Başında tali olan 22 kelime var. Tali ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tali olan kelimeler listesine ya da sonu tali ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında tali bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

TALİHSİZLİK, TALİMATNAME

10 Harfli Kelimeler

TALİPLİLİK

9 Harfli Kelimeler

TALİMARLI, TALİMHANE, TALİMNAME

8 Harfli Kelimeler

TALİHSİZ, TALİMGAH, TALİMSİZ, TALİPLİK

7 Harfli Kelimeler

TALİHLİ, TALİMAR, TALİMAT, TALİMLİ, TALİPLİ

6 Harfli Kelimeler

TALİKA

5 Harfli Kelimeler

TALİH, TALİK, TALİL, TALİM, TALİP

4 Harfli Kelimeler

TALİ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tali Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L T İ

4 Harfli Kelimeler

TALİ

3 Harfli Kelimeler

AİT, ALİ, ALT, ATİ, İLA, İTA, TAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, İL, İT, LA, TA, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TALİMATNAME

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt + Farsça nāme

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yönetmelik
TALİHSİZLİK

  1. [isim] Bakınız bahtsızlık
    • "Hayatımızda çok defa talih veya talihsizlikler tesadüflerin eseridir." (Refik Halit Karay)
TALİPLİLİK

  1. [isim] Talipli olma durumu
TALİMHANE

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīm + Farsça ḫāne

  1. [isim, eskimiş, askerlik] Bakınız eğitim alanı
TALİMARLI

  1. [sıfat, denizcilik] Talimarı olan (gemi)
TALİMNAME

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīm + Farsça nāme

  1. [isim, askerlik] Savaşta uygulanan türlü manevraları, araç ve gereçlerin nasıl kullanılacağını, her sınıfın görev ve davranışını belirten kuralların toplandığı kitap
TALİPLİK

  1. [isim] Talip olma durumu
    • "Konu iktidara taliplik olunca sosyalistlerin yolda kalması, inandırıcı olamaması, liberalizmin hatta İslam ideolojisinin arkasından gelmesi olağan olacaktır." (Can Başkent)
TALİHSİZ

  1. [sıfat] Bakınız bahtsız
    • "Alın yazısı bu masum ve talihsizi idama mahkûm etmişti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
TALİMSİZ

  1. [sıfat] Talim görmemiş, eğitilmemiş
TALİMGAH

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīm + Farsça -gāh

  1. [isim, askerlik] Çeşitli uzmanlık dallarına gerekli olan uzman, öğretici vb.ni yetiştirmek amacıyla uygulamalı olarak eğitim ve öğretim vermek için oluşturulmuş askerî kuruluş
TALİMAT

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt

  1. [isim] Bakınız yönerge
    • "Demir Bey'den beklenilen talimat gelmişti." (Refik Halit Karay)
  2. [askerlik] Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar
TALİMAR

Kelime Kökeni: İtalyanca tagliamare

  1. [isim, denizcilik] Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme
TALİHLİ

  1. [sıfat] Bakınız bahtlı
    • "Çünkü hayatta talihli adam azdır; böyle olduğu için de bu sıfat pek az kullanılmış, pek az kimseye verilebilmektedir." (Şemsettin Kutlu)
TALİPLİ

  1. [sıfat] Bakınız istekli
    • "Seçme süreci talipli olan adayların bilgilerinin toplanarak doğrulanmasını, değerlendirilerek en doğru seçimin yapılmasını, denetlenebilir olmasını gerektirir." (Mehmet Gün)
  2. Talibi bulunan
    • "Adana’da talipli ya da talipçi derler, birçok talip çıkıyor anneanneme." (Can Kozanoğlu)
TALİMLİ

  1. [sıfat] Talim görmüş, eğitilmiş
    • "Gözlerim ona dikilmiş talimli bir fino köpeği gibi büzülüp otururdum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Alışık, bir işi çok yapmaktan dolayı eli yatkın duruma gelmiş olan
TALİKA

Kelime Kökeni: Rusça

  1. [isim, eskimiş] Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası
TALİP

Kelime Kökeni: Arapça ṭālib

  1. [sıfat] İsteyen, talep eden, istekli olan kimse
    • "Yeniden dünyaya gelsem yeniden aynı hayatı yaşamaya talibim." (Zeynep Kozanoğlu)
  2. Genellikle evlenmek isteyen ve bu isteğini evleneceği kimseye bildiren erkek
    • "İlk talibim, kırk yaşında bir doktor, babam reddetti." (Peyami Safa)
TALİH

Kelime Kökeni: Arapça ṭāliʿ

  1. [isim] Bakınız baht
    • "Benim küskün talihimin bana verdiği ızdırap yeter." (Etem İzzet Benice)
TALİK

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīḳ

  1. [isim] Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri
  2. [sıfat] Bu tür yazı ile yazılmış
    • "... sonra üç de eski talik levha." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [eskimiş] Bakınız asma (I)
  4. [eskimiş] Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma
  5. [eskimiş] Bakınız erteleme
TALİM

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīm

  1. [isim] Bakınız öğretim
  2. Bakınız alıştırma
    • "Sudan çıktıktan sonra tabanca ile nişan talimi yapardık." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Bakınız idman
  4. [askerlik] Uygulamalı olarak yapılan askerlik eğitimi
    • "Eğil dağlar, eğil üstünden aşam / Yeni talim çıkmış varam alışam" (Halk türküsü)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü