Sonunda ti olan 7 harfli 56 kelime var. Tİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ti olan kelimeler listesine ya da başında ti olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ti Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
T İ
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YİYİNTİ
-
-
[isim]
Yeme içme
- "Esnaf ve tecimenlerin konak ve yalılarında da yiyinti işleri her türlü sınırı aşar."
-
Yiyecek, yenilecek, atıştırılacak şey
- "Kalktı, yiyinti torbaları arasından un torbasını buldu."
-
[isim]
Yeme içme
- ÇİPİLTİ
-
-
[isim, ağızlardan]
Yağmur serpintisi
-
[isim, ağızlardan]
Yağmur serpintisi
- GİRİNTİ
-
-
[isim]
Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm
- "İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor."
-
[isim]
Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm
- DEĞİNTİ
-
-
[isim]
Bakınız dokunma (I)
-
[isim]
Bakınız dokunma (I)
- EKLENTİ
-
-
[isim]
Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça
- "Ondan öğrendiklerim, onun ufku, onun kadar olmasa da birkaç önemli eklenti dışında, bugün de tümüyle geçerlidir."
-
[isim]
Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça
- BEZENTİ
-
-
[isim]
Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne; garnitür
- "Korkuyordu; lime lime olmuş duygulardan, süsü püsü yerinde, alımı bezentisi düzgün bir tabiat resmi çıkaracak gücü yoktu."
-
[isim]
Herhangi bir şeyi ona uygun nitelikte tamamlayan nesne; garnitür
- APRANTİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca apprentice
-
[isim, spor]
At yarışlarında elliden az yarış kazanmış, deneyimi jokeylere göre daha az olan genç binici
-
[isim, spor]
At yarışlarında elliden az yarış kazanmış, deneyimi jokeylere göre daha az olan genç binici
- YEŞERTİ
-
-
[isim]
Yeşermiş yer
-
[isim]
Yeşermiş yer
- BENZETİ
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız benzetme
- "Romantikler mitolojiyi benzeti hâlinde şuraya buraya sıkıştırmak için kullanmadılar, çeşitli konularıyla birlikte yeni bir dünya olarak şiirlerine esas gereç yaptılar."
-
[isim, edebiyat]
Bakınız benzetme
- MAHRUTİ
-
Kelime Kökeni: Arapça maḫrūṭī
-
[sıfat, eskimiş, matematik]
Bakınız konik
-
[sıfat, eskimiş, matematik]
Bakınız konik
- EĞRELTİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız eğrelti otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız eğrelti otu
- ÇİLENTİ
-
-
[isim]
Bakınız serpinti
- "Az sonra da hafif bir çilenti başladı"
-
[isim]
Bakınız serpinti
- MEŞRUTİ
-
Kelime Kökeni: Arapça meşrūṭī
-
[sıfat, eskimiş]
Meşrutiyetle ilgili olan
-
[sıfat, eskimiş]
Meşrutiyetle ilgili olan
- KONFETİ
-
Kelime Kökeni: İtalyanca confetti
-
[isim]
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları
- "Maskeli maskesiz bütün bu halk avuç avuç, hiç bıkmadan, yorulmadan, muttasıl konfeti serpiyorlar."
-
[isim]
Düğün, balo vb. eğlencelerde, spor karşılaşmalarında serpilen, küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları
- LEVANTİ
-
Kelime Kökeni: İspanyolca levante
-
[isim]
Doğudan gelen ve genellikle hafif olmakla birlikte bazen şiddetli esen bir rüzgâr türü
- "Kışın sırtındaki paltoyu artık ne dıramudana ne de levanti rüzgârı uçurabiliyordu."
-
[isim]
Doğudan gelen ve genellikle hafif olmakla birlikte bazen şiddetli esen bir rüzgâr türü
- VERİNTİ
-
-
[isim]
Bir dilden başka bir dile verilen söz
-
[isim]
Bir dilden başka bir dile verilen söz
- DÜZELTİ
-
-
[isim]
Düzeltme işi; tashih
-
Basılmakta olan bir yayının provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme; düzeltme, tashih
-
[isim]
Düzeltme işi; tashih
- İĞRENTİ
-
-
[isim]
Bakınız iğrenme
-
[isim]
Bakınız iğrenme
- ÇÖKERTİ
-
-
[isim, coğrafya]
Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin dibe çökerek tortullaşması
-
[isim, coğrafya]
Su içinde yüzer veya erimiş durumda bulunan maddelerin dibe çökerek tortullaşması
- GEZİNTİ
-
-
[isim]
Uzak olmayan bir yere yapılan gezi; teferrüç, tenezzüh
- "O civarın bütün ahalisi oralara yayılarak akşamları gezinti yapmaktadırlar."
-
Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol
-
[müzik]
Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi
-
[isim]
Uzak olmayan bir yere yapılan gezi; teferrüç, tenezzüh