Sonunda sır olan 14 kelime var. SIR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sır olan kelimeler listesine ya da başında sır olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAŞMUBASSIR
MUBASSIR, MÜNHASIR
MUHASIR
ANASIR, MUASIR
HASIR, KASIR, KISIR, MISIR, MUSIR, NASIR
ASIR
SIR
Sır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SIR
2 Harfli Kelimeler
IR, IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞMUBASSIR
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça mubaṣṣır
-
[isim, eskimiş]
Mubassırlık görevini yürüten en kıdemli ve yetkili mubassır
- "Başmubassır, budaklı kızılcık dalına meraklı idi."
-
[isim, eskimiş]
Mubassırlık görevini yürüten en kıdemli ve yetkili mubassır
- MÜNHASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça munḥaṣir
-
[sıfat]
Bakınız mahsus (I)
- "Onu yalnız ince hastalığa münhasır zanneder, başka hastalıklara aldırmadığı hâlde, veremliden son derece çekinirdi."
-
Bakınız sınırlı
- "Harp yalnız Avrupa'ya münhasır kalmadı."
-
[sıfat]
Bakınız mahsus (I)
- MUBASSIR
-
Kelime Kökeni: Arapça mubaṣṣir
-
[isim, eskimiş]
Okullarda öğrencilerin durumu ile ilgilenen ve düzeni sağlamakla görevli kimse; sürveyan
- "Mubassır Uzun Osman'dan bir izinsiz cezası almıştım."
-
[isim, eskimiş]
Okullarda öğrencilerin durumu ile ilgilenen ve düzeni sağlamakla görevli kimse; sürveyan
- MUHASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥāṣir
-
[isim, eskimiş]
Kuşatan, saran
-
[isim, eskimiş]
Kuşatan, saran
- ANASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿanāṣir
-
[isim, eskimiş]
Ögeler, unsurlar
-
[isim, eskimiş]
Ögeler, unsurlar
- MUASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāṣir
-
[sıfat]
Bakınız çağdaş
- "Hatta çok kere muasırlarından Namık Kemal ve Ziya Paşa bu hususta daha muvaffak olmuşlardır."
-
[sıfat]
Bakınız çağdaş
- KASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳaṣr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız köşk
- "Padişah bu kasırdan donanmanın sefere çıkışını izlermiş."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız köşk
- NASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça nāsūr
-
[isim]
En çok el ve ayağın sürekli sürtünmelere uğrayan noktalarında üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesiyle oluşmuş deri
- "Ellerinde nasır, yüzlerinde nur / Yarına ümitle yürüyenlere / Bir selam uçuralım"
-
[isim]
En çok el ve ayağın sürekli sürtünmelere uğrayan noktalarında üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesiyle oluşmuş deri
- KISIR
-
-
[sıfat]
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan); yoz
-
Ürün vermeyen (toprak); yoz
- "Kısır toprak."
-
[mecaz]
Verimsiz, yararsız, sonuçsuz olan
- "Kısır çalışma. Kısır tartışma."
-
[biyoloji]
İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.); steril
-
[sıfat]
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan); yoz
- MISIR
-
Kelime Kökeni: Arapça miṣr
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi; darı, kokoroz, lazut (Zea mays)
-
Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi; darı, kokoroz, lazut (Zea mays)
- HASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaṣīr
-
[isim]
Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü
- "Öğle uykuma daldığım hasır üzerinde başımın altına konmuş yastık lavanta çiçeği kokardı."
-
[sıfat]
Tamamı veya bir bölümü böyle bir örgüden yapılan
- "İş önlükleri bağlandı, sele denilen hasır sepetlerle tarlaya dalındı."
-
[isim]
Saz, kabuk, yaprak vb. bir bitki maddesiyle örülmüş taban veya tavan örtüsü
- MUSIR
-
Kelime Kökeni: Arapça muṣirr
-
[sıfat, eskimiş]
Bir söz veya düşüncede direnen, ayak direyen (kimse)
- "Şu birbirini kovalayan kuşların takiplerinde ne musır bir taannüt var."
-
[sıfat, eskimiş]
Bir söz veya düşüncede direnen, ayak direyen (kimse)
- ASIR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaṣr
- SIR
-
-
[isim]
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
- "Küpün sırı dökülmüş."
-
Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka
-
[isim]
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik