Başında tere olan 22 kelime var. Tere ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tere olan kelimeler listesine ya da sonu tere ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tere bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TEREDDÜTSÜZLÜK
TEREDDÜTSÜZ
TEREBENTİN, TEREDDÜTLÜ, TEREKEMECE
TERECİLİK, TERELELLİ, TEREMENTİ, TEREYAĞLI
TEREDDÜT, TEREKEME, TEREKKÜP, TERENNÜM, TERESSÜP, TERETTÜP, TEREYAĞI
TEREDDİ
TERECİ, TEREKE
TEREK, TERES
TERE
Tere Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ETER, TERE
3 Harfli Kelimeler
RET, TER
2 Harfli Kelimeler
ER, ET, RE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEREDDÜTSÜZLÜK
-
-
[isim]
Tereddütsüz olma durumu
-
[isim]
Tereddütsüz olma durumu
- TEREDDÜTSÜZ
-
-
[sıfat]
Bakınız duraksamasız
- "Annemin tereddütsüz cevabından biraz şaşaladım."
-
Tereddüde yol açmayan
-
[zarf]
Kararlı olarak
- "Tereddütsüz Avrupa'nın tekniğini, bilgisini alacağız."
-
[zarf]
Duraksamadan
-
[sıfat]
Bakınız duraksamasız
- TEREKEMECE
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız Karapapak Türkçesi
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız Karapapak Türkçesi
- TEREDDÜTLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız duraksamalı
-
Tereddüde yol açan
-
Bakınız kararsız
- "Bir av arıyormuş gibi tereddütlü adımlarla bodur böğürtlen dallarını hışırdatarak şoseye indi."
-
[sıfat]
Bakınız duraksamalı
- TEREBENTİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca térébenthine
-
[isim]
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine; terementi
-
[isim]
Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine; terementi
- TEREYAĞLI
-
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- "Tereyağlı baklava."
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- TEREMENTİ
-
-
[isim]
Bakınız terebentin
-
[isim]
Bakınız terebentin
- TERELELLİ
-
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Hafif kaçık, dengesiz olan
- "Elini başına götürüp terelelli işareti yaptı Samime Hanım etrafındakilere..."
-
[sıfat, teklifsiz konuşmada]
Hafif kaçık, dengesiz olan
- TERECİLİK
-
-
[isim]
Terecinin yaptığı iş
-
[isim]
Terecinin yaptığı iş
- TEREDDÜT
-
Kelime Kökeni: Arapça tereddud
-
[isim]
Bakınız kararsızlık
- "Bir iki saniye tereddütle gözlerinin içine baktım, dudaklarımı büktüm."
-
Bakınız duraksama
-
[isim]
Bakınız kararsızlık
- TEREKEME
-
-
[isim]
Bakınız Karapapak
-
[isim]
Bakınız Karapapak
- TEREKKÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça terekkub
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bileşme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bileşme
- TERENNÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça terennum
-
[isim, müzik]
Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme
-
Kuş şakıma, ötme
-
[mecaz]
Anlatma, ifade etme
-
[isim, müzik]
Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme
- TERESSÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça teressub
-
[isim, eskimiş, kimya]
Bakınız çökelme
-
[isim, eskimiş, kimya]
Bakınız çökelme
- TEREYAĞI
-
-
[isim]
Sütten çıkarılan yemeklik yağ; sağyağ, sadeyağ, sarı yağ
- "Üstü ayran kabarcıklı tereyağını sıcak tandır ekmeğine sürer, yerdi."
-
[isim]
Sütten çıkarılan yemeklik yağ; sağyağ, sadeyağ, sarı yağ
- TERETTÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça terettub
-
[isim, eskimiş]
Gerekme, icap etme
-
İş vb. için gerekme, ait olma
-
[isim, eskimiş]
Gerekme, icap etme
- TEREDDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça tereddī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yozlaşma
- "Kadınlar ve biz zavallı vitaminsiz ruhlu gençler bu tereddinin örnekleriydik."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yozlaşma
- TERECİ
-
-
[isim]
Tere yetiştiren veya satan kimse
-
[isim]
Tere yetiştiren veya satan kimse
- TEREKE
-
Kelime Kökeni: Arapça tereke
-
[isim, hukuk]
Bakınız miras
- "Hâlâ eski zenginliğinin hasedini üstüne çeker ve eski terekelerinin veraset vergilerini öder."
-
[isim, hukuk]
Bakınız miras
- TEREK
-
-
[isim, eskimiş]
Evlerin veya dükkânların yüksekçe yerinde bulunan raf
-
Şapka, kasket vb.nin önünde bulunan siperi; vizyer
- "Şapkamın tereği düz / Var onda ayla yıldız"
-
[isim, eskimiş]
Evlerin veya dükkânların yüksekçe yerinde bulunan raf