Başında olan 5 harfli 40 kelime var. Sı ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde sı olan kelimeler listesine ya da sonu sı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sı bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

I S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIĞAÇ
...
SIRIM

  1. [isim] Bazı işlerde sicim yerine kullanılan, sicim kalınlığında, ince ve uzun, esnek deri parçası
    • "Şimdi, altmışını geçmiş olmasına rağmen, sırım gibi bir vücudu vardı." (Reşat Nuri Güntekin)

SIYGI

  1. [isim] Hacim
    • "Sayacağım adlar, vereceğim örnekler birkaç makale sıygısını doldurur, aşar, taşar bile..." (Refik Halit Karay)

SIRÇA

  1. [isim] Cam
    • "Mermere düşen sırça gibi tuz buz oldu." (Aka Gündüz)
  2. [sıfat] Camdan yapılmış
    • "Kadınlar kollarında birçok sırça bilezikler taşırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)

SIRCI
...
SIFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
    • "Başvezir sıfatıyla hükûmet işlerini idare eder." (Refik Halit Karay)
  2. Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten kelime, ön ad
    • "Beyaz (ev), güzel (çocuk), beş (gün), bu (kitap) gibi."
  3. Yüz, kılık ve dış görünüş
    • "Takındığı bu sıfatı boynundaki kravattan fazla mühimsediği yoktu." (Falih Rıfkı Atay)

SISKA

  1. [sıfat] Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık
    • "... eskimiş zeytinyağında kızartıp meze diye sunduğu sıska balıkları geveliyoruz." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Karın boşluğuna su dolmuş olan

SIYGA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kip
    • "Yarına kadar hepiniz bilmediğiniz sıygaları, lügatleri öğrenmelisiniz." (Ömer Seyfettin)
    • "Yüksek tahsilli olup olmadığımızı anlamak için bizi kara cümleden bile değil de imladan sıygaya çektiler." (Falih Rıfkı Atay)

SINAİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sanayi ile ilgili

SINAV

  1. [isim] Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
  2. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum
    • "Evliliğin ilk yılları bir sınavdır."

SIKIM

  1. [isim] Sıkma işi
  2. Kapalı elin alabildiği miktar
  3. Bir defada sıkılan miktar
  4. Ateşli silahlarda bir atış için yeterli olan miktar

SIÇAN

  1. [isim] Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
    • "Bir zamanlar hazinemiz tamtakırdı, sıçan düşse başı yarılırdı." (Talât Halman)
  2. Küçük yaştaki hırsız

SIÇMA

  1. [isim] Sıçmak işi

SICAK

  1. [sıfat] Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı
    • "Yorganın altında sıcak göz yaşları dökerek gecelerce beklemişti." (Orhan Kemal)
    • "Onlardan genelleme yaparak bütün kol emekçilerine sıcak bakma eğilimini edindim." (Refik Erduran)
  2. Isısı yüksek olan, çok ısınmış
    • "Kız kardeşim ikindiüzeri bana sıcak, limonlu bir çorba içirdi." (Aka Gündüz)
  3. [isim] Havadaki yüksek ısı
    • "Bu sıcakta arada bir şeyler içip yemeden çalışılmıyor." (Necati Cumalı)
  4. [isim] Sıcak yer
    • "Burası bir makine dairesi kadar sıcaktı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. [isim] Hamam
  6. Dostça olan, sevgi dolu
    • "Sıcak bir karşılama. Sıcak bir yuva."

SIKMA

  1. [isim] Sıkmak işi
  2. Bir tür pantolon veya şalvar
  3. Bayat ekmeğin su ile ıslatılıp sıkılmasıyla elde edilen malzemeyi un, tuz ve suyla yoğurup hamur durumuna getirdikten sonra arasına kavrulmuş soğan, peynir konularak pişirilen bir yemek
  4. [sıfat] Sıkılmaya, suyu alınmaya elverişli (portakal)
  5. Dar bir tür kadın yeleği

SIRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sırat köprüsü
  2. Yol

SINMA

  1. [isim] Sınmak işi veya durumu

SIĞLA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Günlük ağacı

SIZIŞ

  1. [isim] Sızma işi veya biçimi

SIĞMA

  1. [isim] Sığmak işi veya durumu
    • "Sokağa bıraktıkları otomobile altı kişi sığmaya çalıştılar." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü