Başında sırt olan 19 kelime var. Sırt ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sırt olan kelimeler listesine ya da sonu sırt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sırt bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SIRTLAYABİLMEK

13 Harfli Kelimeler

SIRTLANGİLLER, SIRTLAYABİLME

10 Harfli Kelimeler

SIRTLANMAK

9 Harfli Kelimeler

SIRTARMAK, SIRTÇILIK, SIRTIKARA, SIRTLAMAK, SIRTLANMA, SIRTLAYIŞ

8 Harfli Kelimeler

SIRTARIŞ, SIRTARMA, SIRTLAMA, SIRTÜSTÜ

7 Harfli Kelimeler

SIRTLAN, SIRTLIK

6 Harfli Kelimeler

SIRTAR, SIRTÇI

4 Harfli Kelimeler

SIRT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sırt Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I R S T

4 Harfli Kelimeler

SIRT

3 Harfli Kelimeler

SIR, TIR, TIS

2 Harfli Kelimeler

IR, IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIRTLAYABİLMEK

  1. [-i] Sırtlama ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Sırtlamaya gücü yetmek
SIRTLANGİLLER

  1. [isim, hayvan bilimi] Omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfına giren birçok türü içine alan etçil hayvanlar familyası
SIRTLAYABİLME

  1. [isim] Sırtlayabilmek işi
SIRTLANMAK

  1. [-i] Sırtlamak işi yapılmak
  2. [mecaz] Sorumluluk almak, üstüne almak
    • "Eşini pek az görmüş, çocuklarının mesuliyetini tek başına sırtlanmak zorunda kalmış." (Ayşe Kulin)
SIRTLAMAK

  1. [-i] Birini veya bir şeyi sırtına alıp yüklenmek; arkalamak
    • "Balığı sırtlayınca soluğu ninesinin kulübesinde aldı." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [mecaz] Birinin, bir şeyin sorumluluğunu, yükünü veya geçimini üzerine almak
    • "Gazete satan Babuş daracık omuzlarıyla bir aileyi sırtlayacak." (Peyami Safa)
SIRTÇILIK

  1. [isim] Bakınız hamallık
SIRTARMAK

  1. [nesnesiz] Açıkta kalarak görünmek
  2. Diklenmek, karşı koymak
    • "Sen ona arka vermesen o bize böyle sırtarmazdı." (Orhan Kemal)
  3. [ağızlardan] Karşı koymaya hazırlanmak
SIRTIKARA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir tür lüfer
SIRTLAYIŞ

  1. [isim] Sırtlamak işi
SIRTLANMA

  1. [isim] Sırtlanmak işi
SIRTARMA

  1. [isim] Sırtarmak (I), (II) işi
SIRTARIŞ

  1. [isim] Sırtarmak işi
SIRTÜSTÜ

  1. [zarf] Sırtı yerde olmak üzere
    • "İkide bir kendini sırtüstü saman dalgalarının içine atarak yüzme taklidi yapıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
SIRTLAMA

  1. [isim] Sırtlamak işi
SIRTLAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan; andık, yeleli kurt (Hyaena)
SIRTLIK

  1. [isim] Sırt dayayacak yer
  2. Sırtta yük taşımaya mahsus alet
SIRTAR

  1. [isim, hayvan bilimi] Kelergillerden bir tür balık
SIRTÇI

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız hamal
SIRT

  1. [isim, anatomi] Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm
    • "Arabacı katırın sırtına binmiş." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [anatomi] İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm
  3. Kesici araçların kesmeyen kenarı
    • "Bıçağın sırtı."
  4. Dağların veya tepelerin üst bölümü
    • "Beşiktaş sırtları pırıl pırıl, aradaki boğaz parçası masmaviydi." (Orhan Veli Kanık)
  5. İnsanın üstü
    • "Sırtında hep aynı kahverengi elbise bulunduğuna göre fazla bir kazanç da sağlamıyordu." (Cahit Külebi)
  6. Bir şeyin üstü, üst bölümü
  7. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü