Başında tabii olan 15 kelime var. Tabii ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tabii olan kelimeler listesine ya da sonu tabii ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tabii bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TABİİLEŞTİRMEK, TABİİYETSİZLİK
TABİİLEŞTİRME, TABİİYETLİLİK
TABİİLEŞMEK, TABİİYETSİZ
TABİİLEŞME, TABİİYETLİ
TABİİYECİ
TABİİLİK, TABİİYET, TABİİYUN
TABİİYE
TABİİN
TABİİ
Tabii Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
TABİİ
4 Harfli Kelimeler
BATİ, BİAT, TABİ
3 Harfli Kelimeler
ABİ, AİT, ATİ, BAT, BİT, İTA, İTİ, TAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AT, İT, TA, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TABİİYETSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız uyruksuzluk
-
[isim]
Bakınız uyruksuzluk
- TABİİLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Bakınız doğallaştırmak
- "Sanatkârane şekillerinde kullanılmaları çok zor olan dili yeni medeni ve sosyal ihtiyaçlara göre sadeleştirmek, tabiileştirmek lazım geldi."
-
[-i]
Bakınız doğallaştırmak
- TABİİLEŞTİRME
-
-
[isim]
Bakınız doğallaştırma
-
[isim]
Bakınız doğallaştırma
- TABİİYETLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız uyrukluluk
-
[isim]
Bakınız uyrukluluk
- TABİİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız uyruksuz
-
[sıfat]
Bakınız uyruksuz
- TABİİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız doğallaşmak
- "Daha sonra benzine kan geldi ve bakışları tabiileşti."
-
[nesnesiz]
Bakınız doğallaşmak
- TABİİYETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız uyruklu
-
[sıfat]
Bakınız uyruklu
- TABİİLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız doğallaşma
-
[isim]
Bakınız doğallaşma
- TABİİYECİ
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğa bilimci
-
Tabiat bilgisi öğretmeni
-
Bakınız doğalcı
- "Tabiiyeci genç hemen cevabı bastırdı: Bu benim değil, romancıların konusudur azizim..."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğa bilimci
- TABİİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça tābiʿiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağımlılık
-
Bakınız uyrukluk
- "Fransız tabiiyetine girivermişler o zaman."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bağımlılık
- TABİİYUN
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabiʽiyyūn
-
[isim]
Tabiat bilimiyle uğraşan bilginler
-
Bakınız doğalcı
- "Natüralizm diye anılan ve ülkemizde tabiiyun mektebi diye tanınmış olan bu edebiyat akımının ilk kahramanı Zola idi."
-
[isim]
Tabiat bilimiyle uğraşan bilginler
- TABİİLİK
-
-
[isim]
Bakınız doğallık
- "Değil anlatımındaki rahatlık ve yoğunluk, dilindeki tabiilik ve durulukla güzel bir şiir."
-
[isim]
Bakınız doğallık
- TABİİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabiʽiyye
-
[isim, eskimiş]
Tabiat bilgisi dersi
- "Sultani’nin son sınıfında Tevfik Bey isimli bir tabiiye hocamız vardı."
-
Bakınız doğalcılık
-
[isim, eskimiş]
Tabiat bilgisi dersi
- TABİİN
-
Kelime Kökeni: Arapça tābiʽįn
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed’i görmüş olanları gören, Hz. Muhammed'den sonra gelen ikinci nesil; tâbii
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed’i görmüş olanları gören, Hz. Muhammed'den sonra gelen ikinci nesil; tâbii
- TABİİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabīʿī
-
[sıfat]
Bakınız doğal
-
Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
- "Sıcaklar arttıkça serin yerler aramak, âdeta tabii bir ihtiyaç hâline geliyor."
-
Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan
- "Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir."
-
Yapmacık olmayan, doğal olan
- "Bir milletin kendi varlığını müdafaa etmesinden daha tabii ne olabilir?"
-
Katıksız, saf, doğal olan
- "Tabii meyve suları."
-
[zarf]
Doğal olarak, işin gereği olarak; elbet, elbette
- "Yurttaşlarım arasında bana bu yabancılığı çektirmemek isteyenler de oldu tabii."
-
[sıfat]
Bakınız doğal