asfalta çıkalım görürsünüz bey, derdi. Uçar bu bizim külüstür."
-
Hava yolu ile gitmek
- "Yarın İstanbul’a uçuyorum."
-
[mecaz]
Yok olmak, ortadan kaybolmak
- "Bütün kararları uçmuştu. Yüzünde iradesiz hatlar belirdi."
-
[mecaz]
Çok sevinmek
- "Hasta olmadığını anlayınca da anasından yeni doğmuş kadar sevinmiş, havalara uçmuştu."
-
[mecaz]
Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak
-
[argo]
Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek
-
[şaka yollu]
İzni olmadan alınmak, aşırılmak
- "Bizim kitaplar uçmuş."
-
[din bilimi]
Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek
-
Kesilip yerinden kopmak
- "Kellesi bir vuruşta uçtu."
-
[nesnesiz]
Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak