Sonunda um olan 5 harfli 40 kelime var. UM ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde um olan kelimeler listesine ya da başında um olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FİLUM

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Canlıların bölümlenmesinde, dalların bir araya gelmesiyle oluşan birlik

KOŞUM

  1. [isim] Araba hayvanının kayış takımı, koşum takımı
    • "Koşumlarındaki ziller şıngırdadılar." (Necati Cumalı)
  2. Hayvanın arabaya koşulması

BOZUM

  1. [isim] Bozulma işi, utangaçlık, mahcupluk

DORUM

  1. [isim] Deve yavrusu

OYLUM

  1. [sıfat] İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş
  2. [isim] Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı
  3. [isim] Hacim

YUTUM

  1. [isim] Yutma işi

VAKUM

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Boşluk

MASUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Suçsuz, günahsız
    • "Tetkiklerinizde elbette birçok masum mücrimlerle karşılaşmışsınızdır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Temiz, saf
    • "Hem, bizim çocuklarımız gözü kapalı, masum çocuklar..." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Küçük çocuk
    • "Dört tane masumu var."

DOLUM

  1. [isim] Doldurma işi
    • "Benzin dolum yeri."

TULUM

  1. [isim] Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi
  2. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda
    • "Ben zatınıza tulum şişirmesini öğreteyim, siz de bana kemançeyi öğretin." (Osman Cemal Kaygılı)
  3. Tüp
  4. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi
    • "Zayıf vücuduna tulum bol geliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [sıfat] Şişman, tombul
    • "Bir şeyim yok doktor, bu yaşta annem gibi tulum olacak değilim ya!" (Halide Edip Adıvar)

KURUM

  1. [isim] Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is
    • "Vapur dumanı ve baca kurumuyla kapkara olan saçlarımla yastığı kirletmek istemiyordum." (Halikarnas Balıkçısı)

SOKUM

  1. [isim] Lokma
  2. Yufka ekmeğinden yapılan dürüm

ÇORUM
...
HÜCUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Saldırma, saldırı, saldırış
    • "Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı / Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Küçük bir çakı ile üzerime hücum etti." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Üşüşme, bir yere toplanma
  3. [ünlem] "İleri" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
  4. Sert eleştiri
    • "Sözleri gazetelerin hücumuna yol açtı."
  5. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılan akın, hamle

DOĞUM

  1. [isim] Doğma işi, tevellüt, veladet
  2. Bir kimsenin doğduğu yıl

DUYUM

  1. [isim] Duyu
  2. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat
    • "Bu haberi duyumlarınıza dayanarak mı söylüyorsunuz?"
  3. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas

MALUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bilinen, belli
    • "Ona da malum oldu haber / Koşup geldi odama." (Behçet Necatigil)
    • "Bana gücenmeyiniz hanımefendi, malum ya, elçiye zeval yoktur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Herkesçe bilinen ancak dile getirilmeyen
    • "Malum kişi. Malum çevre."
  3. [isim] Bilinen konu, iş vb
  4. [zarf] Bilindiği üzere, bilindiği gibi, kuşkusuz
  5. [isim] Etken
  6. Bilinen

DURUM

  1. [isim] Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon
    • "Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Duruş biçimi, konum
  3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri
  4. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl
    • "Yalın durum. Belirtme durumu. Kalma durumu."

BOĞUM

  1. [isim] Boğulmuş, sıkılmış yer
    • "Sağ elinin şehadet parmağının ilk boğumuyla tetiği çekti." (Ömer Seyfettin)
  2. Parmak, kamış, saz vb. bitkilerin şişkince bölümü
  3. İnce damarların veya sinirlerin yumak gibi toplandığı yer
    • "Lenf boğumları. Sinir boğumları."

SUNUM

  1. [isim] Sunma işi
  2. Bir bildirinin çeşitli yollarla dinleyenlere aktarılması
  3. Lokma, parça

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü