İçinde elan olan 11 kelime var. İçerisinde ELAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında elan olan kelimeler listesine ya da sonu elan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MELANKOLİK
MELANKOLİ, MELANURYA
EKSELANS
CEVELAN, HEYELAN, MELANET, MELANİT, SELANİK, SEYELAN
ELAN
Elan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ELAN, NALE
3 Harfli Kelimeler
ELA, LAN, NAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AN, EL, EN, LA, LE, NE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MELANKOLİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca mélancolique
-
[sıfat, ruh bilimi]
Bakınız kara sevdalı
- "Tanzimat Devri'nin en lirik ve en melankolik simasını kaybettik."
-
[mecaz]
Hüzün veren, hüzün belirtisi olan
- "Bu memleket musiki gibi hem melankolik hem şakrak bir memlekettir."
-
[sıfat, ruh bilimi]
Bakınız kara sevdalı
- MELANURYA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, gümüş renkli, eti kılçıklı bir Akdeniz balığı (Sparus melanuiya)
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, gümüş renkli, eti kılçıklı bir Akdeniz balığı (Sparus melanuiya)
- MELANKOLİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mélancolie
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız kara sevda
- "Babam melankoliye uğramış, köşesinde düşünüp duruyor."
-
[mecaz]
Bakınız hüzün
- "Uykusuz geçen gecenin melankolisini bu sıcak karşılama hafifletiyordu."
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız kara sevda
- EKSELANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca excellence
-
[isim]
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
-
Bu ünvanı taşıyan kimse
-
[isim]
Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref ünvanı
- SEYELAN
-
Kelime Kökeni: Arapça seyelān
-
[isim, eskimiş]
Akma, akıntı
-
[fizik]
Bakınız akı
-
[isim, eskimiş]
Akma, akıntı
- MELANET
-
Kelime Kökeni: Arapça melʿanet
-
[isim, eskimiş]
Büyük kötülük, lanetlenecek iş veya davranış
-
[isim, eskimiş]
Büyük kötülük, lanetlenecek iş veya davranış
- MELANİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca mélanite
-
[isim, mineraloji]
Doğal demir ve kalsiyum silikat
-
[isim, mineraloji]
Doğal demir ve kalsiyum silikat
- HEYELAN
-
Kelime Kökeni: Arapça heyelān
-
[isim, jeoloji]
Bakınız toprak kayması
- "Bizi belimize kadar gömen heyelanın altından başlarımızı güç doğrultmuştuk."
-
[isim, jeoloji]
Bakınız toprak kayması
- SELANİK
-
-
[isim]
Atkı, hırka vb.nde kullanılan bir tür örgü biçimi
-
[isim]
Atkı, hırka vb.nde kullanılan bir tür örgü biçimi
- CEVELAN
-
Kelime Kökeni: Arapça cevelān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gezinme
- "Atlarla, arabalarla yapılan bu cevelan, Tünel meydanından Şişli'ye değin uzanır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız gezinme
- ELAN
-
Kelime Kökeni: Arapça elān
-
[zarf, eskimiş]
Şu anda bile
- "Zaten evlerinde elan sinide, yer sofrasında yemek yiyorlar."
-
[zarf, eskimiş]
Şu anda bile