Sonunda tür olan 28 kelime var. TÜR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tür olan kelimeler listesine ya da başında tür olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

ENFRASTRÜKTÜR

11 Harfli Kelimeler

NOMANKLATÜR

10 Harfli Kelimeler

GETİRGÖTÜR, KONJONKTÜR

9 Harfli Kelimeler

KARİKATÜR, LİTERATÜR, ÜROKÜLTÜR

8 Harfli Kelimeler

GARNİTÜR, KÜLÜSTÜR, KUVERTÜR, MİNYATÜR, STRÜKTÜR, TESETTÜR, TEVETTÜR

7 Harfli Kelimeler

ARMATÜR, AVANTÜR, FİKSTÜR, TEVATÜR, UVERTÜR

6 Harfli Kelimeler

AZOTÜR, KÜLTÜR, MONTÜR, PENTÜR, TENTÜR

5 Harfli Kelimeler

KÜTÜR, NATÜR, PÜTÜR

3 Harfli Kelimeler

TÜR

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ENFRASTRÜKTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca infrastructure

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız altyapı
NOMANKLATÜR

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim] Bakınız adlar dizgesi
KONJONKTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca conjoncture

  1. [isim] Bakınız geçerli durum
  2. Her türlü durum ve şartın ortaya çıkardığı sonuç
    • "Seçim konjonktürü böyle ülkelerde bazen pek duygusal, pek yüzeysel faktörlerle değişebilir." (Haldun Taner)
GETİRGÖTÜR

  1. [sıfat] Bir bilgi ve ustalık istemeyen, getirip götürmekten ibaret olan (her türlü basit iş)
    • "Biraz olsun para kazanmak için bu firmada getirgötür işleri yapıyorum."
KARİKATÜR

Kelime Kökeni: Fransızca caricature

  1. [isim] İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim
    • "Bu çehreye öyle bön, öyle kaba bir hâl çökmüştü ki hiçbir karikatür bunu tasvir edemez." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Beceriksizce yapılmış şey; taslak
    • "Ev karikatürü."
LİTERATÜR

Kelime Kökeni: Fransızca littérature

  1. [isim] Bakınız edebiyat
    • "Bu olgu, tiyatro literatürümüze bir fıkra olarak geçmiştir." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız kaynak (I)
    • "Alman subaylarıyla ilerlettiği Almancası ile askerî literatürü günü gününe takip eder." (Haldun Taner)
ÜROKÜLTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca uroculture

  1. [isim, tıp] İdrardan alınan örnekle yapılan bakteri kültürü
KÜLÜSTÜR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [sıfat, teklifsiz konuşmada] Yıpranmış, eski, bakımsız olan
    • "Yakın dostlardan birisinin beş beygirlik külüstür bir deniz motoru var." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
STRÜKTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca structure

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız yapı
TEVETTÜR

Kelime Kökeni: Arapça tevettur

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gerilme
  2. [fizik] Bakınız gerilim
GARNİTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca garniture

  1. [isim] Et veya balık gibi asıl yemeğin yanına eklenen sebze, patates vb. yiyecekler
  2. Bakınız bezenti
  3. Giyecekleri süslemek için eklenen şey
MİNYATÜR

Kelime Kökeni: Fransızca miniature

  1. [isim] Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı
    • "Aynı oyunu, avuç içi kadar bir minyatürden seçilmiş bir köşecikle oynuyorlar." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. Bu biçimde yapılmış küçük resim
  3. [mecaz] Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri
    • "Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı." (Sait Faik Abasıyanık)
TESETTÜR

Kelime Kökeni: Arapça tesettur

  1. [isim] Kadınların başı kapalı bir biçimde giyinmesi
KUVERTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca couverture

  1. [isim] Bakınız örtü
TEVATÜR

Kelime Kökeni: Arapça tevātur

  1. [isim] Yaygın söylenti
    • "Eğer bu derece tevatür olmamış olsaydı, bu alışverişten çoktan vazgeçecekti." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [din bilimi] Bir hadisin yalan söylemelerine ihtimal verilmeyen birçok ravi tarafından aktarılması
UVERTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca ouverture

  1. [isim, müzik] Opera, bale veya konçertonun açılışındaki parça
    • "Bütün aşklar, sevdalar, şiirler, insani, hayvani teraneler hep hayat operasının uvertürleridir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Pokerde oyuna başlayabilmek için gerekli el
    • "Uvertürün nedir?" (Yusuf Ziya Ortaç)
ARMATÜR

Kelime Kökeni: Fransızca armature

  1. [isim] Banyo ve mutfaklarda sıcak ve soğuk su akıtma özelliği bulunan musluk
  2. Elektrik lambası vasıtasıyla yapay ışık oluşturmak için kullanılan elektrikli cihaz
  3. Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım
  4. [fizik] Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası
  5. [fizik] Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri
  6. [müzik] Bakınız donanım
FİKSTÜR

Kelime Kökeni: İngilizce fixture

  1. [isim, spor] Yarışma veya karşılaşmaların zamanını ve sırasını belirleyen çizelge
AVANTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca aventure

  1. [isim] Bakınız macera
  2. [sıfat] Macerayı konu alan (film vb.)
    • "Avantür filmler tutulmuyor, şimdi komedi moda." (Oğuz Göze)
KÜLTÜR

Kelime Kökeni: Fransızca culture

  1. [isim] Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
    • "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir." (Etem İzzet Benice)
  2. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
    • "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir." (Salâh Birsel)
  3. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan
    • "Bir memlekette kitap kültürü ne kadar zenginse günlük konuşma da o kadar zengin olur." (Mehmet Kaplan)
  4. Bireyin kazandığı bilgi
    • "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."
  5. Bakınız tarım
  6. [biyoloji] Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme
    • "Mikrop cinsinden canlı bir varlığın muayyen bir ortam içinde çoğalmasına da kültür denilir." (Mehmet Kaplan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü