Sonunda tür olan 28 kelime var. TÜR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tür olan kelimeler listesine ya da başında tür olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ENFRASTRÜKTÜR
NOMANKLATÜR
GETİRGÖTÜR, KONJONKTÜR
KARİKATÜR, LİTERATÜR, ÜROKÜLTÜR
GARNİTÜR, KÜLÜSTÜR, KUVERTÜR, MİNYATÜR, STRÜKTÜR, TESETTÜR, TEVETTÜR
ARMATÜR, AVANTÜR, FİKSTÜR, TEVATÜR, UVERTÜR
AZOTÜR, KÜLTÜR, MONTÜR, PENTÜR, TENTÜR
KÜTÜR, NATÜR, PÜTÜR
TÜR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ENFRASTRÜKTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca infrastructure
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız altyapı
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız altyapı
- NOMANKLATÜR
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim]
Bakınız adlar dizgesi
-
[isim]
Bakınız adlar dizgesi
- KONJONKTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca conjoncture
-
[isim]
Bakınız geçerli durum
-
Her türlü durum ve şartın ortaya çıkardığı sonuç
- "Seçim konjonktürü böyle ülkelerde bazen pek duygusal, pek yüzeysel faktörlerle değişebilir."
-
[isim]
Bakınız geçerli durum
- GETİRGÖTÜR
-
-
[sıfat]
Bir bilgi ve ustalık istemeyen, getirip götürmekten ibaret olan (her türlü basit iş)
- "Biraz olsun para kazanmak için bu firmada getirgötür işleri yapıyorum."
-
[sıfat]
Bir bilgi ve ustalık istemeyen, getirip götürmekten ibaret olan (her türlü basit iş)
- KARİKATÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca caricature
-
[isim]
İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim
- "Bu çehreye öyle bön, öyle kaba bir hâl çökmüştü ki hiçbir karikatür bunu tasvir edemez."
-
[mecaz]
Beceriksizce yapılmış şey; taslak
- "Ev karikatürü."
-
[isim]
İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim
- LİTERATÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca littérature
-
[isim]
Bakınız edebiyat
- "Bu olgu, tiyatro literatürümüze bir fıkra olarak geçmiştir."
-
Bakınız kaynak (I)
- "Alman subaylarıyla ilerlettiği Almancası ile askerî literatürü günü gününe takip eder."
-
[isim]
Bakınız edebiyat
- ÜROKÜLTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca uroculture
-
[isim, tıp]
İdrardan alınan örnekle yapılan bakteri kültürü
-
[isim, tıp]
İdrardan alınan örnekle yapılan bakteri kültürü
- KÜLÜSTÜR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Yıpranmış, eski, bakımsız olan
- "Yakın dostlardan birisinin beş beygirlik külüstür bir deniz motoru var."
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Yıpranmış, eski, bakımsız olan
- STRÜKTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca structure
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız yapı
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız yapı
- TEVETTÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça tevettur
- GARNİTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca garniture
-
[isim]
Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
-
Bakınız bezenti
-
Giyecekleri süslemek için eklenen şey
-
[isim]
Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
- MİNYATÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca miniature
-
[isim]
Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
- "Aynı oyunu, avuç içi kadar bir minyatürden seçilmiş bir köşecikle oynuyorlar."
-
Bu biçimde yapılmış küçük resim
-
[mecaz]
Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri
- "Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı."
-
[isim]
Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
- TESETTÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça tesettur
-
[isim]
Kadınların başı kapalı bir biçimde giyinmesi
-
[isim]
Kadınların başı kapalı bir biçimde giyinmesi
- KUVERTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca couverture
-
[isim]
Bakınız örtü
-
[isim]
Bakınız örtü
- TEVATÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça tevātur
-
[isim]
Yaygın söylenti
- "Eğer bu derece tevatür olmamış olsaydı, bu alışverişten çoktan vazgeçecekti."
-
[din bilimi]
Bir hadisin yalan söylemelerine ihtimal verilmeyen birçok ravi tarafından aktarılması
-
[isim]
Yaygın söylenti
- UVERTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca ouverture
-
[isim, müzik]
Opera, bale veya konçertonun açılışındaki parça
- "Bütün aşklar, sevdalar, şiirler, insani, hayvani teraneler hep hayat operasının uvertürleridir."
-
Pokerde oyuna başlayabilmek için gerekli el
- "Uvertürün nedir?"
-
[isim, müzik]
Opera, bale veya konçertonun açılışındaki parça
- ARMATÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca armature
-
[isim]
Banyo ve mutfaklarda sıcak ve soğuk su akıtma özelliği bulunan musluk
-
Elektrik lambası vasıtasıyla yapay ışık oluşturmak için kullanılan elektrikli cihaz
-
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım
-
[fizik]
Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası
-
[fizik]
Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri
-
[müzik]
Bakınız donanım
-
[isim]
Banyo ve mutfaklarda sıcak ve soğuk su akıtma özelliği bulunan musluk
- FİKSTÜR
-
Kelime Kökeni: İngilizce fixture
-
[isim, spor]
Yarışma veya karşılaşmaların zamanını ve sırasını belirleyen çizelge
-
[isim, spor]
Yarışma veya karşılaşmaların zamanını ve sırasını belirleyen çizelge
- AVANTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca aventure
-
[isim]
Bakınız macera
-
[sıfat]
Macerayı konu alan (film vb.)
- "Avantür filmler tutulmuyor, şimdi komedi moda."
-
[isim]
Bakınız macera
- KÜLTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca culture
-
[isim]
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
- "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."
-
Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
- "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."
-
Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan
- "Bir memlekette kitap kültürü ne kadar zenginse günlük konuşma da o kadar zengin olur."
-
Bireyin kazandığı bilgi
- "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."
-
Bakınız tarım
-
[biyoloji]
Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme
- "Mikrop cinsinden canlı bir varlığın muayyen bir ortam içinde çoğalmasına da kültür denilir."
-
[isim]
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin