Başında t olan 6 harfli 516 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TASALI
-
-
[sıfat]
Tasası olan, kaygılı
- "Bulutlu, tasalı gözlerle önüne bakıyordu, fazla bir şey söylemiyordu." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Tasası olan, kaygılı
- TOPSUZ
-
-
[sıfat]
Topu olmayan
-
[sıfat]
Topu olmayan
- TÜRKÇÜ
- ...
- TAŞÇIL
-
-
[sıfat]
Taşı andıran, taş gibi
-
Taşlar ve kayalar üzerinde veya taşlı topraklarda yetişen
-
[sıfat]
Taşı andıran, taş gibi
- TELEKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Telsiz ve telem araçlarına uzaktan haber yazdırma düzeni
-
[isim]
Telsiz ve telem araçlarına uzaktan haber yazdırma düzeni
- TIGALA
-
-
[isim]
Hekimlikte kullanılan, sütleğengillerden bir bitkinin verdiği zamk ve öz su
-
[isim]
Hekimlikte kullanılan, sütleğengillerden bir bitkinin verdiği zamk ve öz su
- TUTULU
-
-
[sıfat]
Tutulmuş
- "Bizim takımda bütün yerler evvelden tutulu idi." (Haldun Taner)
-
Tutu olarak alınmış, ipotekli
-
[sıfat]
Tutulmuş
- TEBYİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yazı ile ilgili taslağı temize çekme
- "Eserimin tebyizinden artan şu boş deftere gelişigüzel bu satırları yazdım." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir yazı ile ilgili taslağı temize çekme
- TEMBEL
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç
- "Tembeller ve işsizler daha çok yorulurlar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ)
- "Galiba karaciğeri de tembel." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç
- TOGOLU
- ...
- TURANİ
- ...
- TAHRAN
- ...
- TARİHİ
- ...
- TEBLİĞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bildirme, haber verme
- "Heyet reisi selamlarının size tebliğine beni memur ettiler." (Peyami Safa)
- "Çağırsalar çağırsalar, sürgüne gideceğini tebliğ etmek için çağırırlar." (Atilla İlhan)
-
Bildiri
- "İşte size tebliğde bahsettiğimiz saz şairi Âşık Mehmet, diye tıknaz adamı takdim etti." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bildirme, haber verme
- TECVİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması
- "Okurken tecvide riayetten kelimeler ağzında yassılanarak, yayvanlaşarak, incelerek çıkıyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kur'an'ın doğru okunmasını sağlayan bilim
-
Bu bilim üzerine yazılmış kitap
-
[isim]
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması
- TEKSİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yoğunlaştırma, sıklaştırma, koyulaştırma
-
[isim]
Yoğunlaştırma, sıklaştırma, koyulaştırma
- TEMSİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birinin veya bir topluluğun adına davranma
-
Belirgin özellikleri ile yansıtma, sembolü olma, simgeleme
- "Ayağa kalktı, ezberlediği bir sahneyi temsil etti." (Peyami Safa)
-
Sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, oyun
- "Çarşamba akşamı Tepebaşı'nda bir temsil verdim." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Sizin temsil ettiğiniz zümre bu sahada belli başlı bir rol oynayacak kudrette değildir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[edat]
Söz gelişi
-
Özümleme
-
[isim]
Birinin veya bir topluluğun adına davranma
- TEVRAT
- ...
- TEPMEK
-
-
[-i]
Hayvan, ayağıyla vurmak
-
Üzerine basarak sıkıştırmak
- "Yünleri çuvala tepmek."
-
Çokça yürümek
-
Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek
- "Gelmiş buraya, başını sokacak, ekmeğini kazanacak bir yer bulmuş, hiç bunu teper mi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek
- "Gündüz ya bir yere sokulup uyur ya sessiz sedasız sokaklarda dolaşır. Fakat akşam oldu mu derdi teper." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Hayvan, ayağıyla vurmak
- TERECİ
-
-
[isim]
Tere yetiştiren veya satan kimse
-
[isim]
Tere yetiştiren veya satan kimse