Başında t olan 3 harfli 58 kelime var. T harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde t harfi olan kelimeler listesine ya da sonu t harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında t bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TOK
-
-
[sıfat]
Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı
-
Sık ve kalın dokunmuş (kumaş)
-
Kalın ve gür (ses)
- "Sesi tok, aksanı düzgündü."
-
[mecaz]
Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan
-
[sıfat]
Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı
- TAB
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız huy
-
[isim, eskimiş]
Bakınız huy
- TAY
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Üç yaşına kadar olan at yavrusu
-
[isim, hayvan bilimi]
Üç yaşına kadar olan at yavrusu
- TOS
-
-
[isim]
Alın veya boynuzla vuruş
-
[isim]
Alın veya boynuzla vuruş
- TER
-
-
[isim]
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı; arak (I)
- "O kadar sırsıklam ter içinde idi ki cesaret edemedi."
-
[isim]
Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı; arak (I)
- TOR
-
-
[isim, ağızlardan]
Sık gözlü ağ
-
[isim, ağızlardan]
Sık gözlü ağ
- TOP
-
-
[isim, spor]
Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne
- "Havası boşalmış bir futbol topu..."
-
Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça
- "Duvar saatinin topu. Kantarın topu."
-
Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı
- "Bir top basma. İki top ipekli."
-
Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı
- "Kâğıt topları."
-
[sıfat]
Yuvarlak, toparlak biçimde olan
-
[zarf]
Bakınız tamamen
-
[argo]
Homoseksüel erkek
-
[askerlik]
Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah
- "Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor / Barbaros belki donanmayla seferden geliyor"
-
[isim, spor]
Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne
- TUĞ
-
-
[isim]
Bakınız sorguç
-
[tarih]
Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs
-
[tarih]
Tepesine altın yaldızlı top geçirilmiş, altında at kuyruğu kıllarının sarktığı bağlanmış bir sırıktan oluşan saltanat, şan ve şöhret alameti
-
[isim]
Bakınız sorguç
- TAŞ
-
-
[isim]
Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde
- "Kireç taşı. Oltu taşı."
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş
-
Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme
-
Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme
- "Tophane yukarılarında taştan bir binada oturuyordu."
-
Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher
- "Bu küpenin taşları o kadar temiz değil."
-
Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri
-
[tıp]
Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde
-
[jeoloji]
Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça
-
[mecaz]
Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz
-
[isim]
Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde
- TIĞ
-
Kelime Kökeni: Farsça tīġ
-
[isim]
Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş
- "Maviş Hanım'ın elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel üretir, görmüyor mu?"
-
Bakınız biz (II)
-
Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım
-
[isim]
Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş
- TAS
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭās
-
[isim]
Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap
-
[sıfat]
Bu kabın alacağı miktarda olan
- "İki tas pirinç."
-
Başa giyilen metal koruyucu
- "Tulumbacılar yangınlarda başlarına kalaylı taslar giyerler."
-
[isim]
Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap
- TAR
-
-
[isim]
Doğu Anadolu ile Azerbaycan'da çalınan bir çalgı türü
-
[isim]
Doğu Anadolu ile Azerbaycan'da çalınan bir çalgı türü
- TEZ
-
Kelime Kökeni: Farsça tīz
-
[sıfat]
Bakınız çabuk
-
[zarf]
Süratli bir biçimde
- "Dost ben gidersem de yaşın yaşın ağlama / Bu muhabbet bize tez ayrılık getirir"
-
[sıfat]
Bakınız çabuk
- TOZ
-
-
[isim]
Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak
- "Köy yolları tozdan ve çamurdandır ama sevgi ve ızdırapla doludur."
-
Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde
- "Mebrure’nin yardımını reddederek yarım bardak suya bu kâğıdın içindeki tozu döktü, küçük bir kaşıkla karıştırarak ilacı bir hamlede içti."
-
[sıfat]
Bu durumda olan
- "Toz boya. Toz biber."
-
[isim]
Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak
- TOY
-
-
[sıfat]
Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan
-
Bakınız acemi
- "Meslektaşlarım, kim bilir, beni ne kadar bilgisiz ve toy bulacaklardı?"
-
[sıfat]
Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan
- TAT
-
-
[isim, eskimiş]
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar
-
Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı
-
[isim, eskimiş]
Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar
- TAV
-
Kelime Kökeni: Farsça tāv
-
[isim]
İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu
- "Demir tavında dövülür."
-
[ağızlardan]
Bakınız semizlik
-
[mecaz]
En uygun durum ve zaman
-
[mecaz]
Hazır olma
-
[isim]
İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu
- TEF
-
Kelime Kökeni: Farsça def
-
[isim]
Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı
- "Davul değişmiş, tef değişmiş, kemençe bambaşka bir çalgı olmuştu."
-
[isim]
Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı
- TEM
-
Kelime Kökeni: Fransızca thème
-
[isim, edebiyat]
Bakınız tema
-
[isim, edebiyat]
Bakınız tema
- TEL
-
-
[isim]
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne
- "Gelin teli. Telgraf teli."
-
[sıfat]
Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan
- "Tel kafes. Tel çivi."
-
Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne
-
İnsan saçını oluşturan ipçik
- "İki açık sarı tel terli alnımızın üstüne yapışmıştı."
-
[biyoloji]
Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri; lif
-
[isim]
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne