Başında toplu olan 18 kelime var. Toplu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde toplu olan kelimeler listesine ya da sonu toplu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında toplu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TOPLUMİÇİNCİLİK, TOPLUMLAŞTIRMAK, TOPLUMSALLAŞMAK
TOPLUMLAŞTIRMA, TOPLUMMERKEZCİ, TOPLUMSALLAŞMA
TOPLUMİÇİNCİ, TOPLUMLAŞMAK, TOPLUMSALLIK
TOPLUMCULUK, TOPLUMLAŞMA
TOPLUMDAŞ, TOPLUMSAL
TOPLULUK, TOPLUMCU
TOPLUCA
TOPLUM
TOPLU
Toplu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
TOPLU
4 Harfli Kelimeler
OLTU, OTLU, TOLU, TOPU
3 Harfli Kelimeler
LOP, LOT, LUP, POT, PUL, PUT, TOL, TOP, TUL
2 Harfli Kelimeler
OL, OT, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TOPLUMSALLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Birey kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanmak, toplumla bütünleşmek; sosyalleşmek
-
[nesnesiz]
Birey kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanmak, toplumla bütünleşmek; sosyalleşmek
- TOPLUMLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Toplumculuk ilkeleri çerçevesinde topluma mal etmek
-
[-i]
Toplumculuk ilkeleri çerçevesinde topluma mal etmek
- TOPLUMİÇİNCİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Bakınız toplummerkezcilik
-
[isim, felsefe]
Bakınız toplummerkezcilik
- TOPLUMMERKEZCİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Toplummerkezcilik yanlısı; toplumiçinci
-
[sıfat, felsefe]
Toplummerkezcilik yanlısı; toplumiçinci
- TOPLUMLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Toplumlaştırmak işi
-
[isim]
Toplumlaştırmak işi
- TOPLUMSALLAŞMA
-
-
[isim, toplum bilimi]
Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci; sosyalleşme
-
[isim, toplum bilimi]
Bireyin kişilik kazanarak belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci; sosyalleşme
- TOPLUMSALLIK
-
-
[isim]
Toplumsal olma durumu; içtimailik, sosyallik
-
[isim]
Toplumsal olma durumu; içtimailik, sosyallik
- TOPLUMİÇİNCİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız toplummerkezci
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız toplummerkezci
- TOPLUMLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Toplum durumuna gelmek
-
[nesnesiz]
Toplum durumuna gelmek
- TOPLUMLAŞMA
-
-
[isim]
Toplumlaşmak durumu
-
[isim]
Toplumlaşmak durumu
- TOPLUMCULUK
-
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti; sosyalistlik, sosyalizm, liberalizm karşıtı
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumsal refahı devlet inisiyatifinin getireceğini savunan, işçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, hür teşebbüsü devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalışan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlaştıran siyasi öğreti; sosyalistlik, sosyalizm, liberalizm karşıtı
- TOPLUMSAL
-
-
[sıfat, toplum bilimi]
Toplumla ilgili, topluma ilişkin; içtimai, maşerî, sosyal
- "Evlendikleri kadına bağlanırlar, evliliği alışıldık toplumsal kurallar içinde yürütürler."
-
[sıfat, toplum bilimi]
Toplumla ilgili, topluma ilişkin; içtimai, maşerî, sosyal
- TOPLUMDAŞ
-
-
[isim]
Aynı topluma bağlı bireylerin her biri
-
[isim]
Aynı topluma bağlı bireylerin her biri
- TOPLULUK
-
-
[isim]
Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi; toplum, zümre
- "Bu müşterek duygu ve anlayış birçok zevkleri birleştirir ve bir topluluk meydana getirirdi."
-
Aynı yerde bulunan insan kalabalığı; cumhur
-
Sanatçı grubu
-
Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme
-
Vücudun dolgun olma durumu
-
[müzik]
Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup; ansambl
- "Çok sayıda amatör topluluk sahneledi Nalınlar'ı."
-
[isim]
Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi; toplum, zümre
- TOPLUMCU
-
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumculuktan yana olan kimse veya görüş; sosyalist
- "Toplumcu bir görüş, insanı bütün yanlarıyla ele almak zorundadır."
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumculuktan yana olan kimse veya görüş; sosyalist
- TOPLUCA
-
-
[sıfat]
Vücutça biraz dolgun
- "Topluca bir genç."
-
[zarf]
Toplu olarak, beraber
- "Kamyonlar çekildikten sonra çatılarla eğleşmeye gelen kuşlar bulutların altından topluca aşağı süzüldü."
-
[sıfat]
Vücutça biraz dolgun
- TOPLUM
-
-
[isim, toplum bilimi]
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü; cemiyet
- "İlkel toplum."
-
Bakınız topluluk
-
[isim, toplum bilimi]
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü; cemiyet
- TOPLU
-
-
[sıfat]
Topu olan
- "Toplu tabanca."
-
Hepsi bir arada bulunan, toplanmış
- "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."
-
Bir arada, bütün; kombine
-
Düzenlenmiş, dağınık olmayan
- "Toplu bir oda."
-
Topunu, tamamını, bütününü içine alan
- "Toplu bir bakış."
-
Vücutça dolgun
-
[sıfat]
Topu olan