Başında tu olan 7 harfli 44 kelime var. Tu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tu olan kelimeler listesine ya da sonu tu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
T U
2 Harfli Kelimeler
TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUNUSLU
-
-
[isim]
Tunus’ta yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Tunus’ta yaşayan halk veya halkın soyundan olan kimse
- TURNİKE
-
Kelime Kökeni: Fransızca tourniquet
-
[isim]
İnsanların teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uçlarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç
-
[isim]
İnsanların teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uçlarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç
- TUTUNUŞ
-
-
[isim]
Tutunmak işi
-
[isim]
Tutunmak işi
- TUFEYLİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭufeylī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız asalak
- "Ben kendimi faydalı bir adam farz ettiğim hâlde, sen kendini niçin işsiz ve tufeyli sayıyorsun?"
-
Salaş, virane, yıkık olan
- "Onu tamir ve takviye ettirdiler, etrafını kaplayan tufeyli yapıları yıktırarak ortaya çıkardılar."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız asalak
- TUZAKÇI
-
-
[isim]
Tuzak kuran kimse
-
[isim]
Tuzak kuran kimse
- TURNACI
-
-
[isim, tarih]
Yeniçeri Ocağında padişahla ava giden, av köpeklerine ve tazılara bakan, turna taşıyan bir sınıf asker
-
[isim, tarih]
Yeniçeri Ocağında padişahla ava giden, av köpeklerine ve tazılara bakan, turna taşıyan bir sınıf asker
- TUTURUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
- "Bahçelerdeki servi ağaçlarının budanmasıyla toplanan çırpılar, odunlar da tuturuk olarak kullanılır ve yakılırdı."
-
[sıfat]
Çok ekşi
-
[isim, ağızlardan]
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
- TUTACAK
-
-
[isim]
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti; tutaç, tutak
-
[isim]
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti; tutaç, tutak
- TUTAMAK
-
-
[isim]
Bakınız tutamaç
- "Viraj tutamağı."
-
[mecaz]
Tutunacak, dayanacak, güvenecek şey
-
[isim]
Bakınız tutamaç
- TURKUAZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca turquoise
-
[isim]
Mavi, yeşil ve beyazın karışımından ortaya çıkan renk; turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
Bu renkte değerli bir taş
-
Bu taşın rengi
-
[isim]
Mavi, yeşil ve beyazın karışımından ortaya çıkan renk; turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze
- TUZLUCA
-
-
[sıfat]
İçerisinde biraz tuz bulunan (su vb.)
- "Bunlardan birisi bu mahallin cenup tarafına düşer, biraz tuzluca fakat gür bir sudur."
-
Tuzu gereğinden fazla olan
- "Çay, dil yakacak kadar sıcak, zeytinler tam kıvamında, hem etli hem olgun, peynirse biraz fazla yumuşak ve tuzluca olmasını bağışlatmak istercesine lezzetliydi."
-
[mecaz]
Biraz pahalı olan
- "Tek oda için istediği para tuzlucaydı ama Handan’ın arkadaşı, bundan daha iyi, temiz yer bulamayacağımı söylemiş, ben de mektup yazıp odayı on beş gün evvelinden peylemiştim."
-
[sıfat]
İçerisinde biraz tuz bulunan (su vb.)
- TUTARIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sara
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sara
- TUTULMA
-
-
[isim]
Tutulmak işi
-
Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma; popülarite
-
[gök bilimi]
Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı
-
[isim]
Tutulmak işi
- TUTULGA
-
-
[isim]
Bakınız tutanak
-
[isim]
Bakınız tutanak
- TURŞUCU
-
-
[isim]
Turşu yapan veya satan kimse
- "Bir turşucunun yanında çalışıyordum."
-
Turşu satılan dükkân
-
[isim]
Turşu yapan veya satan kimse
- TURŞULU
-
-
[sıfat]
İçinde turşu bulunan
-
[sıfat]
İçinde turşu bulunan
- TURANCI
-
-
[sıfat]
Turancılık yanlısı (kimse, görüş vb.); Panturanist
-
[sıfat]
Turancılık yanlısı (kimse, görüş vb.); Panturanist
- TUTARLI
-
-
[sıfat]
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu; insicamlı
-
[sıfat]
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu; insicamlı
- TURUNCU
-
Kelime Kökeni: Farsça turunc + Arapça -ī
-
[isim]
Sarı ve kırmızının karışımından ortaya çıkan renk, turunç meyvesinin rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Sarı ve kırmızının karışımından ortaya çıkan renk, turunç meyvesinin rengi
- TUTUŞMA
-
-
[isim]
Tutuşmak işi
-
[isim]
Tutuşmak işi