Başında t olan 3 harfli 58 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TOK

  1. [sıfat] Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı
  2. Sık ve kalın dokunmuş (kumaş)
  3. Kalın ve gür (ses)
    • "Sesi tok, aksanı düzgündü." (Necip Fazıl Kısakürek)
  4. [mecaz] Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan
TAB

Kelime Kökeni: Arapça ṭabʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız huy
TAY

  1. [isim, hayvan bilimi] Üç yaşına kadar olan at yavrusu
TOS

  1. [isim] Alın veya boynuzla vuruş
TER

  1. [isim] Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı; arak (I)
    • "O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TOR

  1. [isim, ağızlardan] Sık gözlü ağ
TOP

  1. [isim, spor] Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne
    • "Havası boşalmış bir futbol topu..." (Aka Gündüz)
  2. Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça
    • "Duvar saatinin topu. Kantarın topu."
  3. Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı
    • "Bir top basma. İki top ipekli."
  4. Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı
    • "Kâğıt topları."
  5. [sıfat] Yuvarlak, toparlak biçimde olan
  6. [zarf] Bakınız tamamen
  7. [argo] Homoseksüel erkek
  8. [askerlik] Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah
    • "Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor / Barbaros belki donanmayla seferden geliyor" (Yahya Kemal Beyatlı)
TUĞ

  1. [isim] Bakınız sorguç
  2. [tarih] Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs
  3. [tarih] Tepesine altın yaldızlı top geçirilmiş, altında at kuyruğu kıllarının sarktığı bağlanmış bir sırıktan oluşan saltanat, şan ve şöhret alameti
TAŞ

  1. [isim] Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde
    • "Kireç taşı. Oltu taşı."
  2. [sıfat] Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş
  3. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme
  4. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme
    • "Tophane yukarılarında taştan bir binada oturuyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher
    • "Bu küpenin taşları o kadar temiz değil."
  6. Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri
  7. [tıp] Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde
  8. [jeoloji] Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça
  9. [mecaz] Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz
TIĞ

Kelime Kökeni: Farsça tīġ

  1. [isim] Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş
    • "Maviş Hanım'ın elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel üretir, görmüyor mu?" (Attilâ İlhan)
  2. Bakınız biz (II)
  3. Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım
TAS

Kelime Kökeni: Arapça ṭās

  1. [isim] Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap
  2. [sıfat] Bu kabın alacağı miktarda olan
    • "İki tas pirinç."
  3. Başa giyilen metal koruyucu
    • "Tulumbacılar yangınlarda başlarına kalaylı taslar giyerler." (Salâh Birsel)
TAR

  1. [isim] Doğu Anadolu ile Azerbaycan'da çalınan bir çalgı türü
TEZ

Kelime Kökeni: Farsça tīz

  1. [sıfat] Bakınız çabuk
  2. [zarf] Süratli bir biçimde
    • "Dost ben gidersem de yaşın yaşın ağlama / Bu muhabbet bize tez ayrılık getirir" (Pir Sultan Abdal)
TOZ

  1. [isim] Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak
    • "Köy yolları tozdan ve çamurdandır ama sevgi ve ızdırapla doludur." (Mehmet Kaplan)
  2. Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde
    • "Mebrure’nin yardımını reddederek yarım bardak suya bu kâğıdın içindeki tozu döktü, küçük bir kaşıkla karıştırarak ilacı bir hamlede içti." (Peyami Safa)
  3. [sıfat] Bu durumda olan
    • "Toz boya. Toz biber."
TOY

  1. [sıfat] Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan
  2. Bakınız acemi
    • "Meslektaşlarım, kim bilir, beni ne kadar bilgisiz ve toy bulacaklardı?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TAT

  1. [isim, eskimiş] Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar
  2. Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı
TAV

Kelime Kökeni: Farsça tāv

  1. [isim] İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu
    • "Demir tavında dövülür."
  2. [ağızlardan] Bakınız semizlik
  3. [mecaz] En uygun durum ve zaman
  4. [mecaz] Hazır olma
TEF

Kelime Kökeni: Farsça def

  1. [isim] Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı
    • "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu." (Tarık Buğra)
TEM

Kelime Kökeni: Fransızca thème

  1. [isim, edebiyat] Bakınız tema
TEL

  1. [isim] Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne
    • "Gelin teli. Telgraf teli."
  2. [sıfat] Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan
    • "Tel kafes. Tel çivi."
  3. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne
  4. İnsan saçını oluşturan ipçik
    • "İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [biyoloji] Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri; lif
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü