Başında suç olan 23 kelime var. Suç ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde suç olan kelimeler listesine ya da sonu suç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında suç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

SUÇLANDIRILMAK

13 Harfli Kelimeler

SUÇLANABİLMEK, SUÇLANDIRILMA, SUÇLAYIVERMEK

12 Harfli Kelimeler

SUÇLANABİLME, SUÇLANDIRMAK, SUÇLAYIVERME

11 Harfli Kelimeler

SUÇLANDIRMA, SUÇLANILMAK

10 Harfli Kelimeler

SUÇLANILMA

9 Harfli Kelimeler

SUÇLANMAK, SUÇSUZLUK

8 Harfli Kelimeler

SUÇİÇEĞİ, SUÇLAMAK, SUÇLANIŞ, SUÇLANMA, SUÇLAYIŞ, SUÇLULUK

7 Harfli Kelimeler

SUÇLAMA, SUÇÜSTÜ

6 Harfli Kelimeler

SUÇSUZ

5 Harfli Kelimeler

SUÇLU

3 Harfli Kelimeler

SUÇ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Suç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S U Ç

3 Harfli Kelimeler

SUÇ

2 Harfli Kelimeler

SU, UÇ, US

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SUÇLANDIRILMAK

  1. [nesnesiz] Suç yüklendirilmek, itham ettirilmek
SUÇLANABİLMEK

  1. [nesnesiz, -le] Suçlanma ihtimali bulunmak
    • "Böylesine çaresizken benibeşer, yaptıklarından dolayı nereye kadar suçlanabilir?" (Elif Şafak)
SUÇLAYIVERMEK

  1. [-i] Ayrıntılı düşünmeden suçlamak
SUÇLANDIRILMA

  1. [isim] Suçlandırılmak işi
SUÇLANABİLME

  1. [isim] Suçlanabilmek işi
SUÇLANDIRMAK

  1. [-i] Suçlu olduğuna karar vermek, suçlu olduğunu ileri sürmek
    • "Ama onu hiç kimse suçlandıramaz." (Yusuf Ziya Ortaç)
SUÇLAYIVERME

  1. [isim] Suçlayıvermek işi
SUÇLANILMAK

  1. [nesnesiz] Suçlanmak işi yapılmak
    • "Birincisi, kötümserlikle hatta baltalayıcılıkla bile suçlanıldı." (Erhan Bener)
SUÇLANDIRMA

  1. [isim] Suçlandırmak işi
SUÇLANILMA

  1. [isim] Suçlanılmak işi
SUÇLANMAK

  1. [nesnesiz, -le] Suçlama işine konu olmak, itham edilmek
    • "Böylesine pervasız davranmanız, suçlandığınız konuda bir tanık bulunmadığını bilmenizden geliyor." (Nâzım Hikmet)
SUÇSUZLUK

  1. [isim] Suç işlememiş olma durumu
SUÇİÇEĞİ

  1. [isim, tıp] Genellikle çocuklarda görülen döküntülü, bulaşıcı, salgın hastalık
SUÇLAMAK

  1. [-i, -le] Bir kimsenin herhangi bir suç işlediğini öne sürmek, itham etmek
    • "Dikkatle yüzüne bakıyorum ama beni suçladığına ilişkin hiçbir belirti göremiyorum." (Ahmet Ümit)
SUÇLANIŞ

  1. [isim] Suçlanmak işi
    • "Geçmişseverlikle suçlanışına bu dizeler karşı çıkıyor." (Selim İleri)
SUÇLULUK

  1. [isim] Suçlu olma durumu; mücrimlik
    • "Aramızda ortaklaşa bir suçluluk bağı kurulmuş gibi çevreme bakamıyordum." (Erhan Bener)
SUÇLAYIŞ

  1. [isim] Suçlamak işi
SUÇLANMA

  1. [isim] Suçlanmak işi
    • "Çok şükür, azap bitiyordu artık, öğrenecektim suçlanma nedenini." (Muzaffer İzgü)
SUÇLAMA

  1. [isim] Suçlamak işi; itham, töhmet
    • "Şimdi, ikisinin suçlamalarını göğüslemeye çalışıyordum." (Adalet Ağaoğlu)
SUÇÜSTÜ

  1. [isim, hukuk] Birini suç işlerken yakalama; cürmümeşhut, meşhut suç
  2. [zarf] Suç işlerken
    • "Oynadığı kumlukta suçüstü yakalanan bir çocuk ürkekliğiyle kaçıvermiş, ortadan kayboluvermiştir." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü