Başında tu olan 8 harfli 53 kelime var. Tu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tu olan kelimeler listesine ya da sonu tu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUZLULUK
-
-
[isim]
Tuzlu olma durumu
-
Bir litre suda erimiş bulunan tuzların gram olarak belirlenmesi
-
[isim]
Tuzlu olma durumu
- TUTUMSUZ
-
-
[sıfat]
Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif
-
[sıfat]
Aşırı harcamalar yapan, savurgan, müsrif
- TURLAMAK
-
-
[nsz]
Tur atmak, dolaşmak, dönüp durmak, turalamak
- "Futbolcular Kuşadası'nda turluyor! Sabah otuz tur atan oyuncular öğleden sonra da teknik ve taktik çalıştı."
-
[nsz]
Tur atmak, dolaşmak, dönüp durmak, turalamak
- TUTAMLIK
-
-
Bir tutam kadar
-
Bir tutam kadar
- TULUMCUK
-
-
[isim]
İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese
-
Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese
-
[isim]
İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese
- TUTTURMA
-
-
[isim]
Tutturmak işi
-
[isim]
Tutturmak işi
- TUBELESS
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[sıfat]
Bakınız içsiz (2)
-
[sıfat]
Bakınız içsiz (2)
- TUZAKSIZ
- ...
- TUMTURAK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Gösteriş, debdebe
- "Hecelerimiz de telaffuzda tumturak yapmak için lastik gibi çekilir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Gerekli olmadığı hâlde kulağa hoş gelen, gösterişli kelimeler kullanma
-
[isim]
Gösteriş, debdebe
- TUZLAMAK
-
-
[-i]
Tuza yatırmak veya üstüne tuz ekmek
-
[-i]
Tuza yatırmak veya üstüne tuz ekmek
- TUTMALIK
-
-
[isim]
Tutmaya yarayan nesne
-
Krampon
-
[isim]
Tutmaya yarayan nesne
- TUTUŞMAK
-
-
[-e]
Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
-
Bir işe başlamak, girişmek
- "İki ordu bir harbe daha tutuştular." (Falih Rıfkı Atay)
-
[nsz]
Yanmaya başlamak, ateş almak
- "Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[nsz]
Kızarmak, kızıllaşmak
- "Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[-e]
Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
- TUTTURAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne
-
[isim]
Bir şeyin bağlanıp tutturulduğu nesne
- TUNGUZCA
- ...
- TURİSTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
-
Turistlerin gereksinimlerini karşılama amacı gözeten, turistleri ilgilendirici niteliği olan
- "Turistik otel. Turistik bölge."
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
- TUMBADIZ
-
-
[sıfat]
Kısa ve şişman
-
[sıfat]
Kısa ve şişman
- TULUATÇI
-
-
[isim]
Tuluat yapan sanatçı
- "Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Tuluat yapan sanatçı
- TUTUKSUZ
-
-
[sıfat]
Tutuklanmadan yargılanan
-
[zarf]
Tutuklanmadan
-
[sıfat]
Tutuklanmadan yargılanan
- TUTUNMAK
-
-
[-e]
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak
- "Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan panjurlarına tutunarak odasına girdim." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak
- "Düşman ordusu ordumuz karşısında tutunamadı."
-
[nsz]
Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak
-
[nsz]
Kendi üzerine koymak, kullanmak
- "Yaşmak tutunmak. Sülük tutunmak."
-
Sataşmak, çıkışmak
- "... anam sabahleyin evine giden Naime adındaki kıza tutunmuş. İkisini de ağlatıncaya kadar söylemiş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-e]
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak
- TUZCULUK
-
-
[isim]
Tuzcu olma durumu
-
[isim]
Tuzcu olma durumu