Başında tabi olan 34 kelime var. Tabi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tabi olan kelimeler listesine ya da sonu tabi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tabi bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TABİATÜSTÜCÜLÜK
TABİİLEŞTİRMEK, TABİİYETSİZLİK
TABİİLEŞTİRME, TABİİYETLİLİK
TABİATSIZLIK, TABİATÜSTÜCÜ
TABİATLILIK, TABİİLEŞMEK, TABİİYETSİZ
TABİATIYLA, TABİATÜSTÜ, TABİİLEŞME, TABİİYETLİ
TABİATSIZ, TABİİYECİ, TABİRNAME
TABİATÇI, TABİATLI, TABİİLİK, TABİİYET, TABİİYUN, TABİLDOT, TABİPLİK
TABİİYE, TABİLİK, TABİRCİ
TABİAT, TABİİN, TABİYE
TABİİ, TABİP, TABİR
TABİ
Tabi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
BATİ, BİAT, TABİ
3 Harfli Kelimeler
ABİ, AİT, ATİ, BAT, BİT, İTA, TAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AT, İT, TA, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TABİATÜSTÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Bakınız doğaüstücülük
- "Demek ki felsefede kabule şayan üç mektep vardı: Hümanizm, tabiatüstücülük ve natüralizm."
-
[isim]
Bakınız doğaüstücülük
- TABİİYETSİZLİK
-
-
[isim]
Bakınız uyruksuzluk
-
[isim]
Bakınız uyruksuzluk
- TABİİLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Bakınız doğallaştırmak
- "Sanatkârane şekillerinde kullanılmaları çok zor olan dili yeni medeni ve sosyal ihtiyaçlara göre sadeleştirmek, tabiileştirmek lazım geldi."
-
[-i]
Bakınız doğallaştırmak
- TABİİYETLİLİK
-
-
[isim]
Bakınız uyrukluluk
-
[isim]
Bakınız uyrukluluk
- TABİİLEŞTİRME
-
-
[isim]
Bakınız doğallaştırma
-
[isim]
Bakınız doğallaştırma
- TABİATSIZLIK
-
-
[isim]
Tabiatsız olma durumu
- "Tabiatın numunesini verdiği binlerce güzel hayvan arasında çiçeğe benzetmek için düşünüp taşınıp katırı seçmek ne tabiatsızlık!"
-
[isim]
Tabiatsız olma durumu
- TABİATÜSTÜCÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız doğaüstücü
-
[sıfat]
Bakınız doğaüstücü
- TABİİYETSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız uyruksuz
-
[sıfat]
Bakınız uyruksuz
- TABİİLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız doğallaşmak
- "Daha sonra benzine kan geldi ve bakışları tabiileşti."
-
[nesnesiz]
Bakınız doğallaşmak
- TABİATLILIK
-
-
[isim]
Herhangi bir yaradılışta, huyda olma durumu
-
[isim]
Herhangi bir yaradılışta, huyda olma durumu
- TABİİYETLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız uyruklu
-
[sıfat]
Bakınız uyruklu
- TABİATÜSTÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız doğaüstü
- "Tepegöz o korkunç kuvvetini babası çobandan değil, tabiatüstü bir kuvvet olan peri annesinden alır."
-
[sıfat]
Bakınız doğaüstü
- TABİİLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız doğallaşma
-
[isim]
Bakınız doğallaşma
- TABİATIYLA
-
-
[zarf]
Doğal bir biçimde, tabii olarak
- "Aklı başında kimseler tabiatıyla kulak asmadı bu mantıksız sözlere..."
-
Bakınız kendiliğinden
-
[zarf]
Doğal bir biçimde, tabii olarak
- TABİİYECİ
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğa bilimci
-
Tabiat bilgisi öğretmeni
-
Bakınız doğalcı
- "Tabiiyeci genç hemen cevabı bastırdı: Bu benim değil, romancıların konusudur azizim..."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız doğa bilimci
- TABİATSIZ
-
-
[sıfat]
Tabiatı olmayan
-
Çirkin ve kaba şeylerden tedirgin olmayan, zevksiz (kimse)
- "Kocamın bu kadar bayağı, tabiatsız, affedersin eşek olduğunu bilmiyordum."
-
Güzellikten, incelikten anlamayan
- "İnsan ne kadar tabiatsız olsa yılanı da sevmek ihtimali var mıdır?"
-
Huysuz, geçimsiz olan
-
Karaktersiz, kişiliksiz olan
-
[sıfat]
Tabiatı olmayan
- TABİRNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿbīr + Farsça nāme
-
[isim]
Rüyaların yorumunu yapan kitap, rüya tabirleri kitabı
- "Türk hükümdarları adına yazılmış iki tabirname vardır."
-
[isim]
Rüyaların yorumunu yapan kitap, rüya tabirleri kitabı
- TABİİLİK
-
-
[isim]
Bakınız doğallık
- "Değil anlatımındaki rahatlık ve yoğunluk, dilindeki tabiilik ve durulukla güzel bir şiir."
-
[isim]
Bakınız doğallık
- TABİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız hekimlik
-
[isim]
Bakınız hekimlik
- TABİİYUN
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabiʽiyyūn
-
[isim]
Tabiat bilimiyle uğraşan bilginler
-
Bakınız doğalcı
- "Natüralizm diye anılan ve ülkemizde tabiiyun mektebi diye tanınmış olan bu edebiyat akımının ilk kahramanı Zola idi."
-
[isim]
Tabiat bilimiyle uğraşan bilginler