Sonunda ti olan 6 harfli 30 kelime var. Tİ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ti olan kelimeler listesine ya da başında ti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖDENTİ
-
-
[isim]
Aidat
-
[isim]
Aidat
- CİBUTİ
- ...
- EZİNTİ
-
-
[isim]
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik
-
Korku veya heyecan sebebiyle duyulan eziklik, sıkıntı
-
[isim]
Açlık etkisiyle midede duyulan tedirginlik
- ÖZENTİ
-
-
[isim]
Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası
- "Taklit ve özenti devri en çok bizde sürmüştür." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Beğendiği bir durumda olma, beğendiği şeye benzeme çabası
- EKİNTİ
-
-
[isim]
Ekilen şey
-
[isim]
Ekilen şey
- EĞİNTİ
-
-
[isim]
Eğelenen bir şeyden dökülen ince toz
- "Demir eğintisi."
-
[isim]
Eğelenen bir şeyden dökülen ince toz
- BAYATİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde uşşak dörtlüsüne buselik beşlisi katılmasıyla yapılmış eski bir makam
- VASATİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ortalama
- "Tıp kongresi, yaşlılık ve vasati insan ömrü üzerine eğilmiş." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Ortalama
- ÜZENTİ
-
-
[isim]
Manevi hazdan yoksunluk
- "Şu iftara çağrılış bile üzenti gibi geldi, kendimden sıkıldım." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Manevi hazdan yoksunluk
- EMPATİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Duygudaşlık
-
[isim]
Duygudaşlık
- İNİLTİ
-
-
[isim]
İnleme sesi
- "Yavaş yavaş kendine gelen anne, ıstıraplı iniltileri arasında itiraz ediyordu." (Peyami Safa)
-
[isim]
İnleme sesi
- ASORTİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve yapıda olan (giysi)
- "Kendi tüyleri ile hiç asorti olmayan ekose bir yelek giymiş." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Birbirine uygun, birbirini tutar renk ve yapıda olan (giysi)
- EĞRETİ
-
-
[sıfat]
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat
- "O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu." (Atilla İlhan)
-
Takma
- "Eğreti diş. Eğreti bacak."
-
Belli belirsiz
-
Uyumsuz, yakışmamış
-
[zarf]
İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde
- "Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde." (Zeyyat Selimoğlu)
-
[zarf]
Üstünkörü, ciddiye almadan
- "Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun." (Samiha Ayverdi)
-
[sıfat]
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat
- EDİNTİ
-
-
[isim]
Edinilen, kazanılan şey
-
[isim]
Edinilen, kazanılan şey
- LAHUTİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İlahî
- "Musiki mucizesinin en coşkun, en lahuti, en temiz örneklerini veren bestekâr." (Samiha Ayverdi)
-
[sıfat]
İlahî
- İRİNTİ
-
-
[isim]
Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler
-
Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri saman
-
[isim]
Elek ve kalbur üzerinde kalan iri taneler
- İPİLTİ
-
-
[isim]
Hafif esinti
-
[isim]
Hafif esinti
- İVİNTİ
-
-
[isim]
Çabukluk, hız, sürat
-
[isim]
Çabukluk, hız, sürat
- İLİNTİ
-
-
[isim]
İki şey arasında ilgi, ilişki
-
İnsanlar arasındaki bağ
- "Cemal Sahir'le aktör-seyirci ilişkisinin dışında bir ailevi ilintimiz de oldu." (Haldun Taner)
-
İç sıkıntısı
-
Seyrek dikiş, teyel
-
[isim]
İki şey arasında ilgi, ilişki
- HEMATİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kanın hemoglobin ile renklenmiş alyuvarı
- "Bir milimetreküp insan kanında 5.000.000 hemati vardır."
-
[isim]
Kanın hemoglobin ile renklenmiş alyuvarı