Başında t olan 6 harfli 516 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TÜVEYÇ

Kelime Kökeni: Arapça tuveyc

  1. [isim, eskimiş, bitki bilimi] Bakınız çiçek tacı
TAHSİS

Kelime Kökeni: Arapça taḫṣīṣ

  1. [isim] Bir şeyi bir kimseye veya bir yere ayırma
TENSİP

Kelime Kökeni: Arapça tensīb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaraştırma
TULUAT

Kelime Kökeni: Arapça ṭulūʿāt

  1. [isim, tiyatro] Bakınız doğaçlama
    • "Böyle olmakla beraber, gerek orta oyununun gerek tuluatın köylü temsilleri ile bir münasebeti olsa gerek." (Ahmet Kutsi Tecer)
TÜRKÇE

  1. [isim] Türklerin konuştuğu ve yazdığı dillerin genel adı; Türki
  2. Bakınız Türkiye Türkçesi
TAYVAN

  1. [isim] Doğu Asya'da, Çin'in güneydoğu kıyısı açığında bir ada ve bu adadaki yönetim; yönetim merkezi Taipei
TABLET

Kelime Kökeni: Fransızca tablette

  1. [isim] Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek veya yutulacak madde
    • "O akşam ilk yemeği alacaktık; bir adet vitamin tablet, iki adet protein tablet ve bir adet karışık tablet." (Metin Kılıç)
  2. [tarih] Eski medeniyetlerden kalma, pişmiş veya güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge
    • "Eski Şark Eserleri Müzesinde ayrıca 75.000 çivi yazılı belgeden oluşan tablet arşivi bulunmaktadır." (Adnan Özyalçıner)
  3. Bakınız tablet bilgisayar
    • "2010 yılında Türkiye’de satılan tablet sayısı 4.400 iken 2012’nin ilk yarısında bu rakam 172.000’e kadar yükselmiştir." (Mert Maviş)
TENZİH

Kelime Kökeni: Arapça tenzīh

  1. [isim, eskimiş] Kusur ve günahlardan temiz olduğunu söyleme
  2. [din bilimi] Allah’ın bütün kusurlardan, eksikliklerden uzak bulunduğuna inanma ve bunu dille söyleme
TİRFİL

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Bir tür yonca
TEKİLA

Kelime Kökeni: İngilizce tequila

  1. [isim] Sert bir Meksika içkisi
    • "Yine öteki duvarı boydan boya kaplayan barda viski, şarap, rom, absent, likör, votka, rakı, konyak, bira, cin, tekila, şampanya şişeleri…" (Ahmet Ümit)
TAHMİS

Kelime Kökeni: Arapça taḫmīs

  1. [isim, edebiyat] Divan edebiyatında bir gazelin her beytinin başına birinci mısranın kafiyesine uygun üç dize katılması durumu; beşleme
TERZİL

Kelime Kökeni: Arapça terzīl

  1. [isim, eskimiş] Küçük düşürme
TEPKİN

  1. [sıfat] Tepkime özelliği olan, tepkiyen
TEMCİT

Kelime Kökeni: Arapça temcīd

  1. [isim, din bilimi] Recep, şaban ve ramazan ayları süresince, sabah ezanından sonra minarelerden okunan ve Allah'ın yüceliğini belirten dua
TURHAL

  1. [isim] Tokat iline bağlı ilçelerden biri
TELCİK

  1. [isim] Çok ince tel; lifçik
  2. [bitki bilimi] Köklerin en ince uç bölümleri
  3. [bitki bilimi] Erkek organda başçığı taşıyan ince bölüm
  4. [biyoloji] Sinir veya kas hücrelerinin sitoplazmasında bulunan ince iplikçikler
TUZCUL

  1. [sıfat] Tuzlu toprakları seven (bitki)
    • "Tuzcul nebatlar, toprağın derinliklerine nüfuz eden kökleri vasıtasıyla tuzlu toprakların geçirimliliğini fazlalaştırır." (Süha Göney)
TESDİS

Kelime Kökeni: Arapça tesdīs

  1. [isim, eskimiş] Sayısını altıya çıkarma veya altıya bölme
  2. [edebiyat] Bir gazelin her beytine dört dize ekleyerek altılı duruma getirme
TASLAK

  1. [isim] Bir şeyi, bir sanat veya edebiyat eserini ana çizgileriyle, türlü bölümleriyle belirten ön çalışma
    • "Evet, diye devam ettim, hikâyen henüz taslak hâlinde." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız eskiz
  3. [mecaz] Bazı isim tamlamalarında isim tamlamasının ikinci ögesi olarak “usta olmadığı hâlde kendini ustaymış gibi göstermeye çalışan kimse” anlamında kullanılır: şair taslağı, yazar taslağı vb
TEKMİL

Kelime Kökeni: Arapça tekmīl

  1. [isim, eskimiş] Bir şeyi tamamlama, bitirme
  2. [sıfat] Bütün, tüm
    • "O bana Ahmet Midhat Efendi'nin tekmil kitaplarını sattı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  3. [sıfat] Bakınız eksiksiz
  4. [zarf] Bakınız tamamen
    • "Yaşlılar tekmil Türkçe konuştukları hâlde yeni yetişenler hiç Türkçe bilmiyorlar." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  5. [askerlik] Bakınız tekmil haberi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü