Sonunda un olan 6 harfli 42 kelime var. UN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde un olan kelimeler listesine ya da başında un olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DUYGUN

  1. [sıfat] Duygulu, duyar, hassas
    • "Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı belki başka şeyler de öğrenecekti." (Memduh Şevket Esendal)

KUZGUN

  1. [isim] Ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasından, Kuzey Amerika'nın dağlık, fundalık yerlerinde bulunan, tüyleri siyah renkte olup mavi renkte parlayan bir kuş türü, karakarga (Corvus corax)
    • "Atasözlerinde, ya devlet başa, ya kuzgun leşe demişiz." (Burhan Felek)
    • "Belki kuzguna yavrusu güzel görünür, diyeceksiniz ama inanın bu sokaktaki en güzel ev bizimkiydi." (Ahmet Ümit)

KORGUN
...
VURGUN

  1. [isim] Kolayca ve haksız ele geçen kazanç
    • "İkinci Dünya Savaşı yıllarında Harun'un paralarını kullanarak vurduğu vurgunlarla bugünkü mertebesine ulaşmıştır belki." (Atilla İlhan)
  2. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar
    • "Dolu vurgunu elma."
  3. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm
  4. [sıfat] Silahla yaralanmış olan
  5. [sıfat] Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık
    • "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır." (Tarık Buğra)

DURGUN

  1. [sıfat] Sakin
    • "Deniz masmavi, hava durgun, her taraf ılıktı." (Refik Halit Karay)
  2. Neşesiz, keyifsiz, sessiz
    • "Öteki durgun bir Anadolu köylüsü idi." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz
    • "Harp hemen tesirini gösterdi. Piyasa durgun." (Ömer Seyfettin)

SUSKUN

  1. [sıfat] Çok az konuşan, sessiz, sakin olan, sükûti
    • "Suat, karım. Suskun, çok az konuşan..." (Atilla İlhan)
  2. [zarf] Sessiz, sakin bir biçimde

KOYGUN

  1. [sıfat] Dokunaklı, etkili, içli, acıklı

SORGUN

  1. [isim] Sepetçi söğüdü

METFUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Gömülmüş olan, gömülü

MEFTUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Tutkun, gönül vermiş, vurulmuş
    • "Şehriban'a hayran, meftun, mecnunca bağlı idim." (Refik Halit Karay)

DOYGUN

  1. [sıfat] Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni

NAVLUN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir yerden başka yere ulaştırmak için gemiye alınan eşyanın bütünü
  2. Taşıyıcı tarafından, gemisinde taşınacak yük için istenen ücret
    • "Kendi kesemden navlun parasını ödeyecektim, nasıl olsa." (Ercüment Ekrem Talu)

YORGUN

  1. [sıfat] Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan
    • "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş." (Bekir Sıtkı Erdoğan)
    • "Ben de uykusuzluktan yorgun düşmek üzereyim, yatacağım." (Refik Halit Karay)

MAZNUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Sanık

COŞKUN

  1. [sıfat] Coşmuş olan
    • "Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim." (Tevfik Fikret)

SAMSUN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Savaşta kullanılan köpek

YOKSUN

  1. [sıfat] Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum
    • "Ahmet Kerim'i epeyce tatlı bir zevkten yoksun kılan bu söz, Samim'e irade dışı bir âcizlik gibi gelir ve onu gülmeden katıltırdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Kadın konularında sağduyudan hayli yoksun oluşu kalıtımsaldı." (Refik Erduran)

KUSKUN

  1. [isim] Hayvanın kuyruğu altından geçirilerek eyere bağlanan kayış
    • "O başta: kuskunu kopmuş eğerli düldüller / Bu başta: Paldım düşmüş semerli bülbüller." (Mehmet Akif Ersoy)

MAYMUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan
  2. Taklitçi
  3. [sıfat] Çirkin ve gülünç
    • "Maymun herif."

SARDUN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Balıkçıların kullandığı bir tür halat

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü